Almanya'nın Bonn kentinde devam eden Birleşmiş Milletler Cartagena Biyogüvenlik Protokolü Konferansı'nda ''tarımda gen teknolojisi kullanımının yarattığı riskler'' tartışılıyor.
Cartagena Biyogüvenlik Protokolü'nü imzalamış ülkelerin
temsilcilerinin katıldığı Birleşmiş Milletler konferansında, yaptırım
hükümlerinin yer aldığı yeni bir anlaşma üzerinde duruluyor. Anlaşmanın
kabul edilmesi halinde, genetiği değiştirilmiş ürünlerle çevreye zarar
verdiği tespit edilen şirketler tazminat ödemeye mecbur olacak.
ULUSLARARASI ŞİRKETLERE SORUMLULUK
Bildunterschrift:
Großansicht des Bildes mit der Bildunterschrift: 147 ülkeden 3000'den
fazla delegenin katıldığı ve tarımda gen teknolojisi kullanılmasının
risklerinin tartışıldığı Almanya'nın Bonn kentinde devam eden Birleşmiş
Milletler konferansında, uluslararası geçerliliği olan yeni bir anlaşma
üzerinde uzlaşmaya varılması amaçlanıyor.
Birleşmiş Milletler
Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi İcra Sekreteri Ahmed Djoghlaf, bu
anlaşmanın 5 gün sürecek olan konferansın neticesi olacağını ve böyle
bir anlaşmanın yürürlüğe girmesinin bir güven meselesi olduğunu
söyledi. Anlaşmanın yürürlüğe girmesi halinde, genetiği değiştirilmiş
ürünlerle çevreye zarar veren şirketler, ticari faaliyetlerinin
sorumluluğunu üstlenecek ve zararlarını tazmin edecek. Konferans
başkanı Brezilyalı Raymund Magno, yeni anlaşma konusunda iyimser
olduğunu ve dört haftadır anlaşma taslağı üzerinde çalışan delegelerin
çabalarının olumlu bir sonuca varacağını umduğunu belirtti. Ancak
konferansta henüz anlaşmanın bağlayıcılığı konusunda ortak bir görüşe
varılabilmiş değil.
UZLAŞMA ZOR
Bildunterschrift:
Großansicht des Bildes mit der Bildunterschrift: Avrupa Birliği
ülkelerinin çoğunda halihazırda yaptırım hükümleri yürürlükte
olduğundan, yeni anlaşmayla özellikle kalkınmakta olan ülkelerin
genetiği değiştirilmiş ürünlerin denetimsiz ithalatından korunması
amaçlanıyor. Ne var ki bu ürünleri ihraç eden ülkelerle, ithal eden
ülkelerin farklı tutum izlemesi, uzlaşmaya varmayı zorlaştırıyor. Çevre
Örgütü Greenpeace'in gen teknolojisi uzmanı Jan van Aken, konferansta
uzlaşmaya varılamayacağı görüşünde. Jan Van Aken, ''bazı ülkeler büyük
zorluk çıkarıyor, özellikle Brezilya'ya değinmek istiyorum. Eğer
Brezilya harekete geçmezse, korkarım ki gen teknolojisi endüstrisi
amacına ulaşacak ve endüstrinin yol açtığı zarar hiç bir zaman tazmin
edilmeyecek.'' diyor.
Gen teknolojisiyle çevreye zarar veren
şirketlerin cezalandırılmasını öngören bir anlaşmanın en büyük
karşıtları Arjantin ve Amerika Birleşik Devletleri gibi tarım
ihracatçısı ülkeler. Birleşmiş Milletler Biyolojik çeşitlilik
sözleşmesini imzalamayan Amerika Birleşik Devletleri ve Arjantin, bu
sözleşmenin bir parçası olan Cartagena Biyogüvenlik Protokolü'ne taraf
olmakla da yükümlü değil.
Çevre örgütlerinden tepkiler
Bildunterschrift:
Großansicht des Bildes mit der Bildunterschrift: Almanya'nın Bonn
kentinde devam eden Cartagena Biyogüvenlik Protokolü konferansı,
çeşitli yardım ve kalkınma örgütlerince protesto edildi. Örgütler,
büyük uluslararası tarım şirketlerinin ticari faaliyetlerinin sıkı bir
şekilde denetlenmesini ve şirketlere yaptırım uygulanmasını talep etti.
'Planet Diversity (Çeşitlilik Gezegeni)' adlı, Birleşmiş Milletler
konferansına alternatif bir zirve düzenleyen sivil toplum örgütleri,
gen teknolojisinin kullanılmadığı doğal tarımın önemine dikkat çekti.
Bir bahar festivalini andıran zirveye, kalkınmakta olan ülkeler başta
olmak üzere 100 ülkeden 750 kişi katıldı.
CARTAGENA BİYOGÜVENLİK PROTOKOLÜ NEDİR?
Cartagena
Biyogüvenlik Protokolü, 1995 yılından itibaren Birleşmiş Milletler
çatısı altında biyolojik çeşitlilik üzerine yürütülen bir dizi
uluslararası toplantı sonucunda hazırlanarak 11 Eylül 2003’te yürürlüğe
giren uluslararası anlaşmadır. Protokolün amacı, özetle, "insan sağlığı
üzerindeki riskler göz önünde bulundurularak ve özellikle sınır ötesi
hareketler üzerinde odaklanarak, biyolojik çeşitliliğin korunması ve
sürdürülebilir kullanımı üzerinde olumsuz etkilere sahip olabilecek ve
modern biyoteknoloji kullanılarak elde edilmiş olan değiştirilmiş canlı
organizmaların güvenli nakli, muamelesi ve kullanımı alanında yeterli
bir koruma düzeyinin sağlanmasına katkıda bulunmaktır" şeklinde ifade
edilmektedir. Protokol, 1999’da konuyla ilgili konferanslardan birine
ev sahipliği yapan Kolombiya’nın Cartagena kentiyle birlikte
anılmaktadır.
Kaynak: DW Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 237
|