Pazar, 12 Ekim 2008
Anasayfa arrow Yazarlar arrow Hakan Albayrak arrow Ermenistan'ı kurtarmak için.. arrow Yazarlar arrow Hakan Albayrak 

Büyük FontBüyük FontKüçük Font
HEPSI |0-9 |A |B |C |Ç |D |E |F |G |Ğ |H |I |İ |J |K |L |M |N |O |Ö |P |R |S |Ş |T |U |Ü |V |Y |Z

Arşiv Yazarlar Hakan Albayrak

Ermenistan'ı kurtarmak için.. PDF Yazdır E-posta
Yazar Hakan Albayrak   
Pazartesi, 15 Ekim 2007

Rating 0.0/5 (0 vote)

Ermeni Soykırım Yasa Tasarısı'nın ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi'nden geçmesi, Ermenistan'da büyük bir sevinçle karşılanmış… Neye seviniyorlar? Hâl-i perişanlarının yeni bir ivme kazanmasına mı?

Ermenistan, bir Rus müstemlekesi. Erivan Havaalanı'nda pasaport kontrolünü Rus Polisi yapıyor. Ülkede Ermeni askerinden çok Rus askeri var. Ekonomi, büyük ölçüde, Rusya'da yaşayan Ermenilerin gönderdiği harçlıklarla dönüyor. Bağımsızlık ve refahtan eser yok.

Yine de burnundan kıl aldırmıyor Ermenistan. Rus uydusu olmaktan kurtulmak, kendini bağımsız bir devlet olarak gerçekleştirmek ve refaha kavuşmak için Türkiye kapısından dünyaya açılmaya mecbur olduğu halde, bu kapıyı açmaya dönük adımlar atmaya katiyen yanaşmıyor. Azerbaycan topraklarının beşte birini işgal altında tutmaktan vazgeçmiyor. Türkiye ile sağlıklı bir diyalogu imkânsız kılan Ermeni diyasporasının dümen suyunda gitmekten de vazgeçmiyor. “Hiç değilse Karabağ dışındaki Azerbaycan topraklarındaki işgale tedrici olarak son verin, biz de sizinle ilişkilerimizi tedrici olarak normalleştirelim. Karabağ'ın nihai statüsü meselesine sonra bakarız.” diyen Türkiye'ye kulak vermiyor. Hava sahasını Ermeni uçaklarına açan ve 70 bin Ermenistan vatandaşını istihdam eden Türkiye'nin bu jestine mukabele etmeyi hiç aklından geçirmiyor. Aklından geçiriyorsa da buna cesaret edemiyor.

1999'da işgal sorununun çözümü için bir ümit doğmuştu. Ermenistan Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan, Azeri meslektaşıyla görüşüp uzlaşmaya hazırlanıyordu. Bu gelişme üzerine Daşnak militanları veya Rus ajanları (ikisi aynı şey) Ermenistan Parlamentosu'nu basıp başbakan ve meclis başkanı dahil yedi milletvekilini öldürdüler. O gün bugündür Erivan yönetimi sağduyunun s'sine bile yaklaşamıyor. Karabağ'ın ve diğer işgal topraklarının zerre kadar hayrını görmediği halde -tam tersine bu işgal yüzünden Rusya'ya bağımlılığın ve sefaletin dibini bulduğu halde-, işgal siyasetini sürdürmek zorunda kalıyor.

Bidayette bu siyasetin Azerbaycan'ı taviz vermeye zorlayacağı hesap edilmişti. Topraklarının beşte birini değerlendiremeyen ve yüzbinlerce mültecinin ihtiyaçlarını karşılamak için akla karayı seçen Azerbaycan'ın beli bükülecek, böylece “Karabağ'ın Ermeni toprağı olarak tanınması karşılığında Azeri topraklarının iadesi” formülüne gün doğacaktı. Öte yandan Türkiye de Batı ülkelerindeki Ermeni lobilerinin faaliyetleri ile köşeye sıkıştırılarak, kapalı tuttuğu Ermenistan sınırını açmaya zorlanacaktı. Ne var ki Ermeni evindeki hesap Türk çarşısına uymadı. Azerbaycan, beli bükülmek şöyle dursun, palazlandıkça palazlandı. Türkiye de, Ermenistan'ı dünyaya açacak kapıyı aralamak şöyle dursun, Ermenistan'ın etrafındaki çemberi biraz daha daraltan projelerin geliştirilmesine ve gerçekleştirilmesine ön ayak oldu. Azerbaycan-Gürcistan-Türkiye enerji ve demiryolu hatları bu ülkelerin kalkınmasına hizmet ederken, uzlaşmaz tutumu yüzünden dışlanan Ermenistan armut topluyor, hatta toplayacak armut bile bulamıyor. Diyaspora sermayesini kazanmak için takla üstüne takla atıyor, zengin diyaspora Ermenilerine vatandaşlık dağıtıyor, fakat paracıklar “soykırım endüstrisi”ne gittiği için bir türlü muradına eremiyor.

Erivan yönetiminin izlediği / izlemek zorunda kaldığı yayılmacı siyaset, karnını doyuramadığı vatandaşlarının ekmek parası için kitleler halinde Rusya Federasyonu veya Türkiye'ye göç ederek ülkeyi boşaltmasıyla iyice trajik ve de komik duruma düşüyor. “Ayranı yok içmeye, tahtırevanla gider bilmem neye” derler ya; tam öyle bir durum.

“Bana ne Ermenistan'ın trajikomik durumundan? Kendi düşen ağlamaz. Ne haltı varsa görsün! Canı cehenneme!” diyesim geliyor, ama vicdanım el vermiyor. Ermenistan'ı Rusya'nın ve Ermeni diyasporasının hegemonyasından kurtarmak lazım. Bunun yolu sınırı açmaktan geçiyor, ne var ki işgal sorunu çözüm yoluna girmeden böyle bir adım atmak Türkiye'ye yakışmaz. İşgal sorunu ya çözülecek, ya çözülecek! Hem Azerbaycan'ın çiğnenen hukukunu ihya etmek ve topraklarından sürülen yüzbinlerce Azeri mültecinin dramına son vermek, hem de dünyanın en salakça siyasetine kurban edilen yoksul Ermenileri kurtarmak için bu sorunun çözülmesi şart.

Erivan yönetimi işgalden vazgeçme iradesini gösteremiyor mu? Öyleyse Ermenistan'a yardımcı olalım; Azerbaycan ordusuna tam destek taahhüdünde bulunup, işgal altındaki toprakların bir an evvel silah zoruyla geri alınmasını teşvik ederek!

Yorgan gitsin, kavga bitsin, kapı açılsın, Ermenistan da rahat bir nefes alsın.


Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 284

Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Web sayfası:
Başlık:
BBCode:Web AddressEmail AddressBold TextItalic TextUnderlined TextQuoteCodeOpen ListList ItemClose List
Yorum:



Güvenlik kodu:* Code
Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.

 
< Önceki   Sonraki >

Kullanıcı Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Gazetelerin Birinci Sayfası

Arşiv

0-9 A B C D E F G H I J K L M N O P Q R S T U V W X Y Z

Arşivde Ara