Bosna'da işlediği savaş suçları nedeniyle aranan Sırp kasabı Radovan Karadziç yakalandı. ABD tarafından başına 5 milyon dolar ödül konmuştu.
"Tilki" lakplı Sırp siyasetçi Karadziç, Bosna savaşında işlediği
soykırım suçlarından dolayı Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza
Mahkemesinde hakkında açılmış davadan dolayı aranıyordu. ABD tarafından
başına 5 milyon dolar ödül konmuştu.
RADOVAN KARADZİÇ KİMDİR? Uluslararası
savaş suçları mahkemesince aranan, bazi ciddi iddialara gore Avrupa'nin
çeşitli yerlerindeki manastırlara rahip olarak sığınan, 1992-1995
yılları arasındaki Kosova'daki iç savaş sırasında Kosova'daki Sırpların
lideri olan, dönemin Yugoslavya başkanı Miloseviç'ten de açık açıkk
silah desteği alan Sırp kasabı...
Katliamın başlangıcı Nisan
1992’de Srebrenica’nın hemen dışında bulunan Bratunac köyünde, 350
Bosnalı Müslüman, Sırp paramiliter ve özel polis güçleri tarafından
ölümcül işkenceye tabi tutularak katledildi. Burada yaşananlar
hakkındaki bilgiler, ancak aylar sonra katliam sırasında çekilen
görüntülerin yayınlanması ile anlaşıldı.
Sırpların bu vahşet
siyasetinin dünyada duyulması, düşünülenin aksine Bosnalı Boşnakların
kurtulma ümitlerini arttırmadı. Aksine, BM ve NATO desteğinde özellikle
Sırplar hedef alınarak bir ambargo başlatıldı. Fakat hem Sırpların eski
müttefikleri olan Rus'ların yardımı, hem de coğrafi olarak daha iç
kesimlerde bulunan Bosnalı Müslümanlar'a göre daha avantajlı olmaları
sebebiyle, bu ambargodan Bosnalı Sırplar neredeyse hiç etkilenmediler.
Olan zaten silah ve lojistik olarak çok zayıf olan Müslümanlara oldu.
Dünyanın en büyük ordularından birine sahip Yugoslavya'nın, bu gücünü
Sırplar neredeyse sonuna kadar kullanmışlardır.
Zamanla dünyada
yükselen tepkiler ve özellikle bazı destekçilerinin durumun vehametini
anlamaya başlamaları ile Müslümanlara yönelik bazı yardımlar
ulaştırılmaya başlanmıştır. Birçok ülkede Bosna'ya yardım kampanyaları
düzenlenmiştir. Bosnalıların şanssızlığı burada da devam etmiş,
güvendikleri müslüman ülkelerde kampanya paraları kendilerine
ulaştırılmak şöyle dursun, başka politik amaçlar için kullanılmış ve
büyük bölümü asla yerine ulaştırılmamıştır.
Srebrenitsa Soykırımı Katledilen
505 Bosnalı Müslümanın defnedilişiZamanla gücünü toparlayan Nasır Oriç
liderliğindeki Müslüman direniş örgütü Sırplara karşı koymaya ve bazı
başarılar elde etmeye başladılar. Bu duruma artık bir son vermenin
zamanının geldiğini düşünen BM, Dayton görüşmelerini başlattı. Sırplar,
görüşmelerde avantaj elde etmek için iki stratejik kent olan Gorajde ve
Srebrenitza’yı ele geçirmek maksadıyla bütün güçleriyle bu iki kente
saldırdılar. Tarihin gördüğü en büyük katliamlardan birini tüm dünyanın
seyirci bakışları arasında sergilediler. BM tarafından güvenli bölge
olarak ilan edildikten iki yıl sonra Srebrenitza, 1995 yılının yaz
ayında II. Dünya Savaşı’ndan sonra meydana gelen en büyük toplu
soykırıma uğradılar . Sırplar topladıkları ve günlerce sistematik
işkenceden geçirdikleri Bosnalı müslümanları, evlatlarının
kardeşlerinin gözleri önünde öldürdükten sonra, cesetlerini yine onlara
gömdürdüler. Bosna Savaşı'nın bu en kanlı olayı Srebrenica Katliamı
olarak adlandırılmıştır.
Srebrenitza Katliamında
öldürülenlenlerin kesin sayısı bilinmemekle birlikte BM'nin eski
Yugoslavya Savaş Suçları Mahkemesi savcısı, 7 ila 8 bin kişinin
öldürüldüğünü belirtmiştir. Bosna Sırplarının hükümetinin hazırladığı
bir raporda ölü sayısı 7 bin 779, Boşnak hükümetinin raporunda ise 8
bin 374'den fazla olarak gösterilmektedir. Şimdiye kadar Srebrenitza
etrafında 42 toplu mezar bulunmuş ve uzmanlara göre 22 bölgede daha
toplu mezar olduğunu tahmin edilmektedir. Şimdiye kadar 2 bin 70
kurbanın kesin kimlik tespiti yapılırken, 7 binden fazla ceset
torbasında ise parçalanmış ceset parçaları kesin kimlik tespiti için
bekletilmektedir. Cesetler toplu mezarlara atılırken parçalandığı için
kimlik tespiti güçlükle yürütülmektedir. Ayrıca Sırplar katliamı
gizlemek için bazı cesetleri ilk gömüldükleri toplu mezarlardan
çıkarıp, başka yerlere tekrar gömdüklerinden katliamla ilgili deliller
bozulmuş ya da yok olmuştur.
1992-1995 arasında Uluslararası
Kızılhaç Örgütü verilerine göre Bosna-Hersek'te 312.000 kişi hayatını
kaybetmiştir. Bu kayıpların 200.000 kadarı Boşnak halkına ait olup
Bosnalılar dünyanın gözü önünde ve Avrupa'nın göbeğinde sistematik bir
soykırıma tabi tutulmuştur. Sadece Srebrenica'da olanlar hakkında elle
tutulur delillerin varlığı söz konusu olsa da, çok yakın tarihte
gerçekleşen soykırımı aydınlatmaya yetmemektedir.
Katliamın sorumluları Radovan
Karadziç - Katliamın firari sorumlusu.Lahey'deki Savaş Suçları
Mahkemesi'nde görülen davada Sırp Partisi Lideri Radovan Karadzic, Sırp
Ordu Komutanı Radko Mladiç, Vujadin Popoviç (Bosnalı Sırp komutan),
Ljubisa Beara (Genelkurmay Başkanı), Drago Nikoliç (Güvenlik şefi),
Ljubomir Borovcanin (Özel polis müdürü), Radivoje Miletiç (Genelkurmay
Başkan Yardımcısı), Milan Gvero (Komutan yardımcısı, Vinko Pandureviç
(Tugay komutanı) Bosna Savaşı sırasında Srebrenitsa'da sekiz binden
fazla sivilin katledilmesinden sorumlu oldukları iddiasıyla haklarında
dava açılmıştır. Ancak Karadzic ve Mladiç tüm çabalara ve aramalara
karşın adalet önüne çıkarılamamıştır.
Bosna'da meydana gelen iç
savaş sırasında Sırp ordusunun yapmış olduğu katliamın arkasındaki
itici güç Sırbistan Demokratik Partisi ve lideri Radovan Karadziç'tir.
Parti bağımsızlık ilanı ile birlikte hükümetten de çekilerek yasadışı
bir örgüt gibi çalışmalarını yürüterek, müslüman bölgelerinde
katliamları yapmışlardır. Sırp denetimindeki Ilıca bölgesinde Bosna
Otelinde faaliyet gösteren parti lideri Radovan Karadziç ve
arkadaşlarını korumakla görevli Sırp militanların uniformalarında
Sırbistan bayrağı ve Çetnik adlı teröristlerin kullandığı madeni bir
para büyüklüğündeki siyah renkli bir arma bulunmaktaydı. Bütün bu
katliamları gerçekleştirmek için gereken ekonomik ve askeri güç temelde
Federal Yugoslavya Ordusu'nda bulunuyordu. Ancak bu gücü yönetebilecek
yetki ise Sırbistan'daydı. Dolayısıyla katliamları gerçekleştiren Sırp
milislerin Sırbistan ile bağlantılı olmamalarına imkan yoktu. Sırp
militanları ve Sırbistan Federal Ordusu arasındaki bu işbirliği
kanıtlanamamıştır. Unutulmaması gereken en önemli hususlardan birisi
de, SDS'nin bu faaliyetlerine bir çok Sırp ordu ve hükümet yetkilisi
muhalefet etmiş, ve o zor koşullara rağmen görevlerini bırakmışlardır.
O dönemde yapılan bazı Türk gazetecilerinin bölgedekilerle yaptıkları
röpörtajlarda, Bosna'da yaşayan 1,3 milyon Sırp nufusun sadece yüzde
10'u yani 130 bin kişinin Sırbistan ile birleşmek istedikleri
düşündükleri rapor edilmiştir.
Vikipedia Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 225
|