|
Rehn Türkiye'nin siyasi yapısını anlattı |
|
|
|
|
Cumartesi, 03 Mayıs 2008 |
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu Üyesi Olli Rehn, Türkiye'de ''aşırı laiklerle Müslüman demokratlar arasında bölünme olduğunu'' öne sürdü.
Rehn, Oxford Üniversitesi'ndeki konuşmasında, Türkiye'nin çok boyutlu
yeni bir siyasi krizden geçtiğini iddia ederek, ülkenin geleceğini
belirlemek için farklı grupların mücadele içinde olduğunu savundu.
Rehn şunları söyledi:
''Çok
belirgin bir bölünme var. Bir tarafta laikler var. Bunlar liberal laik
olmaktan daha çok aşırı laikler. Diğer tarafta Müslüman demokratlar
var. Bunlar reform geçirmiş eski İslamcılar. Fakat din bu hikayenin
sadece bir parçası. Büyük şehirlerin siyasetteki ve iş dünyasındaki
seçkinleriyle Anadolu'nun muhafazakar girişimci orta sınıfı arasında
sosyal ayrışma var.''
''İslam ve Batı dünyasının sonsuz bir
çatışmaya mahkum olduğunu düşünmediği'' belirten Rehn, Soğuk Savaş
döneminde İslam dünyasıyla Batı'nın işbirliğini örnek göstererek bugün
de köktenciliğe ve her türlü terörizme karşı her iki tarafın karşılıklı
köprüler kurması gerektiğini ifade etti.
Bu kapsamda
Türkiye'nin hayati bir rol oynayabileceğine dikkat çeken Rehn, ''Avrupa
hikayesinin bir sonraki bölümünün İstanbul'da yazılmasını'' istediğini
belirtti.
Ekim 2005'ten bu yana katılım müzakerelerini
sürdüren Türkiye'yi daha açık, demokratik ve kendine güvenen bir
topluma dönüştürecek reformların AB süreciyle hayata geçirildiğini
anlatan Rehn, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Şu anda AK Parti
aleyhine açılan kapatma davasıyla Türkiye yeni bir siyasi tansiyon
sürecinden geçiyor. AB'nin bu davaya tepkisi reddetmek oldu. Çünkü AB
demokrasilerinde siyasi partilerin kapatılma davaları normal değildir.
AB aday ülke olduğu için Türkiye'de yaşananlara kayıtsız kalamaz.
Şeytanı duvara resmetmeyelim bunu yapmak zorunda değiliz. Ama
Türkiye-AB katılım sürecini olumsuz etkilememesi için elbette
demokratik prensipler ve hukukun üstünlüğünün Avrupa standartlarına
uygun şekilde uygulanmasını umuyoruz.''
Orhan Pamuk'un modern
Türkiye'nin gerçeküstü portresini çizen Kar romanını son günlerde
tekrar okumaya başladığını anlatan Rehn, romanda aşırı laiklerle
Müslüman demokratlar arasında yaşananların sadece afaki olmadığını öne
sürdü ve bugünkü Türkiye'nin gerçekçi analizine dayandığını düşünmeye
başladığını savundu.
Rehn, konuşmasını şöyle tamamladı:
''Ben,
Türkiye'nin güçlü sivil toplumunun daha iyi bir diyalog çağrısında
hayati bir rol oynayacağına inanıyorum. Şimdi yargıyla ilgili ve
demokratik reformları bütünüyle yeniden başlatmak ve uzlaşma ruhu
yaratmak çok önemli. Türk Ceza Kanunu'nun 301'inci maddesinin bu hafta
içinde değiştirilmesi Türkiye'de herkesin ifade özgürlüğünün garanti
altına alınması için ileriye atılmış memnuniyet verici bir adımdı.
Fakat daha fazlası yapılmalı. Türkiye tekrar yol ayrımında ve
demokrasi, hukukun üstünlüğü ve demokratik laiklik için bastıracak
kendine güvenen sivil topluma ihtiyacı var.''
Ajanslar Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 306
|