Gazetemiz - Gazeteler - Gazete ManÅŸetleri -
Haber Arama
Kategor :
Modern problemlere Mevlânâ'dan çözümler
Mutlu bir evliliğin formülü, depresyondan kurtulmanın yolları, yalnızlığın sebepleri ve çocuk eğitiminin püf noktaları... Hz. Mevlâna'nın 7 asır öncesinden bu günün insanına önerileri var.
2010-12-24 10:35:36

Son günlerini yaÅŸadığımız 2010, aynı zamanda Hz. Mevlâna'nın Sevgilisine vuslatının (vefatının) 737. yıldönümü ve her geçen yıl daha çok insan, 7 asır önce Konya'da yaÅŸayan bu büyük alimin anlattıklarından etkileniyor. Her aralık ayında, Konya'da yapılan törenlere dünyanın dört bir tarafından binlerce insan geliyor. Mesnevi, dünyanın en çok satan kitapları listesinde. Peki modern zaman bireyleri asırlar önce yaÅŸayan bu İslam aliminin anlattıklarında ne buluyor? Selçuk Üniversitesi Mevlâna AraÅŸtırmaları Enstitüsü Müdürü Dr. Nuri ÅžimÅŸekler, bu soruya "Dertlerine deva buluyorlar. Çünkü derdi olmayanın Hz. Mevlâna'yı anlaması zor." cevabını veriyor. Hz. Mevlâna'nın anlattıkları, günümüz insanının büyük problemlerine pratik ve kolay çözümler, kolayca uygulanacak formüller sunuyor. ÅžimÅŸekler, günümüz insanının en yaygın sıkıntılarına Hz. Mevlâna'nın sunduÄŸu bu pratik formülleri, bizim için derledi. Bu zamanların en yaygın derdi depresyon için Mevlâna, 7 asır öncesinden ÅŸu öÄŸütte bulunuyor: "Ey oÄŸul, özgür ol, kopart zincirlerini, daha ne zamana kadar paranın pulun esiri olacaksın?"

Evlilik problemleri içinse anlayana büyük mesajlar içeren ÅŸu cümleleri kurmuÅŸ: "Her ÅŸeyin başı sevgidir." ve "Sevgiyle padiÅŸah, köle yapılır." Sadece depresyon ve evlilik problemleri için deÄŸil, çocuk eÄŸitimi, yaÅŸlanma korkusu ve yalnızlık gibi günümüzün yaygın problemler için Hz. Mevlâna ÅŸunları söylemiÅŸ:

Gamdan baÅŸka birÅŸeyden neÅŸelenme!

Depresyon modern zaman bireylerinin en yaygın psikolojik sorunu. Can sıkıntısı da öyle. Hz. Mevlâna'ya göre yoksulluk ve hastalık gibi bu sıkıntılar da gerçek dertler deÄŸil. Onun için insanı eleme sevk eden en büyük sıkıntı Allah'tan ayrı kalmak. Mevlâna bedenden ayrı kalan bir uzvun iÅŸe yaramadığı gibi aslından, yani kendini yaratan Yüce Allah'tan uzak kalan kiÅŸilerin de 'eksik' ve 'iÅŸlevsiz' olacağını vurgular. Dolayısıyla dünyalık dertleri için sıkıntıya giren insanlara "Kopart zincirlerini, esiri olma onların." önerisinde bulunuyor. Mevlâna insanın sıkıntılarının ancak, 'dertlerin insanı yoÄŸurup yetiÅŸtirdiÄŸini' anlamakla göÄŸüslenebileceÄŸini belirtir ve ÅŸu beyiti söyler: "Gamdan neÅŸelen, ondan baÅŸka bir ÅŸeyden neÅŸelenme!" Mevlâna bu konuda, dibine gübre atılan gül fidanı bu kötü kokuya sabredip güzel bir kokuya kavuÅŸuyorsa ve yine dikenine sabreden gül kadife gibi bir tene sahip olabiliyorsa, dert ve sıkıntıya sabreden kiÅŸilerin de çektikleri derdin tam tersi, hatta daha fazlası rahatlığa kavuÅŸacaklarını anlatır.

Erkek cesur olsa da karısının esiridir

Modern psikolojinin yenilerde keÅŸfettiÄŸi 'optimist' bakış açısını Mevlâna, insan iliÅŸkilerinde özellikle de evliliklerde bir formül olarak sunuyor: "Sevgiyle acılar, tatlılaşır; bakırlar altına dönüÅŸür. Muhabbetle tortular, berraklaşır; dertler, ÅŸifa verir. Muhabbetle ölü, canlandırılır. Sevgiyle padiÅŸah, köle yapılır." Unutmamalı ki hiçbir ÅŸey mükemmel deÄŸildir ve eksiklikleri vardır. İnsan gözüne eksiklik görme gözlüÄŸü takarsa hiçbir zaman mutlu olmayacaktır. Evlilikte erkekle kadın arasındaki sevgi bağına dikkat çeken Mevlâna, böyle olmadığında da sorumluluÄŸu erkeÄŸe yüklüyor. Büyük alim erkeÄŸin kadına olan sevgisinin-meylinin bunun ilacı olduÄŸunu belirtip ÅŸunları söyler: "İnsan, yiÄŸitlikte ZaloÄŸlu Rüstem bile olsa, Hamza'dan bile cesur olsa yine de hükmetme hususunda karısının esiridir. GörünüÅŸte su, ateÅŸten üstündür... Fakat ikisinin arasına bir tencere (sevgi) girdi mi ateÅŸ o suyu kaynatır, buharlaÅŸtırır, yok eder. GörünüÅŸte su nasıl ateÅŸten üstünse sen de kadından üstünsün; fakat hakikatte ona maÄŸlupsun, onu istemektesin. Kadınlar, akıllı erkeklere karşı galip gelirler; fakat cahil kiÅŸiler kadınları maÄŸlup ederler. Bu tür cahiller, sert ve kaba olan insanlardır. Bunlarda acıma, lütfetme ve sevme duygusu azdır; çünkü yaratılışlarında hayvanlık duygusu üstündür. Sevgi ve acıma insanlık özelliÄŸidir, hiddet ve ÅŸehvet ise hayvanlık."

Çocuklar oyunla olgunlaşır

Mevlâna çocukların ilk öÄŸretmeninin anne olduÄŸunu söyler ve henüz bebek olduÄŸu dönemlerde bile sözlerine dikkat etmesi gerektiÄŸini vurgular. Çocukların üslubunu bu dönemde duyduklarının belirlediÄŸini düÅŸünür. Çocukların oyunlar vasıtasıyla olgunlaÅŸtığını söyler. Modern bilim bunu daha yeni 'oyunla eÄŸitim' formasyonu olarak kavramlaÅŸtırdı.

GençliÄŸin kıymetini, yaÅŸlılığın hikmetini bil

Mevlâna yaÅŸlı kadınların kendilerini genç göstermek için yüzlerini boyamasını yadırgamış. Kendilerini komik duruma düÅŸürdüklerini düÅŸünmüÅŸ. Onlara hep 'geçmiÅŸi bırakıp kaza ve kadere teslimiyetle yaÅŸadıkları dönemin kıymetini bilmelerini' öÄŸütlemiÅŸ. Mevlâna yaÅŸlanmaktan korkan veya gençliÄŸine özlem duyanlara ÅŸu öneride bulunmuÅŸ: "Yarın yaparım deme; nice yarınlar geçti. Ekin zamanı tamamıyla geçmesin, uyanık ol!"

İyi dostlar edinmek için iyi bir dost ol

İnsanlık var oldu olalı belki de hiç bu kadar kolay iletiÅŸim kurmamıştı. Aklına gelen kiÅŸiyle nerede olursa olsun anında konuÅŸabilme imkânına sahip. Ama modern zaman bireylerinin tüm bu imkânlara raÄŸmen en yaygın problemlerinden biri 'yalnızlık'. Sanal âlemde yüzlerce arkadaşı bulunan, cep telefonunda onlarca numara kayıtlı olan yalnız insanlar yığını dolaşıyor sokaklarda. Akrabalık iliÅŸkileri de eski zamanlara göre çok zayıf. Hz. Mevlâna, bu dertten muzdarip günümüz insanına ÅŸu öÄŸütlerde bulunuyor:

Sen dost ol da sayısız dost gör; fakat dost olmazsan dostsuz, yardımsız kala kalırsın.

Hep 'ben' diyen arkadaÅŸ bulamaz.

Dostları arayıp onların halini hatırını sormayı, gerekli bil; ister yaya olsun, ister atlı.

Temizlerin muhabbetini ta canının içine dik! Gönlü hoÅŸ olanların muhabbetinden baÅŸka muhabbete gönül verme!

Yürü, tez bir Allah dostu ara. Böyle yaptın mı, Allah, senin dostun olur.

Bilgisiz adam bir müddet seninle gönül arkadaÅŸlığında bulunsa bile, nihayet cahillikten sana bir yara vurur.

Tatlı sözlü cahil dostun sözlerine pek kapılma! O sözler, eskimiÅŸ, yıllanmış zehre benzer.

Akraba olanlar birbirlerine sevgilerini dile getirmek zorunda değildir; akrabalık zaten sevginin ta kendisidir.

Ev komÅŸusu önemlidir, ama gönül komÅŸusu daha önemlidir.

EÄŸer anlarsan komÅŸunun iyi ya da kötü yaÅŸam tarzı sana öÄŸüttür.


ZAMAN

178
Yorum Ekleyiniz...
Adınız Soyadınız :
E-posta Adresiniz :
Başlık :
Yorum :
Güvenlik Kodu :

* Resimdeki kodu yazınız