Gazetemiz - Gazeteler - Gazete Manşetleri -
Haber Arama
Kategor :
Alkol Yönetmeliği raporu açıklandı
7 Ocak 2011 tarihli “Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkilerin Satışına ve Sunumuna İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” hakkında hazırlanan raporda şu bilgilere yer verildi.
2011-01-29 11:33:08

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

Türkiye Yeşilay Cemiyeti tarafından TAPDK’nın düzenlediği  7 Ocak 2011 tarihli ve 27808 sayılı “Tütün Mamulleri ve Alkollü  İçkilerin Satışına ve Sunumuna İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” hakkında hazırlanan raporda şu bilgilere yer verildi.

7 Ocak 2011 tarihli ve 27808 sayılı Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkilerin Satışına ve Sunumuna İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin yürürlüğe girmesi ile birlikte kamuoyunda alkol kontrolünün sınırları tartışılmaya başlandı. Yeni düzenlemede dikkatleri üzerine çeken hususlar alkol ve tütün mamullerinin satış ve sunumunda rekabet ve reklamı ile ilgili maddelerde yoğunlaşıyor. Zira ilgili maddelerde tütün ve özellikle alkol mamullerinin satış, sunum ve tanıtımında önceki yönetmelikte yer almayan ayrıntılara yer verilmesi yönetmeliğin ses getirmesine sebep oldu. Tütün ile ilgili düzenlemelere yer verilen maddeler incelendiğinde eski yönetmelik ile arasında ciddi bir fark olmadığını görüyoruz.

Farklı olarak, sigara tüketiminin teşvik edilmemesine yönelik düzenlenen madde 17/1’de; tütün mamullerinin perakende satış yerlerinde bulundurulma şekli olarak, bu mamuller işyerinin dışarıdan görünmeyecek bir bölümünde bulunması gerektiği, işyerinin fiziki koşullarının uygun olmaması durumunda ise ilgili maddenin 17/2-ç fıkrasında satış ünitesinin görünür yüzünün şeffaf olmayan dolaplarda olması gerektiği belirtilmiştir. Tütün mamulleri  ile ilgili olarak getirilen en radikal düzenlemenin bu olduğunu varsaydığımızda yönetmelikte tütün ürünleri için kökten bir değişikliğin pek de söz konusu olmadığını görürüz.

Hayat Tarzına Müdahale mi?

AB’de Alkol Kontrolü Konsey Kararı incelendiğinde hayat tarzının değiştiriliyor olması endişesinin ne kadar yersiz olduğu görülecektir. Çünkü alkol kullanımı ve bunun bağımlılığa ve sosyal bir soruna dönüşmesi durumu sanıldığından çok daha tehlikeli bir boyuta taşınmış bulunuyor. Bir grup insanın hayat tarzını koruma kaygısıyla bir neslin sağlığını tehlikeye düşüren uygulamalara devam edilmesi hem hukuki hem de mantıki anlamda ölçüsüzlük olacaktır. Dünyanın uluslar arası, ulusal, bölgesel ve kentsel alkol stratejilerini geliştirdiği bir yüzyılda, mevcut değişiklikle dahi gelişmiş ülkelerin uygulamalarına yetişemediğimiz halde, hayat tarzına müdahale olduğu kaygısı ile tepki  verilmesi kabul edilebilir ve makul bir tutum olarak değerlendirilemez.

Yönetmeliğin 24/2-d maddesinde düzenlenen; “Çocukları ve gençleri hedef alan veya bu kişilerin ilgi alanına giren etkinlikler ile bu nevi etkinliklerin tanıtımında ve etkinliğin gerçekleştirileceği mekânlarda, alkollü içki markaları veya alkollü içki markalarını çağrıştıracak nitelikteki unsurlar kullanılamaz ve bu etkinliklerde satış ve sunum yapılamaz.” hükmünün de insafsızca eleştirildiğini görüyoruz. Bu hususta öncelikle açıklanması gereken durum şudur: Yönetmeliğin 4/1-ç maddesinde genç tanımı yapılmıştır. Buna göre on beş ile yirmi dört yaş arası dönemde bulunan kişi genç olarak tanımlanmaktadır. Ayrıca 24/2-d maddesinin daha iyi anlaşılabilmesi için yönetmeliğin 6/1-f-g maddesi de dikkate alınması gerekmektedir. Buna göre on sekiz yaşını doldurmamış kişilere tütün mamulleri ve alkollü içkiler satılamaz veya sunum suretiyle tüketimlerine arz edilemez.

Eleştiriler Haklı mı?

Ayrıca bu yaş sınırının diğer ülkelerde uygulamasının nasıl olduğuna da bakmamız bizi kuşkusuz daha objektif bir sonuca doğru götürecektir. AB alkol Kontrolü Konsey Kararına göre bu yaş Danimarka’da 16, Finlandiya’da 25, Kıbrıs’ta 18, Yunanistan’da 17, Letonya’da 18, Lüksemburg’ta 16, Slovenya’da 18, İskoçya’da 18 yaş sınırı getirilmiştir. Bunu belirtirken hemen şunu da eklemeliyim ki bu yaş sınırı alkol satışına yönelik getirilmiş hafif bir uygulama şeklindedir. Bahsi geçen ve geçmeyen pek çok Avrupa ülkesi gençlerin sağlıklı bir hayata kavuşması hususunda uygulamaya dönük çok daha ciddi kısıtlamalara gitmişlerdir. Bu uygulamalara bakınca ülkemizde kabul edilen yeni yönetmeliğin yetersizliğinden bahsetmek dahi mümkün olacaktır.

Gençlerin alkol kullanması yasaklanıyor mu?

Yönetmeliğin 24/2-d maddesi kapsamında çocukları ve gençleri hedef alan veya bu kişilerin ilgi alanına giren etkinlikler ile bu nevi etkinliklerin tanıtımında ve etkinliğin gerçekleştirileceği mekânlarda, alkollü içki markaları veya alkollü içki markalarını çağrıştıracak nitelikteki unsurlar kullanılamayacağı ve bu etkinliklerde satış ve sunum yapılamayacağı belirtilmiştir. Yukarıda bahsettiğimiz sebepler göz önüne alındığında böyle toplu yapılan ve gençlere yönelik olan etkinliklerde, risk grubunu oluşturan gençlerin sağlıklı hayata sahip olma haklarının sağlanması amacı ile sıcak şarap sunumlarının önüne geçilmesi özel hayata müdahale olarak algılanmamalıdır.

Alkollü İçkiler Kanununda ise periyodik yayınlanan basın yayın organlarında yüzde 15 üzerinde alkollü ürünlerin reklamını yapmak yasaklanmıştır. Ayrıca şunu belirtmekte de  yarar görüyoruz; yönetmelikler herhangi bir konuda yasak getirmek amacı ile yapılmazlar, amaç mevcut yasaların nasıl uygulanması gerektiğini göstermektir. Söz konusu yönetmelik de buna matuf olarak hazırlanmış ve yürürlüğe girmiştir. Zira yönetmelikte belirtilen yaşlar, risk grubu olarak üzerine dikkat çekilen yaş sınırlarıdır.  18 yaşından küçük olan çocuğunuzun satış belgesini almış herhangi bir perakende satış yerinden  alkol temin etmesi yasaktır ve fakat siz “illaki benim 18 yaşından küçük olan çocuğum alkol kullanacak” derseniz, yani, onun yaşına rağmen fiziki ve ruhi sağlığının bundan etkilenmeyeceğini düşünürseniz, alkolü alır ve evinizde çocuğunuza içirirsiniz, bunu devlet nasıl denetleyebilir? Fakat esas olan alkolün küresel boyutta bir sorun haline dönüştüğüdür ve insanlarımızın sağlık konusunda bilinçlenmesi için de ne yapılması gerekiyorsa onların yapılması asıldır.

Alkol, kokain ve tütünden yaklaşık 3 kat daha zararlı

Britanya Bağımsız Bilimsel Uyuşturucu Komitesi (ISCD) ve Avrupa Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi (EMCDDA) üyesi Bilim adamları tarafından yapılan araştırmada yeni bir “uyuşturucu zarar ölçeği” belirlendi. Merkezin araştırmasında bilim adamları, alkolün kokain veya tütünden yaklaşık 3 kat daha zararlı olduğunu ortaya koydular. Zararları bu boyuta ulaşmış bir maddenin zararlı kullanımının önüne geçmek devletin, sivil kuruşların, kanaat önderlerinin, akil adamların ve sorumluluk sahibi olan herkesin görevi olmalıdır.Alkol kullanmak konusunda hayat tarzına müdahale edildiğini düşünenlerin dahi alkol kullanmamak yönünde tavır belirleyenlerin bu tercihlerini destekleyecek tavır takınmaları zaruri görünmektedir.

255
Yorum Ekleyiniz...
Adınız Soyadınız :
E-posta Adresiniz :
Başlık :
Yorum :
Güvenlik Kodu :

* Resimdeki kodu yazınız