Gazetemiz - Gazeteler - Gazete ManÅŸetleri -
Haber Arama
Kategor :
KurtulmuÅŸ'tan ErdoÄŸan'a EleÅŸtirisi
Partisinin düzenlediği katılım töreninde konuşan Saadet Partisi Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, Saadet Partisi'nin siyasete yön tayin ettiğini söyledi. İşte detaylar:
2010-03-22 10:41:02

On binlerin katıldığı iltihak töreninde konuÅŸan Saadet Lideri Prof. Dr. Numan KurtulmuÅŸ, Saadet'in emin adımlarla iktidara yürüdüÄŸünü söyleyerek, "Saadet Partisi siyasete yön veriyor ve yaptığı siyasetle Türkiye'de tüm siyasetin rotasını belirliyor."dedi.

Siyasetin rotasını Saadet çiziyor
Bu milletin hiçbir dönemde soykırım yapmadığını dile getiren KurtulmuÅŸ, "Uluslararası emperyalizmin hazırladığı kumpas hem Müslümanlara hem de Ermenilere büyük acılar yaÅŸatmıştır. O dönemde Osmanlı İmparatorluÄŸu'nun yıkılışını hazırlayan İttihatçı çetelerin yapmış olduÄŸu hataları kimse milletimize mal edemez" diye konuÅŸtu.

BaÅŸbakan'ın Ermenilerle ilgili sözlerini eleÅŸtirdi
Soykırım tasarısını deÄŸerlendirirken BaÅŸbakan ErdoÄŸan'ın 'Biz de o zaman Türkiye'deki 100 bin Ermeni'yi sınır dışı ederiz' sözlerini eleÅŸtiren KurtulmuÅŸ, "Bu sözün düzeltilebilecek hiçbir tarafı yoktur. Bu toprakların kapılarını dünyanın müstekbirlerine, iÅŸtahı dinmeyen kapitalistlerine açık tutacaksınız da karnını doyurmak için gelen birkaç Ermeni'ye mi kapıları kapalı tutacaksınız? Bunun bizim medeniyetimizde bir yeri yoktur. Bu topraklarda 1071'den bu yana Ermeniler ve bütün gayrimüslimler zimmi sayılmışlardır ki, bu da bize peygamberimizin zimmetidir" dedi.

DeÄŸiÅŸiklik istiyoruz, rötuÅŸ deÄŸil
Salonda coÅŸkulu kalabalığa hitap eden KurtulmuÅŸ, Anayasa deÄŸiÅŸikliÄŸi tartışmalarına deÄŸindi. Hükümetin Anayasa'yı deÄŸiÅŸtirmek yerine rötuÅŸ yapmaya çalıştığına dikkat çeken KurtulmuÅŸ, "Türkiye'de reformların yapılabilmesi için, restorasyonlar deÄŸil, köklü ve yeni bir anayasa deÄŸiÅŸikliÄŸi lazımdır. EÄŸer hükümet, köklü bir deÄŸiÅŸiklik ile gelirse biz destekleriz. Ancak hükümet bundan çok uzak görünmektedir. Çünkü kapalı kapılar ardında hazırlanan ve milletin sürece katılmadığı pakette sürpriz maddelerin olduÄŸunu duyuyoruz. ÇekiliÅŸten ne çıkacak henüz bilmiyoruz. Ama sanki birkaç maddeyle rötuÅŸ yapacaklar" diye konuÅŸtu.

Türkiye Saadet'te buluÅŸuyor
Aralarında Demokrat Parti Genel BaÅŸkan Yardımcısı Ahmet Hulusi Özdönmez, MHP AÄŸrı Belediye BaÅŸkan Adayı İhsan Kocabey'in de bulunduÄŸu, CHP, AKP, MHP ve DSP'nin çeÅŸitli kademelerinde görev almış çok sayıda siyasinin yanı sıra Alevi Dernekleri'nden ve Romanlardan ciddi katılımlar oldu.

Saadet Partisi hızla Türkiye'nin ana siyasi merkezi olmaya doÄŸru gidiyor. İstanbul'daki Ataköy Ahmet Cömert Spor Salonu'nda gerçekleÅŸtirilen törende 5 bin kiÅŸi daha Saadet Partisi rozeti taktı. Saadet Partisi kurmaylarının da katıldığı programda Saadet Partisi Genel BaÅŸkanı Prof. Dr. Numan KurtulmuÅŸ ve İstanbul İl BaÅŸkanı Erol ErdoÄŸan bir konuÅŸma yaparak gelinen süreci ve Saadet Partisi'nin yeni siyaset tarzını anlattılar, ülke ve dünya gündemine iliÅŸkin deÄŸerlendirmelerde bulundular.

İman gücünün zaferi
Saadet Partisi Genel BaÅŸkanı Prof. Dr. Numan KurtulmuÅŸ, Saadet kervanının her geçen gün daha da büyüdüÄŸünü belirterek, "Saadet Partisi bu ülkede muktedir siyasetin merkezi haline geliyor. 18 Mart Çanakkale Zaferi'nin yıldönümünü kutladığımız bugünlerde böylesi bir katılım milletimizin emperyalizme karşı hala nasıl dimdik durduÄŸunu gösteriyor. Çanakkale Zaferi öncelikle iman gücünün ispatıdır. İkincisi, bu milletin her hal ve ÅŸart altında emperyalizme direnmek gibi çok büyük bir hassasiyetinin olduÄŸunu ve asla direnmekten vazgeçmeyeceÄŸinin iÅŸaretidir Çanakkale Zaferi. Üçüncüsü, bu milletin çocuklarının arasında etnik ve mezhebi anlamda hiçbir farkın olmadığının göstergesidir. Bu vatanı emperyalistlerden kurtarmak için herkes canla baÅŸla mücadele etmiÅŸtir. Çanakkale, milletimizin yekvücut olduÄŸunun göstergesidir. Bütün aziz ÅŸehitlerimizi bir kere daha anıyor ve hepsine Allah'tan rahmet diliyoruz" dedi. KurtulmuÅŸ, Nevruz Bayramı'nı da kutlayarak, "Nevruz yeni bir gün demektir. Bahar ve kardeÅŸliÄŸin müjdesidir. Bu topraklarda yüzlerce yıldır barış ve birlik içinde barışı çoÄŸaltmanın adresi olmuÅŸtur. Bütün milletimizin Nevruz Bayramı'nı kutluyorum. Ancak bu bayramı ayrılık sebebi yapmaya çalışanları da uyarıyorum. Çünkü bu bayram Türkler ile Kürtlerin kader birliÄŸinin, aralarında hiçbir fark olmadığının göstergesidir. Nevruzu, yeni bir baÅŸlangıç olarak kutluyorum" ÅŸeklinde konuÅŸtu.

Saadet IMF kalesini yıktı
Sadet Partisi olarak her gün çoÄŸaldıklarını kaydeden KurtulmuÅŸ, "Saadet Partisi siyasete yön veriyor ve yaptığı siyasetle Türkiye'de tüm siyasetin rotasını belirliyor. ÇaÄŸlayan'daki mitinginiz, Davos'ta "one minute" çıkışını hazırladı. Türkiye tarihinin en büyük siyasi mitingini Saadet yaptı ve mazlum halklara sahip çıktı. "One minute"in altyapısını siz hazırladınız. İkincisi, seçim kampanyasından bu yana hükümete, 'IMF ile anlaÅŸmayın, millete hesap veremezsiniz' dedik. En son İstanbul'da bir kongrede BaÅŸbakan'a bunu yine söyledik. BaÅŸbakan, 'IMF bir dünya gerçeÄŸidir, tabi ki anlaÅŸacağız' dedi ama iki hafta sonra IMF ile anlaÅŸmayacaklarını duyurdu. Saadet Partisi ÅŸimdilik IMF kalesini yıkmıştır. Ancak takip etmeye devam edeceÄŸiz. Mayıs'ta tekrar 'IMF ile görüÅŸmeye baÅŸlayacağız' derlerse Saadet Partisi'ni yine karşılarında bulacaklar. Milletin Milli GörüÅŸ'ü buradayken artık milleti kandıramazsınız. Bu salondaki Milli GörüÅŸçüler yeni bir günü müjdeliyor" dedi.

Bürokratik oligarÅŸi millete hesap vermeli
Saadet Partisi'nin 3 Kasım 2008'den itibaren yeni bir anayasanın nasıl yapılması gerektiÄŸini açıkça ortaya koyduÄŸuna dikkat çeken KurtulmuÅŸ, "Ne yazık ki iktidar ve muhalefet sürekli kavga içindeler. Türkiye'nin yeni bir reforma ihtiyacı vardır ki bu da yeni bir anayasa ile mümkündür. Mevcut parlamento milletin meÅŸru parlamentosudur ve son güne kadar kanun deÄŸiÅŸtirme hakkı vardır. Ancak artık Anayasa Mahkemesi kendisini bir senato konumuna getirmiÅŸtir. Biz iktidara diyoruz ki, son güne kadar kanun yapma yetkisi meclistedir. Buyurun yeni bir anayasa yapın. Saadet Partisi'ne göre tüm krizlerin kaynağı sistemin kendisidir. Millet tarafından denetlenmeyen bürokratik oligarÅŸidir ve milli irade ancak bu oligarÅŸinin millete hesap vermesi ile gerçekleÅŸtirilebilir. Birinci Meclis Mebuslarından Hüseyin Avni UlaÅŸ'ın dediÄŸi gibi 'Demokrasiye dayanmayan bir cumhuriyet iÄŸfalkardır'. Bu vesayetçi sistemden çıkış yolu yeni bir anayasa ile Türkiye'nin önünü açmaktır. Bu anayasayı millet yapacak. Tanzimat'tan beri anayasayı 'siyaset yapacak' diyorlar. Millete 'siz Anayasa yapamazsınız' diyorlar. Bu ülkenin 72 milyon insanı ev sahibi midir yoksa kiracı mı? Milletin kiracı olduÄŸu söyleniyor ve anayasalar da kira kontratı olarak kabul edilmiÅŸtir. Açın milletin önünü, bu anayasayı bu millet yapsın. Bunun bir tane yolu var. Türkiye'de dar bölge tek milletvekiliyle seçilecek anayasa komisyonu ile milletin hazırladığı anayasa referandumla millet tarafından yapılacaktır. 'Anayasa'da sürpriz maddeler var' diyorlar. Böyle ÅŸey olur mu? Anayasada sürpriz olur mu? Getirin, bu millet kendi tercihleriyle anayasasını yapsın. Åžimdi aylardır hükümet konuÅŸuyor. Sanırsınız ki hükümet reform yapacak. Ancak reformların yapılabilmesi için, restorasyonlar deÄŸil, köklü ve yeni bir anayasa deÄŸiÅŸikliÄŸi lazımdır. Åžimdi anayasal reform diyorlar. İlan ediyoruz, adam gibi gerçekten ciddi bir reforma kalkışırlarsa söz veriyoruz ki biz Saadet olarak bu reformu destekler, köy köy gider anlatırız. Bir reform süreci görünmüyor. ÇekiliÅŸten ne çıkacak bilmiyoruz henüz. Ama sanki birkaç maddeyle rötuÅŸ yapacaklar. Türkiye ya adam gibi bir reform sürecine girecek ya da kaoslarla sarsılmaya devam edecektir. Saadet köklü anayasal deÄŸiÅŸikliklerin yapılmasını talep etmektedir. Ancak hükümet bundan çok uzak görünmektedir. Ak Parti birkaç madde deÄŸiÅŸikliÄŸiyle gerginlik yaratıp milleti seçime götürmeye çalışabilir. 22 Temmuz'da Ak Parti'nin oyları o kadar düÅŸmüÅŸken millet 'git milletin önünü aç' diye yüzde 47 oy verdi. Milletin bu oyunun vebali iktidarın boynunadır. Ya bu iÅŸi yaparsınız ya da Saadet Partisi bu siyasi reformları yapmaya ant içmiÅŸtir ve bu yolda yoluna devam edecektir. Ak Parti sözünü söyleyip hızlı gidiyor ama en ufak bir engelle karşılaÅŸtığında hemen geri dönüyor. Ümit ediyoruz ki geri adım atmazlar. Geri adım atmamaları için destek vereceÄŸiz" ifadelerini kullandı.

Haksızlığın azı ve çoÄŸu arasında hiçbir fark yoktur
Katsayı ve baÅŸörtüsü yasağına da deÄŸinen KurtulmuÅŸ, "28 Åžubat karanlık döneminin iki göstergesi katsayı zulmü ve baÅŸörtüsü yasaklarıdır. Bu meselede de yasakların kaldırılması maalesef 8 yıldır hükümet tarafından aşılamamıştır. Danıştay'ın kendisini YÖK'ün ve milletin üstünde görmesini engellemek için yapılacak olan ÅŸey yasal olarak Danıştay'ın müdahalelerinin önüne geçmektir. EÄŸitimdeki hak ve özgürlüklerin politik oyunlara kurban gitmesini asla kabul edemeyiz. YÖK'ün haksızlığı gidermek için yaptıklarını kabul etmeyiz. Haksızlığın azı ve çoÄŸu arasında hiçbir fark yoktur" diye konuÅŸtu.

Davos'un özrü mü?
Dış politikada da hükümetin baÅŸarılı gibi görünmesine karşın aslında baÅŸarısız olduÄŸuna dikkat çeken KurtulmuÅŸ, "Öyle bir propaganda yapılıyor ki hükümetin en baÅŸarılı olduÄŸu alan dış politikaymış gibi görünüyor. Bizim de savunduÄŸumuz bazı olumlu adımlar atılmıştır. Ancak, hükümetin dış politikası baÅŸarılı gibi görünse de baÅŸarılı deÄŸildir. BaÅŸbakan Davos'ta 'siz öldürmeyi iyi bilirsiniz' dedi. Ancak bu çıkıştan sonra, geçtiÄŸimiz hafta İsrail Genel Kurmay BaÅŸkanı Türkiye'ye geldi. Ve ne yazık ki Türk medyası bu ziyareti görmemeye gayret etti. Oysa ziyaret günü İsrail'in iÅŸgal güçleri Mescid-i Aksa'nın hemen yanında yeni bir Yahudi ibadethanesini açmaya çalışıyordu. 1600 yeni Yahudi konutunu inÅŸa ediyorlardı. Åžimdi soruyoruz: EÄŸer siz "one minute" derken samimi idiyseniz, böyle bir devletin en kanlı adamlarından birinin Ankara'da ne iÅŸi vardı? Buna ne için izin verdiniz? Hala 'one minute'in arakasındaysanız Ankara'daki bu üst düzey karşılama neyin nesidir? Bu karşılamayı Davos'un özür beyanı olarak görmek mümkün müdür? Bir ülke dış politikada attığı bir adımın arkasında durur. Bir gün önce söylediÄŸini ertesi gün çiÄŸneyemez. Ankara'ya, askerlerimizin başına çuval geçiren general de geldi. EÄŸer biz çuval geçirilmesinden memnunsak sorun yok. Ama memnun deÄŸilsek bu çuvalcı general ne arıyor burada? Ankara'da çuvalcı general ile yapılan toplantılara sadece AK Partililer deÄŸil, CHP'liler ve MHP'liler katıldı" dedi.

Gariban Ermeni'yi değil kapitalisti sınırdışı et
Ermeni Yasa Tasarısı'nın ABD Temsilciler Meclisi'nde kabul edilmesini de eleÅŸtiren KurtulmuÅŸ, "Ermenistan'la iliÅŸkili geliÅŸmeler gündemde. Biz de bütün komÅŸularımızla sıfır problemden yanayız. Ancak bu karşılıklı olmak zorundadır. Åžimdi geldiÄŸimiz noktada, Türkiye'nin Ermenistan ile iliÅŸkilere zorlanırken ortaya konan durumdur. Arkasından Ermenistan Anayasa Mahkemesi bu antlaÅŸmayı geçersiz kıldı. ABD Temsilciler Meclisi'nde Ermeni Tasarısı geçince, DışiÅŸleri Bakanımız, 'İncirlik'teki uçuÅŸlara sınırlama getirebilir, Afganistan'daki asker sayımızı düÅŸürebilir ve Ermenistan ile olan süreci durdurabiliriz' dedi. Hani Amerika'nın bu süreçlerle ilgisi yoktu? Hani Amerika'nın Ermenistan'la iliÅŸkilerimizde müdahalesi yoktu? Afganistan'da uluslararası bir barış gücüysek niye Amerika'daki bu olayda Asker çekmemiz gündeme geliyor? Demek ki Türkiye bu adımları Amerika'dan iÅŸaretler aldığı için yapmıştır. Öte yandan BaÅŸbakan, "biz çok ülke ziyaret ettik" diyor. Ancak çok dolaÅŸmak deÄŸil, sonuç almak önemlidir. 11 ülkede AK Parti döneminde Ermeni Tasarısı kabul edildi. Hani çok geziyordunuz? Hani birçoÄŸuyla siyasi iliÅŸkileriniz vardı?" diye sordu.

Soykırım tasarısını deÄŸerlendirirken BaÅŸbakan ErdoÄŸan'ın 'biz o zaman Türkiye'deki 100 bin Ermeni'yi sınır dışı ederiz' demesini eleÅŸtiren Saadet Lideri KurtulmuÅŸ, "Bu anlaşılabilir bir ÅŸey deÄŸil. Bu sözün düzeltilebilecek hiçbir tarafı yoktur. 'Paranın dini imanı olmaz' diyorsun da garibanın biri üç beÅŸ liraya buraya gelmiÅŸ ekmeÄŸini çıkarıyor diye onlara mı gücün yetiyor? Bu toprakların kapılarını dünyanın müstekbirlerine, iÅŸtahı dinmeyen kapitalistlerine açık tutacaksınız da karnını doyurmak için gelen birkaç Ermeni'ye mi kapıları kapalı tutacaksınız? Bunun bizim medeniyetimizde bir yeri yoktur. Bu topraklarda 1071'den bu yana Ermeniler ve bütün gayrimüslimler zimmi sayılmışlardır ki, bu da bize peygamberimizin zimmetidir" dedi. Soykırım tartışmalarına da deÄŸinen KurtulmuÅŸ, bu milletin hiçbir dönemde soykırım yapmadığını dile getirerek, "Uluslararası emperyalizmin hazırladığı kumpas hem Müslümanlar'a hem de Ermenilere büyük acılar yaÅŸatmıştır. O dönemde Osmanlı imparatorluÄŸunun yıkılışını hazırlayan İttihatçı çetelerin Ermenilere karşı yapmış olduÄŸu hataları kimse milletimize mal edemez" diye konuÅŸtu.

Sonradan görme zenginlerin alâmetifarikası jiplerdir
KurtulmuÅŸ, bugün uygulanan ekonomik modelin IMF ve DerviÅŸ modeli olduÄŸunu kaydederek, "Bu ekonomik model bugün bütün sorunların merkezinde yer alıyor. Saadet Partisi bu memleketin ekonomik olarak nasıl zor durumda olduÄŸunu ve bu sorunu nasıl çözeceÄŸini de biliyor. Herkes borçlu hale getirilmiÅŸtir. AK Parti hükümeti döneminde tüketici kredisi borcu yüzde 4 bin 80 oranda artmıştır. Bir buçuk milyon tarım iÅŸçisi toprağını satıp ÅŸehre göç etmiÅŸ. Milletin yüzde ellisi kullanılabilir gelirin yüzde 8'ini alıyor sadece. Bir kiÅŸiye tam dokuz, dokuz kiÅŸiye bir pul. Kurt yapmaz bu taksimi kuzulara ÅŸah olsa. Åžimdi millete çoban olmak için baÅŸa gelenler sürünün başına kurt kesildiler. Hava atmak için sonradan görme zenginlerin alâmetifarikası jipler olmuÅŸtur. Jip konusunu da yanlış yerlere çekiyorlar. Biz kimsenin jipe binmesine falan karşı deÄŸiliz. KardeÅŸim helalinden kazan da istersen helikoptere bin. Biz bu noktaya dikkat çekmek istiyoruz. Önemli olan budur. Paranın dini imanı olmaz diye baÅŸlarsanız geldiÄŸiniz nokta burası olur. Paranın dini imanı yoksa niye analarımız 'evlat evine haram lokma getirme' diye bize hayatları boyunca tembih ettiler. EÄŸer paranın dini imanı yoksa niye Türkçemizde 'haramzade', 'helal lokma' diye bir laf vardır? Åžehirlerin ortasına kapitalizmin yeni mabetleri olarak kurduÄŸunuz AVM'ler duruyor. Paranın dini imanı yoksa İngiltere'deki Sanayi Endüstrisi'nin doÄŸuÅŸundaki Protestan ahlakı nereye koyacağız? Kapitalizmin simgesi olan doların üstündeki 'In God We Trust' lafını nereye koyacağız? Paranın dini imanı olmaz demek 'sen para kazanmaya bak, kim açlıktan ölürse ölsün umurunda olmasın' demektir. Vampir kapitalizmin dini imanı paradır" deÄŸerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin muktedir siyaset merkezinin Saadet Partisi olduÄŸuna iÅŸaret eden Saadet Lideri KurtulmuÅŸ, "Åžimdi önümüzde, Saadet'in yeniden formatlamaya çalıştığı yeni bir siyaset tarzı vardır. Yerli, maneviyatçı, anti-emperyalist ve bu ülkede yaÅŸayan herkesin özgürlüÄŸü adaleti ve refahı için çalışan partidir. Bunlara inanan herkese gönlümüz, kapımız açıktır. Bu akÅŸam bunun bir göstergesidir. Saadet Partisi'nin iktidar yürüyüÅŸü hızla devam etmektedir." dedi.

Katılımlar devam edecek
İstanbul İl BaÅŸkanı Erol ErdoÄŸan ise, önümüzdeki dönemde de Saadet Partisi'ne yeni katılımların olacağını belirterek, "Bu gece 5 bin daha çoÄŸalıyoruz. 5 bin yeni vicdan ekleniyor bize. Bu baÅŸarıda rolü olan herkese, tüm teÅŸkilatlara ve özelliklede gençlik teÅŸkilatlarına, kadın kollarına teÅŸekkür ediyorum. Åžu an itibariyle 5 bin 740 kiÅŸi daha Saadet Partisi'ne katıldı. Bu sayı hızla yükselecek. Fark Var, Saadet Var dediÄŸimiz için bugün 5 bin kardeÅŸimiz aramıza katılıyor. Harun gibi gelip Karun gibi gitmeyeceÄŸimize söz verdiÄŸimiz için 5 bin kardeÅŸimiz geldi ve diÄŸer kardeÅŸlerimiz de gelmeye devam edecek. HoÅŸ geldiniz sefalar getirdiniz" dedi.

Time Turk

578
Yorum Ekleyiniz...
Adınız Soyadınız :
E-posta Adresiniz :
Başlık :
Yorum :
Güvenlik Kodu :

* Resimdeki kodu yazınız