|
Ziyaret amacı İsrail'i kurtarmak mı? |
|
|
|
|
Cumartesi, 26 Nisan 2008 |
Başbakan Tayyip Erdoğan, Suriye ile İsrail arasında arabulucuk yapmak üzere Suriye'nin başkenti Şam'a gitti.
Murat Hazine'nin Özel Haberi
Başbakan
Tayyip Erdoğan, Suriye ile İsrail arasında arabulucuk yapmak üzere
Suriye'nin başkenti Şam'a gitti. Kamuoyunda dikkatle takip edilen
ziyaretin İsrail ve Suriye arasında barış sağlanması olduğu iddiaları
ise ziyaretin daha da yakında takip edilmesine neden oluyor. Tayyip
Erdoğan'ın Suriye ve İsrail arasında arabuluculuk görevi üstlenmesinin
amacını bölgede ilkeli,aktif ve canlı bir politika sürmek olarak
açıklarken, bu açıklama aynı zamanda iddiaların resmi ağızdan
doğrulanması anlamını taşıyor.
BÖLGEDE BİZE GÜVENEN KİM?
Başbakan
Erdoğan, bölgede kendilerine duyulan güvenin arabuluculuk görevini de
beraberinde getirdiğini ifade ederken aynı zamanda, “22 İslam ülkesinin
siyasi, askeri, sosyal ve ekonomik bir reform sürecinden geçirilmesi”
olarak tanımlanan Büyük Ortadoğu Projesi'nin de Eşbaşkanı olan
Erdoğan'ın arabuluculuk rolünde bu görevinin etkili olup olmadığı merak
konusu oldu.
Bölgede ABD ve İsrail'in saldırgan politikalarıyla
yanan şiddet ateşi gittikçe yayılırken, Türkiye'nin resmi olarak
İsrail'i tanımayan Suriye ile İsrail arasında barışı temin etme
çabalarının arkasında A.B.D.'nin bölge siyasetinin yer aldığı öne
sürülüyor. A.B.D. sık sık Türkiye'yi bölgede en güçlü ve güvenilir
müttefiki olarak tanımlarken, Suriye-İsrail arasındaki arabuluculuk
girişimi Türkiye'nin ilk arabuluculuk çalışması değil.
PAKİSTAN İLE İSRAİL'İ DE GÖRÜŞTÜRMÜŞTÜK
Aralarında
diplomatik ilişki bulunmayan Pakistan İslam Cumhuriyeti ile İsrail
Dışişleri Bakanları'nı 2005 yılında İstanbul'da biraraya getiren
Türkiye, İsrail'in bölgede güvenliğinin sağlanması ve sorun yaşadığı
İslam ülkeleri ile diplomatik ilişki kurabilmesi için önemli görevler
üstleniyor.
İsrail'in Filistin'e yönelik saldırılarını sert bir
şekilde eleştiren Tayyip Erdoğan'ın arabuluculuk görevini yürütürken
Suriye ile İsrail arasındaki Filistin sorununa nasıl bir çözüm önerisi
getireceği kamuoyunca merak edilenler arasında.
KARŞILIKSIZ SİYASİ KAZANIM
Golan
Tepeleri'ndeki İsrail işgalinin sona ereceği açıklanırken, B.M.
kararları uyarınca 1967 öncesi sınırlarına zaten dönmesi gereken
İsrail'in Golan Tepeleri'nden çekilerek elde edeceği siyasi kazanımları
karşılıksız elde etmiş olacak.
HEP İSRAİL VE ABD EKSENLİ
AKP
İktidarı döneminde yürütülen Dış Politika'nın ABD ve İsrail eksenli
yürütüldüğü dikkatlerden kaçmazken, Tayyip Erdoğan'ın ilkeli ve etkin
Dış Politika'yı neden İsrail'in Filistin'e yönelik saldırılarını
önlemek için yahut İran'a yönelik açık tehditleri gidermek için
kullanmadığı sorusu zihinlerde yer etmiş durumda.
ABD HEP MEMNUN
AKP
İktidarı döneminde, yürütülen Dış Politika en çok ABD'yi memnun ediyor.
Suriye-İsrail yakınlaşmasından oldukça memnun görünen ABD, AKP'nin
Pakistan ile İsrail'i İstanbul'da görüştürmesinin ardından da peşpeşe
memnuniyet mesajları yayınlamıştı.
Hatırlanacağı üzere görüşmenin ardından ABD'li think-thank kuruluşları "Türkiye'nin İsrail ile Müslüman ülkeler arasındaki köprü rolü, daha somut bir gerçekliğe dönüştü" yorumlarında bulunmuşlardı.
SURİYE'DEN SONRA SIRA KİMDE?
Suriye'nin
sürekli ABD tarafından tehlike olarak görülen ülkeler arasında
sayılması ve Büyük Ortadoğu Projesi'nin asıl amacının İsrail'in bölge
güvenliğini temin etmek olması görüşmenin oldukça farklı
değerlendirilmesine neden oluyor. Suriye'nin İsrail ile barışmasıyla
amaçlananın İran'ı yalnızlaştırmak olduğu iddialar arasında yer
alırken, İsrail'in bu barışla birlikte Lübnan'ı da Suriye etkisinden
arındırmayı ve Hizbullah'ı tasfiye etmeyi hedeflediği öne sürülüyor.

Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 319
|