Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'ne Türkiye'nin dönem baÅŸkanlığını
yaptığı dönemde kurulan Âkil Adamlar Komitesi, ayrımcılık ve yabancı
düÅŸmanlığıyla mücadele ile ilgili hazırladığı raporda Avrupalı
hükümetlere sert eleÅŸtiriler getirdi. HoÅŸgörüsüzlük, dışlama, ayrımcılık
gibi eÄŸilimlere karşı çözüm bulmak amacıyla oluÅŸturulan Komite'nin
hazırladığı raporda, Avrupa'nın bu konuda hâlâ ortak bir siyasî irade
belirleyemediÄŸine dikkat çekildi.
Asimilasyon politikalarının tehlikesine işaret eden Komite,
hükümetlerin, kanunları yaparken ülkelerinde yaÅŸayan yabancılara da söz
hakkı tanımalarını istedi. Avrupa Konseyi üyelerinin genel olarak destek
verdiÄŸi raporda hükümetlere yapılan çarpıcı önerilerden bazıları ÅŸöyle:
"Azınlık ve yabancı nüfuslara tek bir kültürü dayatan yasalar
çıkarılmamalı. İnsanlar inanç, kültür ve kimliklerini reddetmeye
zorlanmamalı. Ne İslam'ın, ne de başka bir dinin Avrupa değerleriyle
uyumsuz olduÄŸu iddiası kabul edilemez. Yasalar zorlayıcı ve yasakçı
değil, ikna edici ve diyaloğa teşvik edici olmalı." Fransa'daki burka
yasağı gibi örneklerin eleÅŸtirildiÄŸi rapor, konseyin bu alanda
hazırladığı en kapsamlı metin olma özelliÄŸini taşıyor.
Akil adamlar raporunda, finansal krizle boÄŸuÅŸan ve eski gücünü yitiren
Avrupa'da, artan yabancı düÅŸmanlığı ve İslam karşıtlığıyla mücadele
edebilecek ortak bir siyasi irade olmadığı vurgulandı. Avrupa'nın çok
kültürlü toplumlara hazırlanması için 59 teklif getirilen raporda,
Avrupa kurumları ve Avrupa Konseyi'ne üye ülkelerin hükümetlerine bir
eylem planı sunuldu. Ayrıca, eÄŸitimcilere, medya kurumlarına ve ünlü
sanatçılara yönelik bir dizi tavsiyeler de raporda yer aldı. "Farklılık
ve özgürlüklerin kaynaÅŸtırılması'' baÅŸlığını taşıyan rapor, Türkiye'den
Prof. Dr. Ayşe Kadıoğlu'nun da yer aldığı 9 kişilik Akil Adamlar Heyeti
Avrupa'nın birçok ÅŸehrindeki her kesimden uzmanlarla yaptıkları
görüÅŸmeler sonucu hazırlandı. Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Thorbjorn
Jagland, "Avrupa, farklı kültürlerle birlikte yaÅŸamayı ve o kültürleri
zenginlik olarak görmeyi öÄŸrenmeli. Bu rapor, Avrupa Konseyi'nin bu
alanda yürüteceÄŸi faaliyetlerin de yol haritasını çiziyor." dedi.
Akil Adamlar Komitesi'nin raporunda hiçbir göçmen topluluÄŸun kendi
kültürel kimliÄŸini reddetmeye ve asimilasyona zorlanamayacağı
belirtilirken, bulunduÄŸu ülkenin yasalarına uyan her kültürden insanın o
ülkenin vatandaşı sayılabileceÄŸi kaydedildi. Raporda, Avrupa'da
hükümetlerin son yıllarda Müslüman nüfusu hedef alan yasalar hazırladığı
vurgulanırken, "Azınlık ve yabancı nüfuslara tek bir kültürü dayatan
yasalar çıkarılmamalı. İnanç, kültür ve kimliklerini reddetmeye
zorlanmamalı. Ne İslam'ın, ne de başka bir dinin Avrupa değerleriyle
uyumsuz olduğu iddiası kabul edilemez." ifadeleriyle Fransa'daki burka
yasağı gibi örnekler eleÅŸtirildi. Yabancıları ve göçmen kökenli
vatandaÅŸları hedef alan yasaların zorlayıcı ve yasakçı deÄŸil, ikna edici
ve diyaloğa teşvik edici olması gerektiği ifade edildi.
Avrupa'da asimilasyon politikalarının yaygınlaÅŸtığına dikkat çekilirken,
"Göçmenlerin Avrupa kültürüne uyum saÄŸlaması için kendi kimliÄŸini
reddetmesi beklenemez." ifadeleri kullanıldı. ABD'de farklı etnik kökene
sahip insanların ABD vatandaşı kimliğini sahiplendiği belirtilerek,
Avrupa'nın da ABD'nin "farklı kültürleri zenginlik gören" vatandaÅŸlık
anlayışını sahiplenmesi gerektiÄŸi kaydedildi. Özellikle, Müslüman
göçmenlerin ayrımcılık maÄŸduru olduÄŸunu kaydeden raporda, "Avrupa'da
İslam ile terör birlikte anılıyor. 'Her Müslüman terörist deÄŸildir ama
bütün teröristler Müslüman'dır' görüÅŸü yaygın. Ancak, Avrupa'da
ayrılıkçı terörün radikal İslamcı terörden daha fazla can aldığını
istatistikler gösteriyor. Bu tür önyargılarla ve dezenformasyonlarla
mücadele edilmesi gerekiyor." denildi.
Avrupa'daki göçmenlere yerel seçimlerde oy hakkı verilmesi gerektiÄŸi
savunulurken, yabancıların yasalara uymasını isteyen hükümetlerin, söz
konusu yasaların oluÅŸturulmasında da yabancılara söz hakkı vermesinin
önemine vurgu yaptı. Akil Adamlar Komitesi, vatandaÅŸlık hakkının
yabancıların etnik kökenine veya dini kimliÄŸine göre deÄŸil, somut
kriterlere göre verilmesi gerektiÄŸinin de altını çizdi.
Raporu basına değerlendiren eski NATO Genel Sekreteri ve Akil Adamlar
Komitesi üyesi Javier Solana, raporun bugünün problemlerini ve
uygulamalarını da içerdiÄŸini belirtti. Solana, "Avrupa her zaman
farklılıkları içeren bir yer olmuÅŸtur. Avrupa'da farklılıklar artıyor,
bu bizim kaderimiz.'' diye konuÅŸtu. Komitenin diÄŸer bir üyesi İtalya
Uluslararası Ticaret ve eski Avrupa İşleri Bakanı Emma Bonino da
Avrupa'da çalışan nüfus sayısının 2050 yılında 100 milyona düÅŸeceÄŸini
ifade ederek Avrupa'nın bu süreçte yüksek sayıda göçmene ihtiyacı
olduÄŸunu söyledi. Bonino, "Siyasî liderlere ve bütün profesyonelleri
insanlara doÄŸru bir resim verme konusunda sorumlu bir liderliÄŸe
çağırıyoruz. Halka, 'Bakın milyonlarca göçmene ihtiyacımız var' mesajını
vermeye başlamalılar.'' diye konuştu. Avrupa Konseyi'nin gelecekte
yabancı düÅŸmanlığı konusunda atabileceÄŸi adımlara esas teÅŸkil edecek
rapor, konseyin internet sitesinde de yayınlandı.
ZAMAN
169