Gazetemiz - Gazeteler - Gazete ManÅŸetleri -
Haber Arama
Kategor :
Chp Grup Toplantısı
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Balyoz darbe iddialarına ilişkin emekli kuvvet komutanlarının gözaltına alınmasını eleştirerek, ''Eğer sabah 04.00'da kapınız çaldığında 'sütçüdür' diyebiliyorsanız demokrasi vardır.
2010-02-23 18:03:00

Ama 'eyvah geldiler' diyorsanız, korku sizin ruhunuza iÅŸlemiÅŸse, iÅŸte o ülke demokratik bir ülke olmaktan çıkmış demektir'' dedi.
Partisinin TBMM'deki grup toplantısında konuÅŸan Baykal, ekonomiyi deÄŸerlendirdi. Kredi kuruluÅŸlarının son günlerde Türkiye'nin kredi notunu artırdığına iÅŸaret eden Baykal, "Bugün Türkiye'ye ekonomik tablonuz iyi diye referans veren kuruluÅŸlar, kriz öncesinde, dünyayı krize sokan ülkelere de olumlu notlar vermiÅŸlerdi. Onlar baÅŸka iÅŸlerle meÅŸguldür. İşsizlikte dünyanın ikincisi olmuÅŸuz, iÅŸyerlerimiz kapanıyor, ekonomimiz küçülüyor, iÅŸler azalıyor, kredi kartları ödenemiyor, Bu nasıl iÅŸtir diye sakın
düÅŸünmeyin. O iÅŸ ayrı bu iÅŸ ayrı. Onlar kredilere bankalara bakar. Ekonominin acısını çekenler onların ilgi alanı deÄŸildir" dedi.
KonuÅŸmasında yargı krizine ve eski kuvvet komutanlarının Balyoz darbe iddiası kapsamında gözaltına alınmalarına deÄŸinen Baykal, "Son iki günde yaÅŸananlar Türkiye'de bir ölçüde alışmaya baÅŸladığımız gidiÅŸatın temposunun çok yükseldiÄŸini ve bu gidiÅŸin çok tehlikeli istikametine doÄŸru götürmekte olduÄŸu gerçeÄŸini herkesin önüne koymuÅŸtur. Türkiye Cumhuriyet tarihi boyunca darbeler yaÅŸamıştır, isyanlar yaÅŸamıştır. Çok acı travmalar yaÅŸamıştır. İlk kez Cumhuriyet tarihinde yargı yargının karşısına hükümet
kararıyla çıkarılmıştır. Kimse bir aldatmacaya alet olmasın. Bu olayların arkasında sanmayın ki hukuk duyarlılığı içindeki hukukçular vardır. Bu olay yargının siyasallaÅŸmakta olduÄŸunu göstermektedir. Bunun sonucunda Türkiye'de ilk kez kuvvet komutanları gözaltına alınmıştır, ordu komutanları gözaltına alınmıştır. Bir günde 21 amiral ve general, 27 subay, 49 TSK mensubu büyük operasyonla gözaltına alınmıştır. Bu kadar büyük ve çarpıcı bir operasyon bildiÄŸim kadarıyla hiçbir demokratik ülkede olmamıştır.
Türkiye'nin tarihinde olmamıştır. BildiÄŸim kadarıyla herhangi bir baÅŸka demokratik ülkede, büyük olayların yaÅŸandığı ülkeler dahil, böyle olaylar ortaya çıkmamıştır. FaÅŸizmden demokrasiye geçen ülkelerde böyle bir tablo yaÅŸanmamıştır" diye konuÅŸtu.
Demokrasi ve hukuk devletinin ön görülebilirlik rejimi olduÄŸunu kaydeden Baykal konuÅŸmasını ÅŸöyle sürdürdü:
"Yani sabaha karşı 04.00'da kapınız çalındığı zaman olsa olsa sütçüdür diyebiliyorsanız demokrasi vardır. EÄŸer sabaha karşı 04.00'da 'Eyvah geldiler' diyorsanız, korku sizin ruhunuza iÅŸlemiÅŸse, iÅŸte o ülke demokratik bir ülke olmaktan çıkmış demektir. 49 kiÅŸi gözaltına alındı dün. DoÄŸal olarak vatandaÅŸ soruyor niçin? Bunlar önümüzdeki aylar içinde darbe yapacaklardı da, geleceÄŸe yönelik bir darbe uygulamasını hayata geçirmek üzereydiler, ÅŸimdi elleri tutuldu, o nedenle gözaltınalar mı diyoruz? Aklı
başında kimse, bu insanların böyle bir darbe gerçekleÅŸtirme çabası içinde oldukları kanaatinde deÄŸil. Bunlar ÅŸimdi deÄŸil, geçmiÅŸte güç ellerindeyken, geçmiÅŸte darbe yapmaya fiilen giriÅŸtiler ve darbeyi yapamadılar bu anlaşıldı, ondan dolayı mı ÅŸimdi onlara bu hesabı sormak üzere gözaltına alıyoruz? Bunlar geçmiÅŸte darbe düÄŸmesine bastılar mı? 2003'te bu insanlar darbe projesini ortaya koydukları zaman, bunu birilerinden mi sakladılar? NeymiÅŸ? Bir askeri tatbikat vesilesiyle, aslında darbeye yönelik
bir proje ortaya koymuÅŸlar. 7 yıl boyunca neyi beklediniz? Her ÅŸey ortada. Resmi bir tatbikat uygulaması. Açık bir olay var. O olay darbe hazırlığıymış. Bunu sadece bu 49 kiÅŸi mi yapmış? Bunlar onu yaparken, bunların amirleri neredeydi? Onların bakanları, baÅŸbakanları neredeymiÅŸ? Neyle meÅŸgulüz, ne yapıyoruz? Bunun arkasında ne var? Önleyici tedbir almak var mı? Hayır. GeçmiÅŸte gizli bir darbe organizasyonuyla ilgili hesap sorma mı var? O zamanki komutanlar emekliye ayrılmışlar. Hesabı ÅŸimdi mi soruluyor? 7
yıl geçmiÅŸ aradan, emekliye ayrılmış. Åžimdi birileri hangi ihtiyaçtaysa bu konuda bir dava kararı almışlar."
Son günlerde yaÅŸananların iktidarın parti kapatılmasına karşı gözdağı verdiÄŸi yönünde algılamaları da beraberinde getirdiÄŸini belirten Baykal, "Kimisi diyor ki parti kapatmaya karşı gözdağı veriliyor. Kendi siyasi hesaplarınız için nasıl bunu gerçekleÅŸtirebilirsiniz? Bu kadar ucuz mu? Åžimdi bu insanlar gözaltına alınmış. Niye? Darbeye dönüÅŸtürülebilecek bir tatbikat yapmışlar. Sen darbe düÅŸüncesiyle tatbikat yaptılar diye 7 yıl sonra hesap soruyorsun? Fiilen askeri müdahaleyi gerçekleÅŸtirmiÅŸ olanlara
niçin harekete geçmiyorsun? Bunlar kafalarının arkasında darbe düÅŸüncesi vardı diye 7 yıl sonra insanlar gözaltına alınıyorlar.12 Eylül'ü himaye edip, gerçekleÅŸmemiÅŸ bir darbe düÅŸüncesi diyerek, ne görevdeyken, nede ondan sonra gerçekleÅŸtirmiÅŸlerdir insanları gözaltına alıyorsun. Biz Anayasa'nın geçici 15. maddesini kaldıralım dedik. Bu bir hukuk süreci deÄŸildir. Siyasal hesaplaÅŸma düÅŸüncesidir" ÅŸeklinde konuÅŸtu.

AK PARTİLİ VEKİL DOÄžAN'IN SÖZLERİNE TEPKİ
AK Parti KahramanmaraÅŸ Milletvekili Avni DoÄŸan'ın '40 yıl onlar bizi fiÅŸledi, ÅŸimdi biz onları fiÅŸliyoruz' sözlerine de tepki gösteren Baykal konuÅŸmasını ÅŸöyle sürdürdü:
"Sözlerini okuyorum ve bu çerçevede düÅŸünmenizi istiyorum. Diyor ki:
'ArkadaÅŸlar sakın ha oylarımızı azaltmayın. Biz birazcık tökezlersek, bu defa çok kötü intikam alır. Oyumuz gerilerse, bu Ergenekoncular falan çok kötü intikam alır. Yani burada intikam alma hakkını veriyor. Bizim bu yaptıklarımızın bir cevabı olmalıdır ve bu cevabı birisi verir.' Kendi kendine bunun hesabını bizden sorarlar. Çünkü sorulması gereken bir hesap var demek istiyor ve ekliyor; 'Bu memlekette kimin kızının başı örtülüyse hepsini fiÅŸlemiÅŸler, kim namazında oruç tutuyor hepsini fiÅŸlemiÅŸler. Kim
yapmış bu iÅŸi? Bizim aramızda namazında niyazında baÅŸörtülü orucunun tutan milyonlarca insan var. Kimin haddine bunu fiÅŸlemek. VatandaÅŸ nasıl istiyorsa öyle yaÅŸar. İster başını örter ister açar. Bak aramızda baÅŸörtülü kardeÅŸlerimiz var. Kim kimi fiÅŸliyor, ne biçim laf bu? Diyor ki, 'Åžimdi biz onları fiÅŸliyoruz. 40 sene onlar bize yaptı, inÅŸallah ÅŸimdi sıra bizde. Yapmaya çalıştığımız bu arkadaÅŸlar' Bu olayın dürüstçe ifade edilmesidir. Burada geçmiÅŸte bize yapıldı dediÄŸi iÅŸler kimsenin sindirebileceÄŸi iÅŸler
deÄŸildir. Bugün yaÅŸanan olayları hukuktu, demokrasinin iÅŸleyiÅŸiydi diye izah etmeye kalkmasın, bunun altında bir hesaplaÅŸma yatıyor. Ergenekon dediÄŸin de iÅŸte budur. Bugün Türkiye manzarasına baktığımız zaman, sanki Türkiye'de darbe yapıldı. Duymadık, haberimiz yok. Ama bakınca hemen içimizden gelen düÅŸünce, yahu bir darbe yapıldığı izlenimi."
Hükümetin bağımsız yargı konusundaki tavrını artık herkesin görebileceÄŸi ÅŸekilde ortaya koyduÄŸunu ifade eden Baykal, "Bağımsız yargı yerine, tarafsız yargı demeye çalışıyor. Bundan kastettiÄŸi de ondan taraf olması. Herkesin ÅŸunu çok iyi bilmesi gerekiyor. Bağımlı yargı hiçbir ÅŸart altında tarafsız olamaz, bağımlı çünkü.
Evrensel insan hakları belgelerinde, hepsinde bağımsız yargı konuÅŸuluyor. Tarafsız yargı profesyonelliÄŸin gereÄŸidir. Bağımsız yargının içinde tarafsız olmayanlarda olabilir. Yargı bağımlı ise, artık tarafsız yargı demek ya bir cehalettir, ya da karşısındakini gerizekalı sanmasıdır" dedi.
Özel yetkili mahkemelerin kapatılan Devlet Güvenlik Mahkemeleri'nin yerine kurulduÄŸunu hatırlatan Baykal, bunların kaldırılmasını istedi. Baykal, "Hukuk sistemimizde bir süreden beri, tam yetkili ağır ceza mahkemeleri, tam yetkili savcılık özel yetkili ağır ceza mahkemeleri. Yargı bir bütündür. Özel yetkili olan var, özel yetkisi olmayan var. Bu ayrımı yaptığınız zaman tereddüt girer. Bunun arkasında DGM var. Bu DGM Türkiye'de genel ÅŸikayet hale gelmiÅŸti. Kaldırıldı ama bu defa özel yetkili ağır ceza
mahkemeleri diye ayrı bir kategori imar edildi. Türkiye'deki yargıyı zaafa uÄŸratan bu sistemdir. Bir ülkede ihtisas mahkemelerine ihtiyaç olabilir. UyuÅŸturucu konusunu inceleyecek mahkemeler olabilir. Terör davaları için olabilir. Bu ihtisas mahkemesidir. Åžimdi özel yetkili dediÄŸiniz zaman iÅŸ çığırından çıkıyor" dedi.

''ERZİNCAN BAŞSAVCISININ TUTUKLANMASI
Hükümetin hakim ve savcılara baskı yaptığını savunan Baykal, "DoÄŸrudan doÄŸruya hükümet üyelerinin belli bir davaya yönelik etkisi var. Bir BaÅŸbakan Yardımcısının Erzincan'da bir savcıya, soruÅŸturmayı nasıl götürmesine yönelik etki yaptığı ortaya çıktı. Kimse inkar edemiyor. Sadece orada mı müdahale edildi. Burada gözü pek bir savcı çıktı. Peki çıkmayan yerlerde ne oldu? Bu öyle bir savcı daha ince de JİTEM ile ilgili iddiaların üzerine cesurca giden bir savcı. EÄŸer o savcı 2007 yılında o soruÅŸturmayı
baÅŸlatmamış olsaydı bunlar onun başına gelir miydi? İtham edilen suçların tümünün uydurma olduÄŸunu bilmeyen var mı? Adam JİTEM'e karşı mücadelenin öncüsü. Åžimdi Ergenekon'un içine katmaya çalışıyorlar. Suç imal ediliyorsa ve bunu hukuk adına yapıyorsanız orada hukuk devletinden demokrasiden bahsetmek mümkün mü? Sen amacına ulaÅŸmak için sadece dedikodu yapmıyorsun tuzak kuruyorsun, terkip yapıyorsun. Devlet gücüyle bu yapılıyor. Böyle bir güçle her ÅŸey yapılabilir. Böyle bir durumda kimsenin dokunulmazlığı
yoktur" diye konuÅŸtu.
KonuÅŸmasında Habur'da yaÅŸanan olaylara ve Hatip Dicle'nin açıklamasına deÄŸinen Baykal, "Birisi de çıkıp diyor ki Habur'da hakimleri ayarladık. Kimdi diyor İçiÅŸleri Bakanı, kime diyor DTP'nin eski Genel BaÅŸkanına. Orada ne konuÅŸulduÄŸunu bize bir eski milletvekili söylüyor. Geçiyor mu o gelenler denildiÄŸi gibi. Uygulama Türkiye'nin hukukuna aykırı mı? Ortada bir ayarlamanın bulunduÄŸu anlaşılmıyor mu? Devletin bütün yetkilileri orada, emniyet genel müdürlüÄŸü yetkilileri orada, İçiÅŸleri Bakanlığı yetkilileri
orada. Peki Adalet Bakanlığı yetkilileri orada mı? Ne arıyor Adalet Bakanlığı yetkilileri orada. Ayarlamayı kim yapıyor. İçiÅŸleri Bakanı mı yapıyor? Delilin yerini imzasız ihbar mektubu aldı. Gizli tanık aldı. İçinde bulunduÄŸu davanın sanığı olan. Mahkemede hüküm giymiÅŸ olan insan gizli tanığa dönüÅŸüyor ve davanın seyrini deÄŸiÅŸtirmeye çalışıyorlar. Kim bu cinayet iÅŸlemiÅŸ, yeÄŸenini fuhÅŸa teÅŸvik etmiÅŸ, daha birçok pis iÅŸe bulaÅŸmış biri. Dursun Çiçek'le buluÅŸtunuz mu diyorlar savcıya. İnsanlar kendi
masumiyetlerini iknaya zorlanıyorlar.Oysa hukuk masumiyete dayanır. İddia sahibi iddiasını ispata mecburdur.Bu gerçekten hepimizin ibret alması gereken bir manzaradır" diye konuÅŸtu.

"HÜKÜMET YARGININ DOÄžRUDAN İÇİNE GİRMİŞ, GÖBEĞİNDE YER ALMIÅžTIR"
Hükümetin yargının içine doÄŸrudan girdiÄŸini savunan Baykal, ÅŸunları söyledi:
"Hele bu Erzincan soruÅŸturmasından sonra hükümet yargının göbeÄŸinde yer almıştır. Aklı başında bütün hukukçular hükümetin yanlış istikamette buraya battığını ortaya koymuÅŸtur. Bu tablo karşısında ÅŸu gerçeklere dikkat çekmek istiyorum. Türkiye'de siyasi niteliÄŸi ağır basan davalar yaÅŸandı. 12 Eylül dönemindeki kesintilerde olduÄŸu gibi. 12 Eylül'de darbe oldu 100 gün sonra sanıklar yargı karşısına çıktı. MSP Genel BaÅŸkanı tutuklandı, 7 ay sonra iddianame hazırlandı. Gelelim bugünkü manzaraya. Ergenekon
davası 12 Haziran 2007 baÅŸladı. Yani 3 yıl tamamlanmak üzere. Ergun Poyraz diye bir yazar var. 22 Temmuz 2007'de tutuklandı hala tutuklu. Silahlı deÄŸil, neyle itham edildiÄŸi belli deÄŸil. Bir kitap yazdı BaÅŸbakan hakkında çok ağır sözler içeren. Kitapta bir sorun varsa ona göre harekete geçin. Ne oldu Ergenekon'dan gözaltına alındı 3 yıldır tutuklu. Hala iddianamelerin sonu gelmiÅŸ deÄŸil. Ucu açık iddianame kavramını Ergenekon'la gördük. Bu oluyorsa her ÅŸey olur. Bu oluyor ve bunu hazmettirmeye çalışıyorlar.
Dalga dalga insanlar tutuklanıyor. Pek çok insan neyle suçlandığını bilmeden tutuklu kalıyor. Bu kadar büyük bir dava Ergenekon var diye yola çıkıyor. Öyle bir ÅŸey olduÄŸuna dair hiçbir delil yok. 3 yıldır ortada iddia var mahkumiyet yok. İddia ile mahkum ediyorsun. Hükümle deÄŸil. İddia var, tutukluluk var, ölüm var ama hüküm yok. Kimse hakkında yok. Böyle dava olur mu? Bu zülümdür, hukuk deÄŸildir. Kimsenin imtiyazı yok. Herkes hesap verecek deniyor. Peki Sayın BaÅŸbakan sen hesabını vermeyecek misin? Onların
dokunulmazlığı yok ama senin dokunulmazlığın var. Mecliste 550 milletvekili var, 608 tane de fezleke var. Adalet yok, hukuk yok. Sen istediÄŸin kadar nutuk at. Söylediklerinin dirhem deÄŸeri olmadığını millet gözünün içine baktığı an fark ediyor. Bu milletin dürüst onurlu savcısı en ağır ÅŸekilde cezalandırılmak isteniyor. Bu gidiÅŸi bakınca nerede duracak diye herkes soruyor. Bilerek kavga gerilim tırmandırılıyor."
KonuÅŸmasında hükümeti hesap vermeden kaçmaya çalışan müÅŸterilere benzeten Baykal, "Hani lokantaya birileri gelir sofrayı donatırlar yer içerler, garson hesabı yazmaya baÅŸlayınca oradaki insanlar ne yapsak da hesabı ödemeden kaçsak diye düÅŸünmeye baÅŸlarlar. Åžu andaki Türkiye manzarasına bakınca aklıma bu geliyor. Birileri masadan hesabı ödemeden kaçmanın planlarını yapıyorlar. Hır çıkarıp dayak yiyecek yiyince de aÄŸlaÅŸacak. Aman sakın ha. Oradaki kavga hazırlığını görün ama sakon kavgaya dahil olmayın.
Sıkın diÅŸinizi bu günler gelip geçer bunların ad hesap vereceÄŸi günler elbette gelir. Sakın ha kavgaya fırsat vermeyin. Sizin dışınızda kavga çıkarsa da katılmayın. Ama kapıyı pencereyi de iyi tutun" dedi.
Öte yandan Baykal'ın bugünkü toplantısını Ankara'da eyle yapan bir grup TEKEL iÅŸçisi de izledi. Baykal, TEKEL iÅŸçilerine "CHP iktidarında 4-C maskaralığı olmayacak" dedi.

56
Yorum Ekleyiniz...
Adınız Soyadınız :
E-posta Adresiniz :
Başlık :
Yorum :
Güvenlik Kodu :

* Resimdeki kodu yazınız