Yazarlar
Ali Bayramoğlu
Soykırım ve bayram...
Yazarlar
Ali Bayramoğlu
![]() ![]() |
Arşiv Yazarlar Ali Bayramoğlu |
| Soykırım ve bayram... |
|
|
|
| Yazar Ali Bayramoğlu | ||||||
| Cumartesi, 13 Ekim 2007 | ||||||
|
Bayram sıkıntılı başladı. Kürt sorunu bir kez daha şiddete teslim olarak çıkmaza girdi. Toplumsal öfke siyasete ve düşünceye yöneldi. Siyasi iktidar derhal askerileşme ve sertleşme belirtileri gösterdi…
Endişe, benzer hadiselerle ülkede beliren bu içe kapanma ve otoriter reaksiyon eğilimin derinleşmesi… Nitekim sertleşme ve tepki üzerinden siyaset üretme sadece Kürt meselesine endeksli değil... ABD Temsilciler Meclisi'nden geçen Ermeni Soykırım Yasası da bu açıdan içe kapanmayı, otoriterleşmeyi hızlandıracak yeni bir unsur olarak karşımızda… Egemen Bağış'ın ABD'ye giderken “İncirlik üssünü kaparız” tarzı demeçleri, TBMM Başkanı Toptan'ın tasarı geçerse “Türkiye'deki toplumsal tepki ve gelişmelerin önünü alamayız” açıklaması, (aslında içeriye de yönelik bir tehdit dili) ülkeyi esir alan bir “tabu” üzerinden, yani soykırım meselesi üzerinden Türkiye'nin içe kapanma belirtileri göstermesidir. Bu çağda siyaset, “asarım, keserim, kaparım, konuşmam…” diyerek yapılmıyor… ABD'de yıllardır başkaları araya girer, Ermeni Soykırım Tasarısı'nın onaylanmasını engellerdi. Bu kez Bush'un girişimleri işe yaramadı. Elbette, yasa henüz çıkmış değil, sırada Kongre ve Başkan'ın onayı var ama sorun, bu tür meselelerde, tarih, tarihsel suç gibi konularda işlerin devlet düzeyinde ikili ilişkilerle yürümeyeceğinin ortaya çıkmasıdır. Türkiye bu sorunla yüzleşmedikçe sıkıntı ve sorun büyüyerek devam edecektir… Nitekim büyüyor: Şişli Adliyesi Ermeni Soykırımı meselesine dair ürkütücü bir karara imza attı. Bakın nasıl? Hrant Dink'in bir beyanatında sarfettiği, “1915 elbette bir soykırımdır…” sözlerine 301. maddeden, “Türklüğe hakaret”ten soruşturma açılmıştı. Daha sonra davaya dönüşecek bu soruşturma, Dink'in sözleriyle birlikte birçok gazetede haber olmuştu. İlginç bir şekilde yargı bu sözlere yer verdiği gerekçesiyle sadece Agos Gazetesi hakkında dava açtı. Hrant Dink öldüğü için onun hakkındaki dava düştü. Ama Agos'unki devam etti. Dün Agos'un temsilcileri mâhkum oldular… “Sanıkların suç tarihinde Türk milletine soykırım isnat eden haber yayınladıkları mahkemece sabit görüldüğünden, sanıkların ayrı ayrı kişilikleri, eylemlerinin özellikleri dikkate alınarak 5237 sayılı TCK 301/1 maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına…” diyordu hâkim kararında… Ne denir? Madalyonun bir yüzünde tabular, diğer yüzünde yasaklar ve hesaplaşmalar var… Bu karara göre, eğer Yargıtay onaylarsa, tarih hakkında resmi görüşün dışında bir fikir beyan etmek, çalışma ve araştırmalarda bu tür bulgu ve sonuçlara ulaşmak “Türklüğe hakaret” anlamına geliyor, gelecek... Bu karar yargının tarih hakkında siyasi yorum yapmasına kapı açan, düşünce, tartışma, araştırmaya kilit vuran bir niteliktedir. Bu karar hukuki ölçütlerinin zayıflığı, siyasi yönünün baskınlığı nedeniyle ve sonuçları itibariyle farklılıkların ve farklı düşüncenin biraz daha ve bir kez daha hain ilan edilmesine vesile olacaktır… Hrant Dink'in bu kararla bir kez daha mâhkum edilmesi ve cezanın Agos'un sorumlu yazı işleri müdürlüğünü yapan yakınlarına intikal etmesi manidardır… Sanıklara alt sınır olan 6 ay ceza yerine, 1 yıl ceza verilmesi, bunun Ermeni kökenli olan iki yurttaşımızın kişilikleriyle ilişkilendirmesi manidardır… Kararın Ermeni SoykırımYasa Tasarısı'nın kabul edilmesine denk gelmesi de manidardır. Siyasi iktidar ses verecek mi? 301. maddeyi savunanlar, 401 yapıştırıcısına benzeten bakanlar, içtihat oluşsun diye bekleyen devlet adamları, AK Partililer, bu mudur, arzu ettiğiniz? Böyle mi ulaşacak Türkiye demokrasiye? İyi bayramlar… Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 293
Yorum yaz
|
||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|