ErdoÄŸan Hopa ile ilgili bir soru üzerine de, "Konvoyum taÅŸlanıyor.
TaÅŸlardan bir tanesi de benim korumama isabet ediyor. Bunu görünce benim
kan beynime fırlıyor" dedi.
- Amerikan Büyükelçisi 'bu ne perhiz, bu ne lahana turÅŸusu' demiÅŸti. Bir
çeliÅŸki çıkıyor ortaya. Sizin, eleÅŸtirilere tepkiniz var. Nuray Mert,
bir yazı yazdı, 'O'na bedelini öder' dediniz. Abbas Güçlü, 'Burada iÅŸler
iyi gitmiyor' dedi. İnan Kıraç, bir ÅŸey söyledi. 'Bak, dikkat et'
uyarısı geldi sizden. Bu noktada 'keÅŸke, söylemeseydim' dediÄŸiniz ÅŸeyler
var mı?
"Hepsini hesap ederek söyledim. Bayan Mert, Dersim'de bizim yaptığımız
yolların mukayesesini yapıyor. Dersim'de yapılan 'yolların, o zaman
güvenlik güçlerinin hareket planı içinde yapılmış yollar olduÄŸunu'
söylüyor. Bugünün yapılan bölünmüÅŸ yollarının da yine bu ÅŸekilde
güvenlik güçlerinin harekat planları için yapıldığını söylerse, ben
burada... Fikir özgürlüÄŸü deÄŸildir bu. Bu ülkede, bir hizmet ehlini,
kalkar da adeta güvenlik harekatı için, adeta bir darbe mantığı
içerisinde bir yaklaşıma zemin hazırlamak, onun alt yapısını yapmak diye
bu iktidarı değerlendirirseniz, bunun da cevabını alırsınız.
Fikir özgürlüÄŸünün de bir sınırı da vardır. Siz kalkıp da bu ülkede bu
iktidarın özgürlük alanlarına bu ÅŸekilde müdahale etmeye kalkarsanız,
cevabını da alacaksınız. Onunki özgürlükse, kusura bakmayın benimki de
özgürlük. Ben de kendi özgürlüÄŸümü kullandım. Bundan daha ağır bir
hakaret bu hükümete nasıl olabilir. Biz, halkımız için yaptığımız bu
yolları, kalkacak bu hanımefendi 'özel harekat, Silahlı Kuvvetlerin veya
polisin yapacağı harekat için' diyecek. Buradan sen de gidiyorsun,
ayıptır. Bu, millet gidiyor bu yollardan. Şu anda 13 bin 600 kilometre
bölünmüÅŸ yolu, biz kim için yaptık? Halkımız için yaptık. Halkımız için
yaptığımız bu yolları, sen kalkıp ta Dersim'le yan yana getirmek
suretiyle, 'Onlar harekat için yapılmıştır, bunlar da harekat için
yapılıyor' dersen cevabını alacaksın. Özgürlükler sınırlı deÄŸildir. Sen,
bir baÅŸkasının sınırından içeri girdiÄŸin anda, bu özgürlükler
noktasında sınır tecavüzüdür. Bu hükümete, burada böyle haksız bir ifade
kullanamazsın. Kaldı ki, benim 'bedel öder' diye bir ifadem yok."
NURAY MERT NE DEMİŞTİ
Hopa'da yaÅŸananlar
- Hopa'da niye bu kadar sert tepki gösterdiniz?
"Benim konvoyum taÅŸlanıyor. Otobüsümün camları, çerçeveleri
parçalanıyor. TaÅŸlardan bir tanesi de benim korumama isabet ediyor. Bunu
görünce benim kan beynime fırlıyor. Ben orada artık daha sessiz
kalabilir miyim, sakin kalabilir miyim? Bir tarafta CHP'nin orada dev
pankartını görüyorum, o pankartın yanında 'Tek yol sokak, tek yol
devrim. Halkevleri'. Hepsi onun etrafında toplanmış. Bu CHP'yi rahatsız
etmemiÅŸ demek ki.
Niçin sen onlarla beraber anılıyorsun? Oradan pankartını kaldırtırsın
veya onlarla beraber onlarla bulunmazsın. Biz orada 'Tek yol sokak, tek
yol devrim' diyenlerin çok ciddi hışmına uÄŸradık. Bunlar BDP destekli
şeyler aynı zamanda. Burada yapılan bu olayda ister istemez oraya tepkim
olmuÅŸtur."
- Otobüste kime kızdınız?
"Valiye kızdım, emniyet müdürüne kızdım. Nasıl kızmayayım? Çünkü
kendileriyle bu noktada bir gün önceden ilgili arkadaÅŸlarım tedbir
alınması noktasında kendilerini uyardılar.
"Engin Alan" sorusu
- General Alan için birÅŸey söylemiÅŸtiniz. "AyaÄŸa kalkmadı, onun için
tutuklandı Silivri'ye gitti" gibi izlenim çıktı. Bunu nasıl
deÄŸerlendiriyorsunuz?
"Ne alakası var. Öyle bir algı yok. Bazı gerçeklerin bilinmesi lazım.
Ben, Sayın Özkök'ün Genelkurmay BaÅŸkanlığı döneminde 18 Mart
kutlamalarına gidiyorum. Üstelik orada bir de yalan var. 18 Mart
kutlamalarında neredeyse, fevkalade bir olay olmadığı sürece biz
şehitliğe anında ineriz, dakik ineriz. Her şey orada programlandığı gibi
yürür. Oraya, Türkiye Cumhuriyeti'nin BaÅŸbakanı geliyor, protokolde
olan herkes ayağa kalkıyor. Bu beyefendi ayağa kalkmıyor. Bunun bir
defa, ön kabulleri var. Hele hele Türk Silahlı Kuvvetleri'nim içinde
olan birisi, nasıl emir komuta zinciri içerisinde ayaÄŸa kalkıyorsa,
orada ayağa kalkıp selam durur. Selam durmuyorsa, gereği yapılır."
- Bunun için mi terfi edemedi?
"Terfi kararı YAÅž içerisinde, zaten olsa öyle birÅŸey... Ben, Genelkurmay
BaÅŸkanımızla bunları konuÅŸtum. Böyle bir ÅŸey olsa zaten, kesinlikle
muhalefet şerhini bizler koyarız."
-Yani cezalandırırdınız?
''Kesinlikle, engellerdik. Çünkü, böyle bir durum olduÄŸu sürece, Türk
Silahlı Kuvvetleri, saÄŸlıklı bir geleceÄŸi üstlenemez. Kendi üssüne karşı
davranışı ne ise BaÅŸbakan'a karşı davranışı, hayda hayda çok daha
farklı emir komuta zinciri içinde olması gerekiyor.
"Engellerdim"
Engin Alan daha sonra vakfın başına getirildi. Benim, bundan haberim
yoktu. Çok açık konuÅŸuyorum. Vakfın başına getirilme olayını bilseydim,
ben onu da engellerdim. Çünkü, böyle bir insanın vakfın başına gelmesi
yanlış bir olaydır. Oraya kazandıracağı da herhangi bir şey yoktur.
Vakfın başına çok daha kalifikasyonu yüksek insanlar da getirilebilirdi.
Mesela, ikinci uzatılma olayı gündeme gelmiÅŸti. Ben Sayın Işın PaÅŸa'ya
'Hayır, O bir dönem yaptı, yeter' dedim. "
- Artık bütün terfileri fiilen yapıyorsunuz?
"Benim ilgi alanım içinde ise, evet."
Tutuklu gazetecilerin durumu
- Gazetecilerin üzerine karanlık bir bulut çökmüÅŸ gibi ortam var.
Nedim'den bahsediyorum, Ahmet'ten bahsediyorum. Seçim sonrası bu konuyla
yasal bir düzenleme yapılıp yapılmayacağı?
"Åžu anda içeride olan yazar, çizer diye geçinen bunların içerisinde
ÅŸahsen benim, CumhurbaÅŸkanımın, birçok arkadaÅŸlarımla ilgili öyle
kitaplar yazanlar var ki bu kitaplar ÅŸu anda ne fikir özgürlüÄŸü, ne
düÅŸünce özgürlüÄŸü içerisinde deÄŸerlendirilebilir. Burada hakaretin,
yalanın daniskası var. Çok açık konuÅŸuyorum belden aÅŸağı her türlü vuruÅŸ
var. Bunlar sizin çok iyi tanıdığınız bildiÄŸiniz yazarlar, çizerler.
Öyle karikatürler, öyle resimler var ki bu resimlerin anlatılması, izahı
mümkün deÄŸil. Mesela siz Ahmet Şık, ÅŸu, bu filan bunlar için bu kadar
düÅŸünüyorsunuz ama mesela Mehmet Metiner için bunu düÅŸünmediniz, Mehmet
Metiner için aynı kıyametleri koparmadınız. Mehmet Metiner ölümle tehdit
edildi.
"TSK Savunma Bakanlığı'na bağlanacak"
- CHP Genel BaÅŸkanı Kemal KılıçdaroÄŸlu, Genelkurmay'ı Milli Savunma Bakanlığına baÄŸlayacağım diyor. Siz de baÄŸlayacak mısınız?
Bunun belli bir zamanı var ve zamanlama da önemli. Olması gereken odur,
ama şu an değil. Yani Milli Savunma Bakanlığı'na bağlanmasıdır"
- Tam üye olunca mı baÄŸlanacak?
- "Tam üye olmayı beklemek gerekmeyebilir. KılıçdaroÄŸlu, sırtında küfe
olmadan konuÅŸuyor. Sorumluluk vesaire yok. Türkiye buna hazır mı, deÄŸil
mi? Kurumlar buna hazır mı, deÄŸil mi? Önce buna bakmak lazım."
- Sizce hazır mı?
"Henüz hazır deÄŸil. Hazır olduÄŸu anda zaten bu adım yapılır. Åžimdi
sürekli olarak söylenen bedelli askerlik, biz bu adımı zaten attık. Biz
bedelli askerliği zaten Genelkurmayımızla konuşuyoruz. "
Seçimlerden sonra...
-Seçimlerden sonra barıştan çok çatışma ortamına girecekmiÅŸiz gibi bir korkum var. Korkmakta haklı mıyım?
"Bunu ÅŸu anda konuÅŸmak bana göre yanlış. Bunu seçimden sonraki Meclis aritmetiÄŸi ortaya çok daha net koyar."
- Çözüm için siz BDP'yi artık muhatap görmüyormuÅŸsunuz gibi bir izlenim var bende.
"Yani çözüm noktasında çözüm yaklaşımları yok. Åžu anda da görüyorsunuz,
kendilerinin girmediÄŸi yerde oyunu CHP'ye... EÄŸer orada CHP güçlü deÄŸil
MHP güçlü ise oyunu MHP'ye vermek gibi ses kayıtlarını, önümüze veya
önünüze getirdiler. Bunlar çok açık net bazı gelecekle ilgili adımların
hangi istikamette olduÄŸunu gösteriyor."
- Seçimden sonra önceliÄŸiniz, anayasa mı, Kürt sorunu mu, ekonomi mi?
"Bunların hepsini ayrı tahlil etmek lazım. Bizim ilk etapta atacağımız
adım yeni anayasadır. Ama bu Meclis aritmetiğiyle alakalı bir konudur."
- Askerle ilişkiler artık rayına oturdu mu?
"Bizim 8,5 yıllık süreç içerisinde gerçekten TSK, anayasal tanımdaki
konumuna diyebilirim ki oturmuş vaziyette. İlişkilerimiz gayet iyi bir
ÅŸekilde devam ediyor."
120