Gazetemiz - Gazeteler - Gazete ManÅŸetleri -
Haber Arama
Kategor :
Selamet koğuşu anıları
Milli Görüş'ün abisi Recai Kutan, 12 Eylül 'den sonra kaldıkları Kirazlıdere'yle ilgili anılarını anlattı: Şevket Kazan'ın Şafak restoranı, Ertuğrul Günay'ın kaçırmadığı Hadis dersleri ve Hoca'nın yetişilmeyen hızı... Selamet Koğuşu, Şevket Kazan'ın işlettiği "Şafak Restoranı" ve yine Kazan'ın öncülüğünde kurulan "Selametçi Kardeşler İlahi Grubu", Kutan'ın belleğinde hoş anılar olarak kalmış.
2011-03-15 10:48:31

Merhum Necmettin Erbakan'ın yol arkadaşı ve Milli GörüÅŸ'ün abisi Recai Kutan, Erbakan ile birlikte 12 Eylül ihtilali sonrası kaldığı cezaevinde yaÅŸadıklarına iliÅŸkin anılarını Yeni Åžafak'a anlattı. Kirazlıdere'ye ait sayısız hatırası olduÄŸunu ifade eden Kutan'ın anlattıklarından bir bölümü ÅŸu ÅŸekilde.

"Kendimizi ibadete vermiÅŸtik. Günü, namaz, Kur'an ve hadis dersleri için planlamıştık. Hadis derslerine ve namazlara CHP ve MHP'den de birkaç arkadaÅŸ gelirdi. Hadis derslerine devamlı gelenlerin başında ErtuÄŸrul Günay vardı. Dersleri hiç kaçırmazdı."

BİR ARADAYDIK

"Erbakan Hocamız ile Tahir Hoca iki kiÅŸilik odada kalıyordu. Onun dışındakiler ise koÄŸuÅŸlarda kalıyorduk. Lütfi DoÄŸan Hoca, Fehmi CumalıoÄŸlu, OÄŸuzhan Asiltürk, Åževket Kazan, Åžener Battal, Temel KaramollaoÄŸlu, Yasin HatipoÄŸlu ve Fehim Adak, hep bir aradaydık."

EN MEÅžHUR KOÄžUÅž

"Selamet KoÄŸuÅŸu dediÄŸimiz koÄŸuÅŸ en meÅŸhur koÄŸuÅŸtu. Bütün gündüz ve gece faaliyetleri Selamet KoÄŸuÅŸu'nda yapılıyordu. Orada, kendimize göre bir hayat kurmuÅŸtuk. Dayanışma vardı. Gelenleri paylaşır, birbirimize destek olurduk."

ERTUÄžRUL GÜNAY HADİS DERSLERİNİ KAÇIRMAZDI

"Kendimizi ibadete vermiÅŸtik. Günü, namaz, Kur'an ve hadis dersleri için planlamıştık. Hadis derslerine ve namazlara CHP ve MHP'den de birkaç arkadaÅŸ gelirdi. Derse devamlı gelenlerin başında ErtuÄŸrul Günay vardı. Dersleri hiç kaçırmazdı. Ondan sonra akÅŸam namazı, yatsı namazı o arada da espri ve ÅŸakalar yapardık. GördüÄŸüm manzara arkadaÅŸlarımda en ufak bir endiÅŸe üzüntü öyle bir ÅŸey yok. Çünkü bütün günü gayet iyi ÅŸekilde deÄŸerlendirecek ÅŸekilde programlar yapıyorduk."

HOCAMIZA YETİŞEMEZDİK

"Bütün yaptığımız faaliyetlere Erbakan Hocamız da eksiksiz katılırdı. Sabah ve öÄŸleden sonra yarım saatliÄŸine havalandırma programı vardı. Binanın dışında dikenli teller yoktu. Süngülü askerler duruyordu. Hava aldığımız yer yağışlı zamanlarda tamamen çamur olurdu. O çamurun içerisinde hareket ederdik. Hızlı hızlı yürürdük. Kültür fizik yapardık. O yürüyüÅŸler de bile disiplin bozulmazdı. Erbakan Hocamızla birlikte dört beÅŸ arkadaÅŸ onunla birlikte yürürdü. O zamanlar tabi rahmetli hocamızın enerjisi gayet yerinde. Boyu da uzundu. Onun yürüyüÅŸüne pek ayak uyduramazdık. Ara sıra koÅŸarak yetiÅŸirdik."

DEMİR KAFES İÇİNDE GÖRÜÅžME

Kutan, ziyaret günlerinin PerÅŸembe günü olduÄŸunu, ziyaretçi-lerle ise kapalı bir kafes içinde görüÅŸtüklerini anlatıyor:

"Birinci derece ziyaretleri ÅŸöyle olurdu. Bina 3 katlı bir bodrum bir zemin ve birinci kat. Biz birinci kattayız. O gün misafirler giriÅŸ katında kabul ediliyordu. Salonun yarısını bir demirle kafes haline getirmiÅŸler. Kimin ziyaretçisi gelmiÅŸse anons ediliyordu. Misafirlerle görüÅŸmek için o demir kafesin içerisine koyuyorlar. Kafesin karşısında bir masa etrafında, 3-5 masa vardı."

KAZAN'IN ÅžAFAK RESTORANI

"KoÄŸuÅŸta sabah namazı kılınıyor, sabah namazından sonra ise Lütfi DoÄŸan Hoca, iÅŸrak vaktine kadar bir cüz okuyor. Biz de Kur'an'dan takip ediyorduk. ÇoÄŸu kez askeriyenin verdiÄŸi kahvaltılara yetiÅŸemiyorduk. Åževket Kazan kardeÅŸimizin 'Åžafak Restoran' diye bir lokantası var idi. 'Åžafak Restoran' Åževket Kazan'ın yatağının üstü. Åževket Kazan, askerlerin kantininden peynirdi, domatesti, salatalıktı, alır hazırlar tam bir lokantacı intibasını vermek için peçeteyi omzuna atar 'buyurun' derdi. Erbakan Hocamız baÅŸta olmak üzere bizler gider Åžafak Restoran'da kahvaltımızı yaparız. Ondan sonda ödevler baÅŸlar. Ödev dediÄŸin, herkes bir hafta içerisinde sayı itibariyle 41 Yasin-i Åžerif okuyacak. ÖÄŸlen namazına kadar bunlarla meÅŸgul olurduk. ÖÄŸlen namazı cemaat ile kılınır. İkindiden sonra Lütfi DoÄŸan Hoca Hadisi Åžerif dersi verirdi. Ondan sonra akÅŸam namazı, yatsı namazı o arada da espri ve ÅŸakalar yapardık.

SELAMETÇİ KARDEÅžLER

"Bazı günler Selamet KoÄŸuÅŸu'na bir sessizlik, bir hüzün çökerdi. O zaman Åževket Kazan yeni bir marifetini daha ortaya koyar, Selametçi KardeÅŸler İlahi Grubu'nu kurardı. Takımındaki ilahiciler Fehmi Adak, Temel KaramollaoÄŸlu, Ahmet Remzi.

En çok okunan ilahi de Aşık Yunus'un Neva makamından ÅŸu ilahisi idi, 'Milk-i bekadan gelmiÅŸem, fani cihanı neylerem. Ben dost cemalin görmüÅŸem, hur-i cinanı neylerem.' İlahi takımına arada bir ben de katılırdım."

Yeni Åžafak

210
Yorum Ekleyiniz...
Adınız Soyadınız :
E-posta Adresiniz :
Başlık :
Yorum :
Güvenlik Kodu :

* Resimdeki kodu yazınız