Pazartesi, 08 Eylül 2008
Anasayfa arrow Yazarlar arrow Ali Bayramoğlu arrow 13 can ve DTP meselesi.. arrow Yazarlar arrow Ali Bayramoğlu 

Büyük FontBüyük FontKüçük Font
HEPSI |0-9 |A |B |C |Ç |D |E |F |G |Ğ |H |I |İ |J |K |L |M |N |O |Ö |P |R |S |Ş |T |U |Ü |V |Y |Z

Arşiv Yazarlar Ali Bayramoğlu

13 can ve DTP meselesi.. PDF Yazdır E-posta
Yazar Ali Bayramoğlu   
Çarşamba, 10 Ekim 2007

Rating 0.0/5 (0 vote)

Pusu kuruldu, önce Beytüşşebap'ta 12 kişi öldürüldü, ardından Şırnak'ta 13 er şehit edildi.

5 günde 25 kişinin ocağı söndü.

Sarmal belli, Kürt alanında bir sorun var ve olanın Kürt sorununun özüyle hiçbir ilgisi yok…

PKK, “efendi olma niyeti”yle bu düzene, bu topluma, siyaset mekanizmasına yeniden savaş ilan ediyor.

Muhtemelen yine olacak şu: Kürt sorununda silahın galebe çalmasıyla, şiddet ve acı karşısında, siyaset sinecek ve susacak...

Kürt sorununu telaffuz etmek bile zorlaşacak, her tür çözüm önerisi şiddet engeline takılacak…

Son yazımızda şöyle demiştik:

“Sorunun niteliğini tekrar tartışmaya gerek yok. Bu sorun kimine göre bir kimlik sorunu, kimine göre etnik bir sorun, bir başkası açısından bir entegrasyon meselesi, diğeri için bir milliyetçilik hadisesi.

Nasıl tanımlanırsa tanımlansın, Kürt sorununun toplumsal ve siyasal temeli değişmiyor.

Ortada dili, gelenekleri, geçmişi ve kimlik aidiyeti açısından Türkleşmemiş bir toplumsal doku var. Üstelik siyasileşmiş bir doku bu, yani yıllardır süre giden, git gide keskinleşen kültürel, hatta siyasal hak talepleri olan bir doku…

Sorunun 'sıcak yan'ı ise belli: Şiddet ve terör…

Bu sorunu son 20-25 yıldır başkaldırı, bastırma çabası, şiddet, çift yönlü terör dalgası yönetiyor, yönlendiriyor…”

Şiddeti açıklamak kolaydır…

Ama önemli olan açıklarken, o şiddete karşı durabilmektir…

Bu konuda en büyük görev DTP'lilere düşüyor…

Ciddi ve ağır sorunların varlığına rağmen dünden farklı bir yerdeyiz…

Kürtler Meclis'te temsil ediliyorlar, Kopenhag Kriterleri etrafında özgürlük alanları eskiye oranla ciddi oranda genişledi, bireysel de olsa kültürel haklara sahipler…

Kürtler artık siyaset yapmak, dertlerini, talepleri farklı araçlarla, farklı yollarla anlatmak durumdalar…

Kürt politikacıları bu kez, “o ya da bu saldırıyı karanlık güçler yaptı, taleplerimiz havada kaldı” gibi gerekçelerin arkasına sığınmadan sorumluluk üstlenmek, bu ülkenin demokratik gelişmesinin parçası olmak zorundalar…

Denecektir ki, PKK, bu tür saldırılarla içinde kendisine yakın olmayanların bulunduğu DTP'yi iyice sıkıştırmak, kendisine mâhkum etmek istiyor…

Eğer öyleyse Kürt politikacıları bu gerçekle de yüzleşmek zorundalar…

Aksi halde “pazarlık-silah-siyaset” çemberi kırılmaz…

Özetle Kürt politikası terör ve şiddeti bir baskı, bir pazarlık aracı olmaktan çıkarmayacak mı?

Kürt alanına, Güneydoğu'ya, Kürt politikasına hâkim olmak, orada merkez olmak çabası, yani örgüt politikası mı belirleyecek Kürt sorununun içeriğini, niteliğini?

Türkiye devasa bir fırsatı heba etmek üzere…

DTP'nin Meclis'teki temsili Kürt sorununda şiddet yerine siyasetin, çatışma yerine diyalogun öne çıkma imkânını sunuyordu.

Bunun yapabilmenin önkoşullarından birisi Kürt milletvekillerinin PKK ile arasına ciddi mesafe koymalarıydı. Daha doğrusu, Kürt sorununu sadece sistem karşısında temsil etmekle yetinmeyip, Kürtler içinde çoğulcu ve PKK'dan uzak bir temsili hedeflemeleriydi.

Ama olmadı…

Olmayınca sorun büyüyor.

Sorun dediğimiz şudur:

25 canı alan elbet silahlı örgüttür, ancak DTP, onun da dışında, ondan farklı ve hatta ona karşıt bir siyasi dil geliştiremezse, Kürt politikası ve onun üzerinden Kürt sorununun bir “şiddet siyaseti” olduğu ve tek bir örgüt tarafından temsil edildiği imajına katkıda bulunacaktır.

Dahası bu sorunun çözümünde siyasete duyulan umutların dağılmasına sebep olacak, bu açıdan siyaset mekanizmasına güvenin yitirilmesine yol açacaktır…

Seçimlerden önce Kürt sorununun sadece bir temsil sorunu olmadığı düşüncesindeydik. Kürtleri Meclis'te temsil etmeleri sorunu tek başına çözmeye yetmezdi. Kürt politikacısının bakışı değişmezse, parlamento bir çatışma alanı, parlamenter siyaset bir çatışma aracı olarak görülürse tersine azdırabilirdi…

Çözüm ise ancak çoğulculuk üzerinde, her koşulda şiddete karşı durarak, meselenin ekonomik, kültürel, toplumsal ayaklarına katkı sunmakla mümkün olabilirdi…

DTP, çok geç olmadan bu gerçeği, sorumluluğunu fark etmek zorundadır…

Yani Şafak


Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 202

Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Web sayfası:
Başlık:
BBCode:Web AddressEmail AddressBold TextItalic TextUnderlined TextQuoteCodeOpen ListList ItemClose List
Yorum:



Güvenlik kodu:* Code
Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.

 
< Önceki

Kullanıcı Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Gazetelerin Birinci Sayfası

Arşiv

0-9 A B C D E F G H I J K L M N O P Q R S T U V W X Y Z

Arşivde Ara