BaÅŸbakan
Recep Tayyip ErdoÄŸan, Washington Büyükelçisi Namık Tan'ın Türkiye'ye
çaÄŸrılması ile ilgili olarak, ''Durumu en geniÅŸ anlamda
değerlendireceğiz, değerlendirmek durumundayız. O neticeleri de net
olarak görmediÄŸimiz sürece biz büyükelçimizi ABD'ye göndermeyiz'' dedi.
BaÅŸbakan ErdoÄŸan, Suudi Arabistan'daki temasları çerçevesinde Kraliyet
Misafir Sarayı'nda düzenlenen öÄŸle yemeÄŸinde yaptığı konuÅŸmanın
ardından basın mensuplarının sorularını cevaplandırdı.
ErdoÄŸan, ABD-Türkiye iliÅŸkileri, ABD Temsilciler Meclisi Dış İliÅŸkiler
Komitesi'nde kabul edilen Ermeni tasarısı ve Washington Büyükelçisi
Namık Tan'ın Türkiye'ye çaÄŸrılması ile ilgili bir soru üzerine ÅŸunları
kaydetti:
''Sözde Ermeni soykırımıyla alakalı geliÅŸme Türkiye'yi gerçekten
üzmüÅŸtür. ABD bizim stratejik müttefikimizdir, ortağımızdır. ABD'nin
böyle bir süreçte Ermenistan'la Türkiye arasında İsviçre Protokolü'nün
imzalandığı süreçte, bu ÅŸekilde bir oylamanın yapılmış olması, adeta
bir komedi orada icra edildi. Bu komedi icra edilirken de 'oy
kullanacak olan kiÅŸinin en geç 5 dakika içinde orada olması gerekir,
gelmezse oylama biter' kuralından hareketle, bakıyorsunuz başkan
ortadan kayboluyor. Aradan saatler
geçiyor. Oylama sırasında kokteyl mi olur? Bunu kime anlatacaksınız?
22-20 ret-kabul. Bu defa 4 eksik var. Tamamı 46. Bu dört kiÅŸinin 3'ünü
apar topar buluyorlar. Son bir kiÅŸinin gelmesini beklemeden aniden
'kapattım' diyor, oylamayı kapatıyor.
Bu karar baÄŸlayıcı bir karar da deÄŸil. Bu bizim için önemli deÄŸil ama
buradaki tavır önemli. Bunların hiçbiri şık deÄŸil. Bu ABD'nin
kongresine yakışmıyor. Dış İliÅŸkiler Komitesi'ne yakışmıyor. Böyle ÅŸey
olmaz. Yani 'ileri demokrasi' diyeceksiniz, ileri demokrasinin
kabullenemeyeceÄŸi bütün çirkinlikleri orada ortaya koyacaksınız. Bu
doÄŸru ÅŸey deÄŸil. Tabii böyle bir olayı yaptılar. Anında tepkimizi
ortaya koyduk ve gereken ne ise bunların hepsini söyledik ve anında
büyükelçimizi istiÅŸarelerde bulunmak üzere Türkiye'ye çağırdık."
Bundan sonra takınılacak tavrın çok önemli olduÄŸunu vurgulayan BaÅŸbakan
ErdoÄŸan, "Biz bu tavrı izliyoruz. Zira Türkiye bu tür konularda
hassastır. Onuruyla oynatmaz. ABD'nin de basit siyasi hesaplar uğruna
Türkiye gibi stratejik ortağını feda edeceÄŸine ben inanmıyorum. Bunu
onlar da göze alıyorlarsa orada bizim diyeceÄŸimiz bir ÅŸey yok. Biz de
tabii durumu en geniÅŸ anlamda deÄŸerlendireceÄŸiz, deÄŸerlendirmek
durumundayız. O neticeleri de net olarak görmediÄŸimiz sürece biz
büyükelçimizi ABD'ye göndermeyiz"
ErdoÄŸan ayrıca İsrail'in Suriye ile görüÅŸmelerinde Türkiye'nin arabuluculuÄŸunu kabul ettiÄŸini açıkladı.
Tüm OrtadoÄŸu'nun nükleer silahlardan arındırılmış bir bölge haline
getirilmesini istediklerini söyleyen ErdoÄŸan, İran ile sorunun
diyalogla çözümünden yana olduklarını yineledi.
BaÅŸbakan, Yemen konusundaki endiÅŸelerini de aktararak, bu ülkenin
mezhep temelli ayrışmayı körükleyen ve terör üreten bir istikrarsızlık
sarmalına girmesine izin verilmemesi gerektiğini vurguladı.
BaÅŸbakan ErdoÄŸan, Suudi Arabistan'daki temasları çerçevesinde Kraliyet
Misafir Sarayı'nda düzenlenen öÄŸle yemeÄŸinde basın mensuplarıyla bir
araya geldi. Erdoğan burada yaptığı konuşmada, Kral Faysal Vakfı
tarafından ÅŸahsına verilen ''Kral Faysal İslam'a Hizmet Ödülü''
törenine katılmak amacıyla Suudi Arabistan'ı kısa bir aradan sonra
yeniden ziyaret ettiğini hatırlatarak, 1976 yılında merhum Kral
Faysal'ın oÄŸulları tarafından kurulan Kral Faysal Vakfının, dünyanın en
büyük ve saygın hayır kurumları
arasında yer aldığını söyledi.
Bu Vakfın tüm Suudi Arabistan için manevi deÄŸerinin büyük olduÄŸunun
altını çizen BaÅŸbakan ErdoÄŸan, ödül Komitesinin başında Mekke Valisi
Prens Halid El Faysal'ın bulunduÄŸunu söyledi. ErdoÄŸan, ''Kral Faysal
Vakfı, ülkemizde baÅŸlattığımız siyasi ve ekonomik reform süreci,
Türkiye'nin bölgede ve uluslararası arenada oynadığı rol, Orta DoÄŸu'da
adil ve kalıcı barış ve Filistin halkının hakları için sarf ettiÄŸimiz
çabalarımız çerçevesinde, 'İslam'a Hizmet Ödülü'nü ÅŸahsıma vereceÄŸini
açıklamıştır. Ben de bu ödülü aziz Türk milleti adına kabul edeceÄŸim.
Ziyaretim vesilesiyle Kral Abdullah ve Veliaht Prens Prens Sultan ile
görüÅŸmeler yapacağım. Temaslarım sırasında ikili iliÅŸkilerimizin ve iÅŸ
birliÄŸimizin daha da ilerletilmesi için atılabilecek adımları ele
alacağız. Bu temaslarım, ülkemiz ile Suudi Arabistan arasındaki iÅŸ
birliÄŸinin hem ikili düzeyde hem de Körfez İşbirliÄŸi Konseyi, Arap
Ligi, İslam Konferansı Örgütü ve BirleÅŸmiÅŸ Milletler gibi çok taraflı
forumlarda güçlendirilmesi konusundaki ortak irademizi teyit etmemize
de imkan verecektir" dedi.
Ziyaretinin, Suudi Arabistan'a geçen Ocak ayında yaptığı ziyarette ele
alınan hususların takibinin yapılmasına ve Suudi Arabistan ile Türkiye
arasındaki dostluk ve kardeşlik ilişkilerinin daha da geliştirilmesine
katkıda bulunacağına inandığını belirten Erdoğan, şunları kaydetti:
''Türkiye, bölgemizde barış, istikrar ve güvenliÄŸi tesis etmek için
samimi gayret göstermektedir. KomÅŸularımızla yürüttüÄŸümüz yapıcı
diyalog sürecini bölgemize de hakim kılmak, bölgemizi bir istikrar,
refah ve kalkınma kuÅŸağına dönüÅŸtürmek için hep birlikte yoÄŸun bir çaba
ortaya koyuyoruz. Orta DoÄŸu'nun çözümsüz kalmış ihtilaflar,
gerginlikler ve çatışmalar bölgesi olarak anılmasını istemiyoruz.
Türkiye tüm Orta DoÄŸu ve Arap ülkelerine tarihten gelen köklü
iliÅŸkilerle baÄŸlıdır. Hepimiz bu coÄŸrafyada beraber yaşıyoruz. Birçok
konuda benzer görüÅŸlere sahipken, hep birlikte aynı sorunları
göÄŸüslemeye çalışıyoruz. Buradaki amacımız, bölgemizi, barış, istikrar,
uyum ve refah kuÅŸağına dönüÅŸtürmek, gelecek nesillere parlak bir bölge
bırakmaktır. Bu çerçevede, bölge ülkeleri arasında siyasi diyaloÄŸu
güçlendirmek, ekonomik karşılıklı bağımlılık ve entegrasyon saÄŸlamak,
kültürel etkileÅŸimi yoÄŸunlaÅŸtırmak suretiyle bölgesel bir sinerji
yaratılmasını hedefliyoruz. Prestij peşinde değiliz. Sadece kendi
çıkarımızı gözeten saiklerle de hareket etmiyoruz. Bölgesel sorunların,
bölge ülkeleri tarafından sahiplenilerek bütüncül bir yaklaşımla
çözülmesi gerektiÄŸine inanıyoruz."
''FİLİSTİN MESELESİNE KALICI BİR ÇÖZÜM BULUNMASI GEREKMEKTEDİR''
Bölgede kritik bir dönem geçirildiÄŸine iÅŸaret eden ErdoÄŸan,"Irak
uluslararası toplumun gündemindeki öncelikli yerini muhafaza
etmektedir. Irak'ta 7 Mart günü yapılan seçimler ve bu seçimler
uyarınca kurulacak yeni hükümet, gerek bu komÅŸumuzun geleceÄŸi, gerek
bölgemizin barış ve istikrarı açısından büyük önem taşımaktadır.
Önümüzdeki dönemde, tüm uluslararası toplumun, Irak'ın huzur, güvenlik
ve istikrara kavuÅŸması için bu ülkeye destek olması gereklidir. Orta
DoÄŸu Barış Süreci'nde yaÅŸanan tıkanıklığın giderilmesi ve barış
görüÅŸmelerinin tüm kanallarda yeniden canlandırılması gerektiÄŸini
düÅŸünüyoruz. Bunda hepimize önemli sorumluluk ve görevler düÅŸmektedir.
Bölgemizin ihtilaf ve çatışmalar bölgesi olmaktan kurtarılarak, barış,
istikrar ve refah bölgesi haline dönüÅŸtürülebilmesi için Filistin
meselesine kalıcı bir çözüm bulunması gerekmektedir. Bu çerçevede,
Filistin'de birlik ve beraberlik saÄŸlanması için her türlü gayret
gösterilmelidir. Ayrıca, Gazze'de yaÅŸanan trajedinin yaralarının
sarılmasına ve Gazze'nin her açıdan yeniden inÅŸasına vakit kaybetmeden
el birliğiyle başlanmalıdır. Bu noktada, uluslararası toplumun Gazze'ye
inÅŸaat malzemelerinin giriÅŸine izin vermesi, ayrıca, Kudüs'ün
demografisini, statüsünü ve karakterini deÄŸiÅŸtirmeye yönelik
uygulamaları dahil, barış sürecini tıkayan tüm faaliyetlerine son
vermesi için İsrail'e gerekli baskıyı yapması gerekmektedir. Mescid-i
Aksa, Beytüllahim'deki Bilal Camii ve El Halil'deki İbrahim Camii'nin
İslami karakteri korunmalı ve gerekli saygı gösterilmelidir" diye
konuÅŸtu.
İha
98