|
Jeferson: İslam'la yeniden doğdum |
|
|
|
|
Perşembe, 03 Temmuz 2008 |
“Şu anda yeniden dünyaya gelmiş gibiyim” evet Amerikan Maryland Üniversitesi’nde sanat eğitimciliği yapan Jeferson Bender müslüman olduktan sonra yaşadığı sevinci bu kelimelerle dile getiriyordu.
Geçtiğimiz hafta Washington İslam Merkezi Camii’nde Cuma namazını kılan
cemaat camiden çıkmaya hazırlanırken imam, mikrofonla genç sanatçı
Bender’in müslüman olacağını anons ediyordu.
Bender, ani bir
hareketle imamdan mikrofonu kaparak “Eşhedü ella ilahe illallah ve
eşhedü enne muhammeden resullullah” diyerek hem arapça hem de İngilizce
Kelime-i Şehadet getiriyordu.
Bender, müslüman olduktan sonra
tekbir getirmeye başladı. Cemaat de bu yeni müslüman olmuş kardeşlerini
tebrik etmek için tekbir getirmeye başladı. Herkes aynı anda tekbir
getirince caminin dışından bile tekbir sesleri duyulmaya başladı.
UZUN BİR YOLCULUK
Camide
bulunan Timetürk muhabiri, Bender’in müslüman olmasından ve
müslümanların onu tebrik etmesinden duyduğu içten sevince tanıklık etti.
"Nasıl
müslüman olmaya karar verdin" şeklindeki soruya Bender şu cevabı
veriyor: “Gerçekten uzun hikaye. Senegal’de çalışırken başladı. Orada
gördüğüm ve tanıştığım kişilerde bir şeylere şahit olunca İslam'ın
değer ve prensiplerini araştırma ihtiyacı içerisine girdim. Ben
sanatçıyım. Müslümanlarla aynı alanda çalıştım. Orada tanıştığım
müslümanlar, içimde bir şeylerin uyanmasına vesile oldu. Oradaki
müslümanların nasıl bir hayat yaşadıklarını ve hayatlarını nasıl idare
ettiklerini gördüm”
Bender, dinlerine bağlı ve dinleriyle ilgili
konularda ciddi olmalarına rağmen Müslümanlarda gördüğü değer, prensip
ve dostluğa hayran kalır.
"ŞU AN SANKİ YENİDEN DOĞMUŞ GİBİYİM"
Sanat
öğretmeni olan Bender, müslüman olmasına hayatında yeni bir aşamanın
başlangıcı olarak baktığını dile getiriyor. "Nefsimi ikinci kez
keşfetmem için bunun benim için harika bir fırsat olduğuna inanıyorum"
diyen Bender, yıllardır kendisini bir boşlukta hissettiğini vurgulayor
ve ekliyor: "İnsan dinden uzaklaştıkça kendini daha büyük boşlukta
hisseder”
Bugün müslüman olduktan sonra hayatını bambaşka bir
şekilde öğrenmeye başladığını ve bunun kendisini daha da mutlu
kıldığını söyleyen Bender, duyduğu sevinci şu sözlerle dile getiriyor:
“Şu an sanki yeniden doğmuş gibiyim”
İslam’ı daha iyi öğrenmek
için önünde uzun bir süre olduğuna inanan Bender “Şu an daha işin
başındayım, İslam denen okyanusun içine atlamışım şimdilik yüzme
öğrenmeye çalışıyorum” diyor.
Dini bütün bir müslüman olmak
isteyen Bender namazın nasıl eda edileceğini öğrenmek istiyor. Bender,
“bana Arapça öğreten, İslam’ın öğretilerini açıklayan ve nasıl namaz
kılacağımı gösteren birkaç öğretmen arkadaş var” diyor.
ORTAK DEĞERLER
Bender,
yeni üyesi olduğu müslüman toplumla ilgili ise düşüncelerini şöyle dile
getiriyor: “Sadece Namaz kılarken değil Namaz sonrasında da kendini bu
toplumun bir parçası olarak hissediyorsun. Bu toplumun parçası olmayı
düşünmek yerine bizzat toplumun parçası olmak istiyorsun”
Müslüman
olmasının ailesiyle ilişkilerini olumsuz yönde etkileyeceğinden endişe
eden Bender, anne ve babasının Katolik olduğunu belirterek “dinler
arasında ortak değerler olduğuna inanırım. Bu ortak değerler
ilişkilerimizin sürmesini sağlayabilir” diye konuşuyor.
İslam’ı,
Hristiyanken öğrendiklerinin bir pekiştirmesi olarak değerlendiren
Bender Hristiyanken girmediğim noktalara müslüman olarak gireceğimi
umuyorum” diyor.
Resmi rakamlara göre 300 milyon nüfuslu
Amerika’nın % 3’ünü oluşturan müslümanların sayısı altı ila yedi
milyonu buluyor. Bu müslüman azınlığın son neferi ise Jeferson Bender.
TimeTurk Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 241
|