|
|
Göğüs ağrısına dikkat
Göğüs ağrınız 20 dakikadan uzun sürdüyse, sol kola doğru yayılan bir ağrı tarif ediyorsanız, terleme , bulantı kusma şikayetleriniz de varsa kalp krizinden şüphelenip, vakit kaybetmeden tam donanımlı bir merkeze gitmenizde fayda var 2011-03-18 17:16:33
Kalp
hastalıkları tüm dünyada en yaygın hastalık ve ölüm nedenleri arasında
yer alıyor ve kalp krizi geçiren hastalardaki her 1 saatlik gecikmede,
100 kiÅŸiden biri tedavi edilmediÄŸi için yaÅŸamını yitiriyor. Bu bilgiler
ışığında; kalp hastalıkları ile mücadelenin önemi artarken, kalp krizine
karşı acil müdahale de öne çıkıyor. Prof. Dr. Tevfik Gürmen, kalp
krizine doğru yaklaşım hakkında bilgi verdi.
DİYABETİK HASTALARDA KRİZ GÖÄžÜS AÄžRISI İLE GELMEYEBİLİR
Kalp
krizinin en sık görülen belirtisi göÄŸüs aÄŸrısıdır. AÄŸrı 20 dakikadan
uzun sürdüÄŸü ve tedavi edilmediÄŸi takdirde 4-6 saatten fazla devam
edebilir. Genellikle göÄŸüs ortasında baskı, sıkışma hissi ÅŸeklindedir ve
boyuna, çeneye, kollara (daha çok sol kola) yayılır. AÄŸrı baÅŸlangıçta
maksimum düzeyde deÄŸildir, gittikçe artar. Birçok hastada aÄŸrı ile
birlikte bulantı, kusma, terleme olur. Ağrıya nefes darlığı, baş
dönmesi, baygınlık eÅŸlik edebilir. Ancak bazı hastalarda, özellikle
şeker hastalarında ve yaşlılarda ağrı olmayabilir; kalp krizi; sıkıntı,
fenalık hissi, nefes darlığı, bayılma gibi belirtilerle kendini
gösterebilir. Kalp krizi geçiren kiÅŸi bir an önce yoÄŸun bakım ünitesi
olan, tercihen acil anjiyografi ve anjiyoplasti (balon) / stent
uygulamaları yapılabilen donanımlı bir sağlık kuruluşuna
ulaştırılmalıdır. Kalp krizinden kuşkulanılan hasta rahat bir pozisyonda
efor sarfetmeden dinlenmeli ve olanak varsa donanımlı bir ambulansla
hastaneye götürülmelidir. Evde yapılabilecek en yararlı tedavi bir
tablet aspirin çiÄŸnetmek veya suda eritip içirmektir.
Her bir
saatlik gecikmede kalp krizi geçiren 100 hastadan biri kaybedilmektedir.
Enfarktüs ÅŸüphesi varsa hiç zaman kaybetmeden donanımlı bir hastaneye
gidilmelidir.Hastaların çoÄŸunda basit bir EKG kaydı hemen tanı konmasını
saÄŸlar. Kalp krizi geçirmekte olan hasta koroner yoÄŸun bakım ünitesinde
tedaviye alınır. Acil girişim olanağı olan merkezlerde ekip hazırsa
hasta doğrudan anjiyografi odasına alınabilir. Kalp krizinde esas tedavi
bir an önce tıkalı damarın açılmasıdır. Bir yandan ritm bozuklukları,
kalp durması gibi hayati komplikasyonlarla mücadele ederken; diÄŸer
yandan tıkanmış damar bölgesinde tekrar kan akımını saÄŸlamak için
gereken tedaviye baÅŸlanmalıdır. Tıkanmış damar baÅŸlıca iki yöntemle
açılabilir: 1) Anjiyoplasti (balon) ve stent uygulaması. 2) Pıhtı eriten
(trombolitik) ilaçlar.
Acil giriÅŸim ilaç tedavisinden daha baÅŸarılı
Yapılan
araÅŸtırmalar balon/stent uygulamasının pıhtı eritici ilaç tedavisinden
daha etkili olduÄŸunu gösteriyor. Pıhtı eritici ilaçların en korkulan
komplikasyonu olan beyin kanaması riski balon/stent uygulaması ile
ortadan kalkmaktadır. Kalp krizinin acil balon/stent uygulaması ile
tedavisi yönteminde önemli nokta yeterli altyapıya sahip hastanelerde, 7
gün/24 saat hizmet verebilen deneyimli operatörler tarafından yapılması
gerekliliÄŸidir. Kalp krizi tedavisinde ilk 2-3 saat içinde damar
açıldığında yarar elde edilmektedir. Ancak geç baÅŸvuran hastalarda ilk
12 saat, bazı durumlarda ilk 24-36 saat içinde dahi giriÅŸim yapmak
yararlı olmaktadır.
Tedaviye ömür boyu devam etmelidir
Anjiyoplasti/stent
uygulaması sonrası hastanın tedavisine koroner yoÄŸun bakım ünitesinde
devam edilir. ÇoÄŸu hasta 24-48 saat sonra normal servise çıkar, birkaç
gün de serviste yattıktan sonra hastaneden ayrılır. Ancak her hastanın
farklı olduÄŸu ve kalp krizi geçirmiÅŸ kiÅŸilerde tedavinin ömür boyu devam
edeceği unutulmamalıdır.
Damarlarının tıkanması kalp krizine neden oluyor
Koroner
kalp hastalığı dünyada ve ülkemizde en önde gelen hastalık ve ölüm
nedenidir. Koroner arterler (atardamarlar) kalp kasının kan ihtiyacını
karşılayan, kalbin çalışması için gerekli oksijen ve diÄŸer maddeleri
sağlayan damarlardır. Bu damarların duvarında kolesterol, yağ tortuları,
çeÅŸitli hücreler ve kalsiyum gibi maddelerin birikmesi sonucu damarda
daralma veya tıkanmalar oluÅŸmaktadır. Daralmış bölgelerden geçen kan
akımının azalması ve o damarın beslediÄŸi kalp kası bölgesinin yeterli
beslenememesi nedeniyle eforla veya istirahat halinde gelen göÄŸüs
aÄŸrıları ortaya çıkar. Damarın tıkanması çoÄŸunlukla kalp krizine neden
olur. Kalp krizi kalp kasının bir bölgesinin kandan yoksun kalması
nedeniyle oluşur. Kalp kasının oksijensiz kalması sonucunda biriken
kimyasal maddeler ağrıya neden olmaktadır. Bu durum 15-20 dakikadan uzun
sürdüÄŸünde kalp kasında geri dönüÅŸümsüz hasar oluÅŸmaya baÅŸlar.
159 |