|
|
Türkiye'deki Basın Özgürlüğü
Türkiye Gazeteciler Federasyonu Başkanı Atilla Sertel, Türk halkının basının tarafsız olduğuna yönelik inancını kaybettiğini, insanların özellikle yaygın basına şüpheyle yaklaştığını söyledi. Ülke gündemiyle medyanın gündeminin örtüşmediğini kaydeden Sertel, bu durumun da halkın basına olan güvenini sarstığını savundu. 2010-03-13 12:24:44
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) tarafından Mersin Gazeteciler
Cemiyeti'nin (MGC) ev sahipliÄŸinde organize edilen; 'Yerel
Gazetecilikte Meslek İçi EÄŸitim Semineri', Suphi Öner ÖÄŸretmenevi'nde
devam ediyor. Mersin'in yanı sıra Adana, Osmaniye, Hatay ve Nevşehir
gibi çevre illerden de katılımın saÄŸlandığı seminerde; 'Haber, Yorum ve
Gazetecilerin Durumuna Bakış' konulu bir sunum yapan Atilla Sertel,
haberin; olay ve olguların kısa bir öyküsü olduÄŸunu, bu nedenle de
haberin olayla özdeÅŸ olması gerektiÄŸini vurguladı. Sertel,
haberin objektif olmasının yanında yorum yapılmaması gerektiğini ifade
ederek, "Ama günümüzde objektiflik bir hayal olarak algılanıyor. Çünkü
Türkiye'deki tüm gazetelerin tam anlamıyla haber verilirken objektif
olmadıkları herkes tarafından kabul ediliyor. Objektifliğe habercilik
açısından bakıldığındaysa öncelikle basının özgür, haberi yazanın baÅŸta
ekonomik açıdan olmak üzere özlük hakları ve hukuksal açıdan özgür
olması gerekiyor" dedi. Demokrasilerde halk adına faaliyette
bulunan basının öncelikli görevinin; halkın haber alma özgürlüÄŸünün
yerine getirilerek, insanlara bilgi vermesi olduÄŸunu kaydeden Sertel,
Türkiye'de basın sektörü açısından asıl sıkıntının da tam da bu noktada
baÅŸladığını dile getirdi. GeçmiÅŸ dönemlerde toplumda; 'gazeteler
yazdıysa doÄŸrudur' ÅŸeklinde bir görüÅŸ hakimken, bugün gelinen
noktadaysa bu düÅŸüncenin artık eskimeye baÅŸladığını savunan Sertel, bu
durumun en önemli nedenininse Türkiye'nin gündemiyle medyanın gündeminin
örtüÅŸmemesi olduÄŸunu vurguladı. Sertel, bu konudaki en somut
araştırmanınsa TGC tarafından ortaya konulduğunu hatırlatarak,
araÅŸtırmaya katılanların yüzde 63.3'ünün medyadaki bazı gündem
maddelerinin doğru olduğuna inanmadığını anlattı. Aynı
araÅŸtırmanın sonuçlarına göre katılımcıların yüzde 69.3'ününse bilinçli
olarak bilgi kirliliÄŸi oluÅŸturulduÄŸuna, yüzde 59.9'unun da gündemin
yapay olduğuna inandığını dile getiren Atilla Sertel, bunun yanında her
10 kiÅŸiden 6'sının halkın gündemiyle medyanın gündeminin örtüÅŸmediÄŸi
düÅŸüncesini taşıdığını, bu tablonun da katılımcıların yüzde 35.5'inin
medyanın gündemini takip etmemesiyle sonuçlandığını söyledi. Sertel,
"Ne yazık ki bugün Türk halkı, medyanın tarafsız olduÄŸu inancını
yitirmiÅŸ durumda. İnsanlar özellikle yaygın basına ÅŸüpheyle
yaklaşıyor. İşte tam da bu noktada yerel basına önemli görev ve
sorumluluklar düÅŸüyor" diye konuÅŸtu. Yerel gazetelerin, yaygın
basına göre daha özgür, habercilik açısından da doÄŸruyu yapabilecek
noktada olduğunu savunan Sertel, yerel gazete sahipleri veya yazı
işlerinin herhangi bir yere, herhangi bir menfaate bağlı olmadığını,
onları bağlayan şeylerinse; demokrasinin kılıcı gibi insanların
tepesinde sallandırılan resmi ilanlar, bir diğerinin de yerel
yöneticilerin baskısı olduÄŸunu kaydetti. Sertel, bugün Türk halkının
baÅŸta medya olmak üzere Avrupa BirliÄŸi (AB), muhalefete ve siyasi
partilere olan güvenin azaldığını öne sürerek, siyasetin halkın
gündeminden uzaklaÅŸması, siyasetle birlikte medyaya duyulan güveni de
olumsuz etkilediğini anlattı. Gazetecilik mesleğini icra
edenlerin savcı ya da yargıç olmadığının altını çizen Sertel,
konuÅŸmasını da ÅŸöyle sürdürdü; "Ama biz savcı gibi suçlayıp, yargıç
gibi yargılayıp adamı mahkemeye çıkarmadan suçlu idam ediyoruz."
Herkesin basın özgürlüÄŸünden bir baÅŸka deyiÅŸle de ifade özgürlüÄŸünden
yana tavır sergilemesi gerektiğini savunan Sertel, "Basın meslek
örgütleri olarak her siyasal düÅŸüncenin aynı çatı altında buluÅŸtuÄŸu,
kendini özgürce ifade edebildiÄŸi ama meslek örgütü açısından; mesleÄŸe
yönelik bir saldırı, karşı duruÅŸta yan yana gelip, kendi meslek ilkelerimizi savunan bir anlayış içerisinde olmalıyız" dedi.
İha
333 |