![]() ![]() |
Arşiv Haberler DÜNYA |
| Saakaşvili: Pişman değilim |
|
|
|
| Cuma, 19 Eylül 2008 | ||||||
Gürcistan Cumhurbaş-kanı Mikhail Saakaşvili, ülkesinin Rusya ile çatışmaya girmesine ve Güney Osetya ile Abhazya’yı fiilen kaybetmesine yol açan harekâtı, bugün olsa yine başlatacağını söyledi.
Kendisinin değil, Rusların harekete geçmesi durumunda Rus
tanklarının Tiflis’e girmesini engellemenin mümkün olmayacağını öne
süren Saakaşvili, Rusya’nın Gürcistan’a yaptıklarının gücü değil,
zafiyeti olarak görülmesi gerektiğini düşünüyor. Radikal'den Murat Yetkin'in,
Gürcistan’a desteği nedeniyle Türkiye’ye övgüler düzen Saakaşvili ile
Tiflis’teki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda yaptığı röportaj şöyle; -
Zaten sık sık konuşuyoruz. ABD yönetiminin Gürcistan’a yardım amacıyla
önerdiği 1 milyar dolarlık paket üzerine konuştuk. Başkanlığını yaptığı
komite biraz önce biten toplantıda bunu onaylamış; onun bilgisini
veriyordu. 500 milyon doları hemen, 500 milyon doları da gelecek yılın
başında verilecek. Avrupa Birliği’nden de benzer miktarlarda yardım
yapılması söz konusu. Bunlar kadar önemlisi, ABD Gürcistan’a, çelik ve
tahıl dışında, pazarlarına vergi kolaylıklarıyla tercihli erişim imkânı
tanıyacak. Bu neredeyse bir serbest ticaret anlaşması... Bu Gürcü
ekonomisi için devasa bir fırsat. -
Bu kriz ortamında iyi bir haber almışsınız yani... ABD Başkanlık
seçimleri ardından yönetimin Cumhuriyetçi, ya da Demokrat olması
arasında Gürcistan açısından fark olur mu sizce? - Tiflis’te önemli bir NATO toplantısı yapıldı. (NATO Genel Sekreteri
Jaap de Hoop Scheffer ve NATO üyesi ülkelerin Brüksel’deki daimi
temsilcilerinin 15-16 Eylül destek toplantısı-MY) Ondan önce de AB
dönem başkanı (Fransa’nın cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy) ikinci kez (10
Eylül) buradaydı. Rusya her ikisine de sert tepki verdi, ‘hiç ders
alınmadığının göstergesi’ dedi. Yakın gelecekte herhangi bir siyasi
çözüm için umut ışığı görüyor musunuz? - Demek istediğim, büyük iç sorunlar yaşadıkları. Gürcistan’da yaptıkları
kendileri için kötü örnek oldu. Kuzey Kafkaslarda büyük sorunlar
yaşıyorlar. - Söylediklerin dedikodu değil, hepsi gerçek. Yangını para akıtarak ve
terör uygulayarak söndürmeye çalışıyorlar. Ama o da bir yere kadar
gider. Gürcistan’a yaptıklarıyla (Güney Osetya ve Abhazya’nın Rusya’nın
desteğiyle ayrılma ilanını kastediyor-MY) kendi bahçelerinde de kapılar
açtılar. Bu yeni bir durum. Rusya içindeki bazı halklar da
bağımsızlıktan söz etmeye başladı. Bunlar arasında Tataristan,
Başkurdistan, Tuva ve İnguşetya’yı sayabilirim. Güney Osetya ve Abhazya’daki duruma gelirsek; bu iki bölgeyi nasıl, hangi koşullar altında yeniden Gürcistan’ın parçası olarak görebileceğinizi düşünüyorsunuz? - Her şeyden önce bu
sorunun artık Rusya ile Gürcistan arasında değil, Rusya ile uygar dünya
arasında yaşanır hale gelmiştir. Amerika, Avrupa bir yana, Çin de
(Rusya’ya karşı-MY) gayet sert bir tutum almıştır. Avustralya, Rusya’ya
yaptırımlardan söz etmektedir. Dolayısıyla sorun muhtemelen o geniş
kapsam içinde çözülecektir. Rusya işi basit göstermeye çalışıyor; Putin
Kuzey Kıbrıs örneğini veriyor. Buradaki durum Kuzey Kıbrıs’tan çok
farklı. Attıkları adımla büyük bir uluslararası krizi başlatmış
oldular. Bu soruna çözüm vardır ve uluslararası ölçekte bulunacaktır.
21’inci yüzyılda komşunuza meydan okuyarak, Amerika’ya, Avrupa’ya,
dünyaya meydan okuyarak bir şey elde edemezsiniz. Ruslar hâlâ 18’inci
yüzyıldaymış gibi olsun istiyorlar, ama artık borsa ve CNN çağındayız. Güney Osetya ve Abhazya konularında aldığınız uluslararası destek sizi tatmin ediyor mu? Şu an fiilen kaybettiğiniz bu bölgeleri geri almanıza yetecek mi? - Gayet iyi destek alıyoruz, desteğimiz her geçen gün de büyüyor. AB’den güçlü taahhütler alıyoruz. Ekim ayı sonunda AB ve bölge liderlerinin katılacağı bir zirve toplantısı planlanıyor. Ardından bir bağışçılar konferansı düşünülüyor. ABD yardımını söyledim. Bölgesel planda da ciddi destek alıyoruz. Mesela Türkiye, insanı yardıma ek olarak, şimdi de Gori şehrinde savaşta yıkılan evlerin yerine yenilerini yapacak. Ben Gürcistan’ın bu krizi güçlenerek atlatacağına inanıyorum. Rusya’nın bu işten güçlenerek çıkacağını söyleyenler yanlıyor; tersine zayıflayarak çıkacak. Evet,
askeri olarak birkaç köyümüzü kontrolüne almış olabilir; bu bizim için
çok üzücü. Ama o birkaç köyü ellerinde tutmanın maliyeti kendileri için
çok fazla. Bu krizden önce ‘de facto’, fiilen kontrol ettikleri
bölgeleri, şimdi ‘de jure’, yasal zeminde kontrollerinde tutmak kolay
değil. Bakın kesmek istedikleri enerji ve nakliye yolları açık.
(Abhazya ve Güney Osetya konusunda) desteğini alabildikleri tek ülkenin
Nikaragua olması da dışlanmışlıklarını gösteriyor. Bölgede yeni bir
denklem oluşuyor. Türkiye’nin katkısından söz ettiniz. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Kafkaslar İstikrar ve İşbirliği Platformu önerisine Gürcistan diğer muhataplarından daha mesafeli tepki verdi. Rusya ile böyle bir kriz yaşarken, nasıl mümkün olacak diye soruyorsunuz. Peki bu Platform, krizin çözülmesine katkı veremez mi? - Her türlü işbirliği
teklifini memnuniyetle karşılıyoruz. ‘Ama’sı da var. Evinize bir kurt
girmiş, bir iki odayı ele geçirmiş, diğer odalarda ne varsa hepsini
yemeyi de aklına koymuş. Şimdi o kurtla oturup insan gibi konuşabilecek
miyiz, yoksa daha insani bir konuşma için evden çıkmasını mı
bekleyeceğiz? Rusya, Gürcistan’ın düşmanı gibi davranıyor. Rusya
sorunun büyük bir parçası iken çözümün parçası olamaz. Türkiye bu bölgede çok olumlu bir unsurdur. Türkiye, bölgede kriz çözücü olarak, ayrıca Gürcistan’a verdiği siyasi ve ekonomik destekle, Gürcistan’ın uluslararası topluluğa entegrasyonunda büyük katkılar sağlamıştır. Türkiye her zaman sorunun değil, çözümün parçası olmuştur. Geçmişte
Rusya bize vize koyduğunda, Türkiye vizeyi kaldırdı. Rusya ticari
ambargo uyguladığında Türkiye ile neredeyse serbest ticarete geçtik.
Son krizde bombalar altındayken, dış dünya ile tek bağlantımız,
durmadan gidip gelen Türk kamyonları idi. Bu örneklerin kıymetini
biliyoruz. Bu gibi dayanışma örnekleri asla unutulmaz” Ama Rusya’nın bu tutumu devam ettikçe orta yol bulunması mümkün görünmüyor. Sizin kayıp rakamlarınız nasıl? - Biz 180 kadar asker kaybettik, Ruslar 2 bin 200 asker kaybetti. Birkaç
yüz de sivil kayıp var, ama o ayrı bahis. Demek istediğim, karşımızdaki
Rusya artık Sovyetler Birliği gibi bir süper güç değil. Rusya çözümün
parçası olmak isterse memnuniyetle karşılarız. Ama Rusya artık süper
güç olmadığının farkında değil ve bir süper güçmüş gibi davranıyor.
Gürcistan’da yaptıkları ne kadar güçlü olduklarını değil, ne kadar
zayıf olduklarını gösteriyor. Sonra da çıkmış Rusya’nın Cumhurbaşkanı
(Dimitri Medvedev) bana siyasi mevta diyor. Birisine siyasi mevta
diyorsanız, öyle olduğunu göstermek zorundasınız. Bu kışkırtmaların
artık inandırıcılığı kalmadı. Söz kışkırtmalardan açılmışken, Ağustos’un 7’sinde Güney Osetya’ya karşı harekete geçmenizden sonra ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice çıktı ve sizi defalarca Rusların kışkırtmalarına kapılmamanız uyarısında bulunduğunu açıkladı. Kendinizi Rusların tuzağına düşmüş gibi görüyor musunuz? - Tuzak filan yoktu.
Vaşington’da böyle bir bakış var, çünkü neden olduğunu anlamak
istiyorlar. Biz de Amerikalıları Rusların her an saldırıya
geçebilecekleri konusunda uyarıyorduk. Yani uyarılar karşılıklıydı. Ama
bu uyarılar bir sonuç getirmedi. - Bu konuyu hiç kimse ile önceden görüşmedik. (Harekâta geçme kararını
kastediyor-MY) Ama Türkiye, Rusya ile sorunlarımızın hep farkındaydı.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile bu olaylar çıkmadan önce bu konuları
konuşuyorduk. Türkiye hep olumlu yaklaştı. Rusya’nın Gürcistan topraklarında ilerleyişine karşı uluslararası camiada anında siyasi destek buldunuz. Peki hiç askeri destek istediniz mi? Askeri destek almış olsanız, olaylar nasıl gelişirdi sizce? - Askeri destek alsak her şey farklı olurdu. Ama kimseden askeri destek talebinde bulunmadık. Sanıyorum,
İran Dışişleri Bakanının (Menuçehr Mütteki) bugün (önceki gün) Tiflis’i
ziyaret etmesinden endişelendikleri için bu açıklamayı yapmışlardır.
Daha önce de burada Amerikan ve İsrail askerlerini barındırdığımızı
söylemişlerdi. Bunların aslı yok. O kadar asker vardı da Ruslar
saldırınca neden bize yardım etmediler? Bunlar tuhaf davranışlar. Harekete geçtiğinizde ve Ruslar karşılık verdiğinde Batı’dan beklediğiniz desteği buldunuz mu, yoksa bir hayal kırıklığına uğradınız mı? - AB kimsenin tahmin etmeyeceği kadar çabuk harekete geçti. Bunda
Sarkozy’nin kişisel gayretinin payı büyüktü. Amerikan desteği birkaç
gün sonra geldi ve o da çok önemliydi. Hayal kırıklığını soruyorsunuz;
en büyük hayal kırıklığı bu çatışmadan kaçınamamış olmamızdır. Eğer zamanı 6 Ağustos gününe geri almak mümkün olsaydı, aynı şeyleri, aynı şekilde yapar mıydınız? - Zaman geri alınamaz. Ama alınsaydı, 2004’e alınması iyi olurdu. O zaman bu konunun çözülebilmesine yönelik ortam daha uygundu. Onun dışında, ne yaptıysam, aynısını yeniden yapardım. 6 Ağustos gününe gelene kadar Rusların asker yığınağı devam ediyordu. O kadar tank oraya bir günde uçup gelmedi. 7 Ağustos’ta iki seçeneğimiz kalmıştı: Direnecektik, ya da direnmeyecektik. Ben direnmeyi tercih ettim. Biz harekete geçmeseydik, belki de Rus tanklarının Tiflis’e ilerleyişini durdurmak mümkün olmayacaktı. Bunu yaptık. Bir de Putin’in bu işe birkaç
köyü ele geçirmek için kalkıştığını düşünmüyorum. Rusların iki
stratejik hedefi vardı: Birincisi, bölgedeki bütün enerji yollarını
kontrolüne almak; ikincisi de Tiflis’teki hükümeti devirmek. Bunların
ikisini de yapamadı. Gürcü kuvvetleri Güney Osetya’dan çekilmeye başladığında, çoğu kişi sizin iktidardan düşeceğinizi düşündü. Oysa halkınızı şu anda size destek verdiği görülüyor. Kendi siyasi geleceğinizi nasıl görüyorsunuz? - Üç gün önce yapılan kamuoyu yoklamasında bana verilen destek yüzde 76 idi. Henüz olgunlaşmamış olsa da burada demokratik bir işleyiş olmasını istiyoruz. Her hükümetin olduğu gibi, bizim de başlıca meselemiz ekonomi. Bir de, bu kriz sayesinde Gürcistan dünyada yalnız olmadığını gördü. Şimdiye dek Ruslara karşı Gürcüler hep yalnız bırakıldı. İlk defa dünya kamuoyu bizim yanımızda yer aldı, yalnız olmadığımızı gösterdi. Bu bizim için çok önemli. TimeTurk Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 195
Yorum yaz
|
||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|