Cumartesi, 11 Ekim 2008
Anasayfa arrow Yazarlar arrow Realist mi? Haydi ordan! arrow Yazarlar arrow Hakan Albayrak 

Büyük FontBüyük FontKüçük Font
HEPSI |0-9 |A |B |C |Ç |D |E |F |G |Ğ |H |I |İ |J |K |L |M |N |O |Ö |P |R |S |Ş |T |U |Ü |V |Y |Z

Arşiv Yazarlar Hakan Albayrak

Realist mi? Haydi ordan! PDF Yazdır E-posta
Yazar Hakan Albayrak   
Cumartesi, 03 Kasım 2007

Rating 0.0/5 (0 vote)

“Muhakkak ki Mü'minler kardeştir. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah'a karşı gelmekten sakının ki size merhamet edilsin.” (Kur'an / Hucurat 10)

“Allah'ın ipine hep birlikte sımsıkı sarılın, parçalanıp bölünmeyin. Allah'ın sizin üzerinize olan nimetini hatırlayın. Hani siz birbirinize düşmanlar idiniz de kalplerinizi birbirinize O ısındırmıştı. O'nun nimetiyle kardeşler olmuştunuz. Hani bir ateş çukurunun yanındaydınız da sizi oradan O kurtarmıştı. Allah ayetlerini size işte böyle açıklıyor. Umulur ki hidayete erersiniz.” (Kur'an / Al-i İmran 103)

“Kendilerine apaçık deliller geldiği halde parçalanıp ayrılanlar gibi olmayın. Öyle olursanız sizin için büyük bir azap vardır.” (Al-i İmran 105)

 

* * *

Yukarıda mezkûr ayet-i kerîmelere istinaden savunduğumuz İttihad-ı İslam'ı “ütopya” olarak gören ve bizi “romantik takılmak”la suçlayan sözde realistler, Irak Bölgesel Kürt Yönetimi ile ortak bir zeminde buluşarak Dicle-Fırat havzasında esenlik rüzgârları estirme fikrini elbette irrasyonel bulacaklardı.

Onlara göre realistlik, “Kuzey Irak'taki oluşum”un adını bile anmamak ve Türkiye'nin bu “oluşum”u bir kaşık suda boğmaya can attığı intibaını uyandırmak suretiyle Irak Bölgesel Kürt Yönetimi'ni emperyalistlerin soysuz emellerine terk etmektir.

Onlara göre realistlik, Barzani'nin karargâhını bombalamak suretiyle Iraklı Kürt kardeşlerimizi Türkiye'ye karşı seferber etmektir.

Onlara göre realistlik, Habur sınır kapısını kapatmak suretiyle Türkiye-Kuzey Irak entegrasyonunu –yani kalıcı barış ve güvenliğe giden yolu- baltalamaktır.

Onlara göre rasyonel olan, bir “Türkiye-Kürdistan Savaşı” hatta “Türk-Kürt Savaşı” havası oluşturmak suretiyle PKK'yı ihya etmektir.

Onlara göre realistlik, Kürtlerin dükkanlarını taşlatmak ve nümayişlerde “Meclis'i basacağız, 23 vekili asacağız” gibi pankartlar açtırmak suretiyle 1000 yıllık kardeşliğin köküne kibrit suyu dökmektir.

Onlara göre realistlik, Türkiye'nin böyle bir siyasetle payidar olacağına inanmaktır!

Barzani ve Talabani 'Bizi muhatap alın, bizimle konuşun, bize itimat telkin edin; Irak Bölgesel Kürt Yönetimi'nin varoluşuna kastetmediğinizden emin olalım ki sizinle gönül rahatlığıyla işbirliği yapabilelim' diye çırpına dursun, onlara göre realistlik, diyaloga zerre kadar şans tanımamaktır.

“Diyelim ki Kürt devletini beşiğinde boğduk ve hatta Kerkük'ü fethettik; ya sonra? Herkesin birbirine diş bilediği ve emperyalistlerin fitne tezgâhlarında kullanılmaya müsait hale geldiği kaotik bir coğrafyada bu 'zaferler' ne işimize yarayacak?”

Kan-kin-intikamdan başka motivasyonları olmadığı, olaylara at gözlüğü ile baktıkları, önlerini kesinlikle görmedikleri için onların bu soruya verebilecekleri bir cevap yok.

Öyleyse cevabı biz verelim: Bu coğrafyada herkesin çıkarları gözetilmeden hiç kimsenin çıkarları korunamaz! Ya “Birimiz hepimiz için, hepimiz birimiz için” diyeceğiz, yahut emperyalistlerin 'böl ve yönet' siyaseti hepimizin defterini dürecek! Yapmamız gereken şey, geçmişte çizilen ve şimdi çizilmekte olan sınırları yok sayarak bölge devletlerini ve halklarını dini, iktisadi, siyasi ve kültürel bağlarla birbirine bağlamak, karşılıklı bağımlılık ilişkilerini alabildiğine geliştirerek çatışma potansiyellerini ortadan kaldırmak ve nihayet uluslar üstü bir çatı kurarak emperyalistlerin 'böl ve yönet' siyasetini cehennemin dibine yollamaktır. Bir şey daha: Bu yolda önümüze çıkan krizleri 'bu yola sadık kalarak' çözmeye çalışmalıyız. Komşularımızla anlaşmazlığa düştüğümüzde sergilediğimiz hal ve hareketler, başvurduğumuz söylem ve üsluplar, son tahlilde onlarla bütünleşme hedefini gözettiğimizi ortaya koyarak itimat telkin etmeli.

Bu söylediklerimiz gerçekten ham hayal midir? Bunlara ham hayal diyenler gerçekten realist midir?

Merhum Aliya İzzetbegoviç konuşuyor:

“Bu vizyonun (İslam Federasyonu) dile getirilmesinin, ortamımızda bulunan ve kendilerini realist diye isimlendiren veya öyle zanneden birçok insanı sinirlendirdiğinin çok iyi farkındayız ve bu sebepten dolayı biz bu hedefi daha da sesli vurguluyoruz. Müslüman halkları pasif duruma sokan ve hiçbir çaba ve umuda yer bırakmayan bu 'realizmi' yok sayıyoruz. Kaynağı dünyanın güçlülerine karşı bir aşağılık duygusu ve ona karşı saygı olan o realizm, aslında hakimlerin hakim olarak, ırgatların ise ırgat olarak kalmaları demektir. Ancak tarih sadece sürekli değişimin hikâyesi değil, aynı zamanda imkânsız ve beklenmeyenin devamlı gerçekleşmesinin hikâyesidir. Çağdaş dünyanın hemen hemen bütün hakikati elli sene öncesinde imkânsız görülmekteydi…”

Hakan Albayrak / Yeni Şafak


Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 331

Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Web sayfası:
Başlık:
BBCode:Web AddressEmail AddressBold TextItalic TextUnderlined TextQuoteCodeOpen ListList ItemClose List
Yorum:



Güvenlik kodu:* Code
Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.

 
< Önceki   Sonraki >

Kullanıcı Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Gazetelerin Birinci Sayfası

Arşiv

0-9 A B C D E F G H I J K L M N O P Q R S T U V W X Y Z

Arşivde Ara