Çarşamba, 27 Ağustos 2008
Anasayfa arrow Yazarlar arrow Lübnan'da Cumhurbaşkanlığı Seçimleri arrow Yazarlar arrow Ahmet Varol 

Büyük FontBüyük FontKüçük Font
HEPSI |0-9 |A |B |C |Ç |D |E |F |G |Ğ |H |I |İ |J |K |L |M |N |O |Ö |P |R |S |Ş |T |U |Ü |V |Y |Z

Arşiv Yazarlar Ahmet Varol

Lübnan'da Cumhurbaşkanlığı Seçimleri PDF Yazdır E-posta
Yazar Ahmet Varol   
Perşembe, 01 Kasım 2007

Rating 0.0/5 (0 vote)

Geçtiğimiz hafta sonu yine Lübnan’da idim. Bu vesileyle özellikle cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili tespit ve intibalarımı yazmak istiyorum.

Lübnan’ın bu sıralarda en önemli gündem maddesi cumhurbaşkanlığı seçimi.

Gazeteleri açtığınızda yerel haberler bölümlerinde en çok bu konuyla ilgili haberlere rastlıyorsunuz. Lübnan’a ait kanallarda haber programları bu konudaki gelişmelerle başlıyor. Ama hep “filanca, falancayla görüştü, falanca şöyle bir görüş beyan etti…” türünden. Yapılan açıklamalarda en fazla üzerinde durulan husus ise bir “uzlaşma adayı”nın belirlenmesi ve böylece seçim krizinin içinden çıkılması. Ama her grup sadece kendi adayının “uzlaşma adayı” olabileceğini ya da en iyi uzlaşma adayının kendi adayı olduğunu söylüyor. Bu arada kendilerini belli bir gruba nispet etmeyenlerin her biri de uzlaşma adaylığına en uygun ismin kendisi olduğunu söylüyor. Dolayısıyla “uzlaşma adayı” üzerinde de uzlaşma sağlanamıyor. Bazıları ise krizin arka planında mevcut Anayasa’daki sınırlamaların yer aldığını iddia ederek, bu Anayasa’nın değiştirilmesini ve daha geniş bir perspektifte uzlaşma sağlanması için zeminin oluşturulmasını istiyorlar.

İşte bu sebeple Lübnan’da şu ana kadar cumhurbaşkanlığı seçimleri iki kez ertelendi. Meclis’te ilk oylama 25 Eylül tarihinde yapılacaktı; fakat oturumda yeterli sayının oluşmaması sebebiyle yaklaşık bir ay sonrasına, 23 Ekim tarihine ertelendi. Yeterli sayının oluşmamasının sebebi ise bazı muhalif oluşumların, seçimin gerçekleşmesini engellemek amacıyla cumhurbaşkanlığı seçiminin yapılacağı oylamayı boykot etmeleriydi. Çünkü kendilerinin kabul ettiği bir adayın seçilmesi garantisi yoktu. Yani Türkiye’deki duruma bayağı benziyor. 23 Ekim’de seçim yine yapılamadı ve bu kez 12 Kasım’a ertelendi. Bakalım 12 Kasım’da yapılabilecek mi? Mevcut cumhurbaşkanı Emil Lahud’un görev süresi 23 Kasım’da sona eriyor ve o bu tarihe kadar cumhurbaşkanının seçilememesi durumunda mevcut hükümeti azledip Genelkurmay başkanının başkanlığında olağanüstü hükümet tayin edeceğini söylüyor.

Lübnan Anayasasına göre cumhurbaşkanının Marunî Hıristiyan olması gerekiyor. Dolayısıyla yarışma da Marunî adaylar arasında gerçekleşiyor. Fakat arka planda Lübnan’daki siyaset meydanında etkili olan tüm gruplar var. Bu itibarla ön planda adaylar yarışıyor görünse de arka planda tavırlar, politikalar, siyasi tercihler yarışıyor. Bu yarışmada en etkin cepheleri Hizbullah, Emel ve Suriye’yle ilişkilerden yana siyasi akımların temsil edildiği kanatla, ABD ve Batı’yla ilişkilere öncelik verilerek Suriye’ye karşı tavır alınmasından yana 14 Mart Grubu oluşturuyor.

Bu özet bilgileri aktardıktan sonra adaylar hakkında kısa bilgiler vermekte yarar var:

En çok ortalıkta görünen aday General Mişel Avn, 1935 doğumlu ve eski Genelkurmay başkanı. Lübnan’da siyasi karışıklığın devam ettiği dönemde, eski cumhurbaşkanı Emin Cumeyyil’in görev süresinin dolması sonrasında kendini cumhurbaşkanı ilan etmişti. Emin Cumeyyil’in görev süresinin bitmesine birkaç dakika kala onu geçici askerî hükümet oluşturmakla görevlendirmesi de kendisine bu fırsatı verdi. O zaman Fransa’yı da arkasına almıştı. Fakat ABD’nin desteğini alamadığı için, Irak’a karşı Baba Bush döneminde başlatılan birinci saldırıda Fransa, ABD ile ilişkileri gereği Avn’dan desteğini çekmişti. Tüm dış desteklerini kaybeden Avn, Suriye ile Lübnan’da Taif Anlaşması’na imza atan tüm grupların ortak operasyonu karşısında tahammül edemeyerek başkanlık sarayını terk etmek zorunda kaldı ve Fransa’ya yerleşme ihtiyacı duydu. Kendisine karşı böyle bir operasyon düzenlenmesinin gerekçesi ise 1989 Taif Anlaşması’nı reddetmesiydi. Bu anlaşma Lübnan’daki iç karışıklığın sona erdirilmesi açısından önemli bir adımdı ve Avn o zaman bu anlaşmanın uygulamaya geçirilmesinin önünde ciddi bir engeldi.

Mişel Avn 15 yıl süren sürgün hayatından sonra 2005’te yeniden ülkesine dönerek siyaset meydanında boy göstermeye başladı. Son milletvekili seçimlerinde de büyük başarı gerçekleştirerek parlamentoya girdi ve kendi etrafında 22 kişilik bir grup oluşturdu.

Mişel Avn kendini cumhurbaşkanlığına en uygun isim ve bir uzlaşma noktası olarak görüyor. Fakat 14 Mart Grubu’nun politikasına destek vermiyor ve söz konusu grup da onun seçilmesini istemiyor.

Politik çizgisinde 1989 öncesine nispetle farklılıklar gerçekleşen ve Özgür Vatan Hareketi’nin başkanlığını yapan Avn şu an Hizbullah ve Emel Partisi’yle ittifak halindedir.

Lübnan’daki adayları tanıtmaya devam edeceğiz inşallah.

Vakit

Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 290

Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Web sayfası:
Başlık:
BBCode:Web AddressEmail AddressBold TextItalic TextUnderlined TextQuoteCodeOpen ListList ItemClose List
Yorum:



Güvenlik kodu:* Code
Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.

 
< Önceki   Sonraki >

Kullanıcı Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Gazetelerin Birinci Sayfası

Arşiv

0-9 A B C D E F G H I J K L M N O P Q R S T U V W X Y Z

Arşivde Ara