Gazetemiz - Gazeteler - Gazete ManÅŸetleri -
Haber Arama
Kategor :
İlaçta serbest reklam kimlerin işine gelir
İlaç firmalarının ilaç promosyonları için harcadıkları rakam sadece ABD’de 22 milyar dolardan fazla.
2011-01-10 13:41:40


Hükümet, RTÜK Kanunu içerisinde geçirilen bir madde ile reçetesiz ilaçların reklamını serbest bıraktı.

İyi mi yaptı kötü mü yaptı bunu zaman gösterecek.

İlaç sektörü ile ilgili rakamlar neler, ona bakalım;
SaÄŸlık ve Gıda GüvenliÄŸi Hareketi BaÅŸkanı Kemal Özer’e göre, bu, Timur’un fil hediyesine benzeyen affedilmez bir hata”.

Bugün dünyanın yıllık ilaç tüketimi 1,2 trilyon doları buluyor.

İlaç firmalarının ilaç promosyonları için harcadıkları rakam ise sadece ABD’de 22 milyar dolardan fazla.

Türk Eczacılar BirliÄŸi’nin verilerine göre, son beÅŸ yılda yaklaşık 1,5 milyar kutuya yakın antibiyotik tükettik.

Üstelik bu verilere; yüzde 80’ni hayvanlara verilen ve dolayısıyla hayvanlardan insanlara geçen antibiyotikler ile doktorlara promosyon olarak verilen antibiyotikler de dâhil deÄŸil.

Türkiye’de 2005 yılında ilaç fiyatlarında ortalama yüzde 17’lik bir indirime gidilmesine karşın, Türkiye’nin son on yılda saÄŸlık harcaması 3,5 kat, ilaç harcaması ise 6,1 kat artmış.

Bu harcama rakamlarına, hasta tarafından ödenen katılım payları ve SGK tarafından ödenmeyen ilaç bedelleri de eklendiÄŸinde, rakamlar ortalama yüzde 25-30 dolayında artıyor.

Bu durumda, Türkiye’nin 2010 yılında ilaca ödediÄŸi para 15 milyar doları aşıyor.

Sivil Toplum örgütleri, ilaç tüketiminde, bilinçsiz kullanıma ve savurganlığa dikkat çekerken, hükümetin yeni RTÜK Kanunu tasarısı ile reçetesiz ilaç reklâmını serbest bırakması, yetkili makamlara, “Bu ihtiyaç ne(re)den doÄŸdu?” sorusunun sorulmasına neden oldu.

Haklı olarak kamuoyu hükümetten bu sorunun cevabını bekliyor.

Toplumun tüm gereksinimleri karşılandı da, sıra doymak bilmeyen tıp ve ilaç endüstrisinin dayatmalarını karşılamaya mı geldi?

Bu ülkenin, dünyanın en çok ilacını tüketen ülkeler liginde ilk sıralarda olması yetmedi mi?

RTÜK BaÅŸkanı Davut Dursun’un; “AB Görsel-İşitsel Medya Hizmetleri Yönergesi’ne uyum gereÄŸi olarak RTÜK Tasarısının 11. maddesi ile reçeteye tabi ilaç ve tedavilerin reklamları yasaklanırken, reçeteye tabi olmayan ilaçlar ve tedavilerin reklamları yapılabilecektir” ÅŸeklindeki savunması herkesi hayal kırıklığına uÄŸrattı.

Çıkardıkları her yasa ve olumsuzluk için Avrupa BirliÄŸi mevzuatını gerekçe gösteren dün ve bugünün siyasileri ve bürokratları, demek ki; AB yasakla derse yasaklayacak, serbest bırak derse serbest bırakacak veya öl derse ölecek, yaÅŸa derse yaÅŸayacak.

Bu tür yanlış maddeleri savunmak, RTÜK BaÅŸkanı’nın görevi mi?

SaÄŸlık Bakanı neden çıkıp konuÅŸmuyor?

Bu düzenleme, toplumun mu yoksa “Trilateral çetesi”nin bir üyesi olan ABD ve AB’li ilaç üreticilerinin ihtiyacı mı?

Tohum tekellerinin ve gıda tröstlerinin çıkarlarına hizmet için, tehlikeli tohum kanunu ve biyogüvenlik maskesiyle de GDO’yu yasallaÅŸtırıcı kanunlar çıkaran, Meclisin, bu kez de ilaç tröstlerinin deÄŸirmenine su taşıması büyük bir talihsizlik.

Dünya Tarım Örgütü verilerine göre, Türkiye’de kiÅŸi başına ekmek tüketimi, günlük ortalama 400 gram.

Bu da bize, Türkiye’nin yıllık 12,5 milyar dolarlık ekmek harcaması yaptığını gösterir.

Kimse, ezici bir kısmı saÄŸlıksız olan un ve ekmeÄŸin saÄŸlıklı hâle getirilmesinden söz etmezken, ilaç tüketimini az bulması, “ekmek yerine ilaç” tüketilmesini önermesi anlamına geldiÄŸinin acaba farkında mı?

Unutulmamalıdır ki; bütün ilaçlar insan vücudunda zamanla tedaviye direnç geliÅŸtirir ve çok basit bir hastalık bile tedavi edilemez hâle gelebilir.

İlaç firmaları, ABD’de olduÄŸu gibi tüm ilaçların perakende maÄŸazalarında da tüketicilere tezgâh üstünde doÄŸrudan satılabilmesini hedeflemekte ve bu yönde yoÄŸun lobi çalışmaları yürütmektedir.

AÄŸrı kesiciler, antiseptikler, vitamin ve mineraller, laksatifler, dermatolojikler, oftalmolojikler, uyku düzenleyiciler, öksürük, soÄŸuk algınlığı ve sindirim sistemi diye uzayıp giden bu ilaçlar, halen bir doktor reçetesi olmaksızın (Over the Counter- OTC) ihtiyacı olan, olmayan herkese hiçbir sınır ve takip olmaksızın satılabilmektedir.

Bitkiler söz konusu olduÄŸunda kendi kendine tedaviyi reddedenler, ilaçlar söz konusu olduÄŸunda ise ilaçlarla ‘kendi kendini tedavi’yi birden güvenli olarak kabul etmekteler.

Oysa basit olarak deÄŸerlendirilen antieflamatuar analjezik ilaçlar, bilinçsiz kullanımlarda, eklem harabiyetine veya mide kanaması riskine neden olmaktayken, nasıl olurda reçetesiz ve doktor kontrolünden uzak kullanılması serbest bırakılabilir?

Bu da yeterli görülmeyip, reklâmına izin verilebilir?

Ne yazık ki, güvenilirliÄŸi kanıtlanmayan birçok ilaç, çok kolay ruhsat alabilmektedir.

Güvenli diye kullanıma sunulan bir ilaç, bazılarımızın ölümüne neden olduktan sonra nedense birden piyasadan çekiliveriyor. Bu devlete, saÄŸlımızı bile emanet edemeyecek miyiz?

157
Yorum Ekleyiniz...
Adınız Soyadınız :
E-posta Adresiniz :
Başlık :
Yorum :
Güvenlik Kodu :

* Resimdeki kodu yazınız