|
|
MÜSİAD Mısır ve Tunus'taki olaylardan memnun
MÜSİAD Başkanlar Toplantısının sonuç bildirgesinde "Tunus ve Mısır'da yaşanan gelişmeler Türkiye için yararlıdır" denilerek, Türkiye'nin bu ülkelere rol model olabileceği vurgulandı. 2011-02-07 14:38:57
2011
yılının ikinci MÜSİAD BaÅŸkanlar Toplantısı, ülke genelindeki 32 Åžubede
Ocak ayı içerinde gerçekleÅŸtirilen Åžube Genel Kurullarının akabinde tüm
Åžube BaÅŸkanlarının katılımıyla, 5 Åžubat 2011 tarihinde İstanbul’da,
MÜSİAD Genel Merkezinde gerçekleÅŸtirildi. Toplantıda görüÅŸülerek alınan
kararlar ÅŸöyle:
1. MÜSİAD, 2011 yılını dünya konjonktürüne baÄŸlı olarak Türkiye açısından önemli bir yıl olarak görmektedir.
Özelikle
Tunus’ta baÅŸlayıp, Mısır’a sıçrayan, diÄŸer bazı OrtadoÄŸu ülkelerinde de
dikkatle izlenen, halkların mevcut yönetimlere karşı ayaklanmaları tüm
coÄŸrafyayı etkileyebilecek nitelikte gözükmektedir. MÜSİAD, bu
ülkelerin demokratikleÅŸmesinin uzun vadede kendilerinin geliÅŸmelerine
mutlaka olumlu yansıyacağını ve dolayısıyla Türkiye için de yararlı
olacağına inanmaktadır.
Bununla beraber kısa vadede hem ülkemiz, hem de çevre ülkeler için bazı sıkıntıların oluÅŸabileceÄŸi bilincindedir.
2. MÜSİAD, bu geliÅŸmelerde bahse konu ülkeler için, Türkiye’nin önemli bir rol model olacağına inanmaktadır.
Bugün,
hem ekonomik, hem de sosyal geliÅŸme açısından insanımızın yıllardır hak
ettiÄŸi daha modern, daha yaÅŸanır bir ülke olma yolunda ülkemizde önemli
adımlar atılmış olması, komÅŸu ülkelerde de gıpta ile izlenmektedir.
Özellikle 12 Eylül 2010’da halk oylamasında halkımıza sunulan anayasa
deÄŸiÅŸiklik paketinin kabulü; çoÄŸulcu demokrasi, yenilikçilik, toplumda
birlik, beraberlik ve kardeÅŸlik, temel hak ve özgürlüklerin
genişletilmesi, katılımcılığın sağlanması, liyakatin uygulanması, adil
rekabet, ÅŸeffaflık ve istikrar, yargı bağımsızlığı, hukukun üstünlüÄŸü,
kanun önünde eÅŸitlik ve adalet için oldukça önemli geliÅŸmeler olmuÅŸtur.
Aynı zamanda, tüm dünyaya uzlaÅŸmacı kimliÄŸiyle güven veren ve
bölgesinde çekim merkezi oluÅŸturan ülkemizin, son yıllarda kazandığı
demokratikleÅŸme tecrübeleri, bu ülkelerdeki geliÅŸmelerine ve
deÄŸiÅŸimlerine rol model olacak niteliktedir. Sonuçta, bu ülkelerde
yaÅŸanan deÄŸiÅŸimin, kazan – kazan ilkesi çerçevesinde tüm bölge
halklarına daha fazla zenginlik ve daha fazla istikrar getireceği
ÅŸüphesizdir.
3. MÜSİAD, yaÅŸanan geliÅŸmelere bakarak bu süreçte
alternatif pazarlarımıza yönelik ticaretimizi artıracak,
iÅŸletmelerimize bu pazarlarda destek olacak önlemler alınması
gerektiÄŸini düÅŸünmektedir.
Avrupa Birliği ve ABD gibi dış
ticaretimizin yaklaşık yarısına yakın kısmını kapsayan pazarların
durumları, ülke ekonomimizi, üretim ve sanayimizi, iÅŸ dünyamızı nasıl
direk olarak etkiliyorsa, alternatif pazarlarımız olan Ortadoğu ve
Kuzey Afrika ülkelerinin de siyasi iklimleri bizi doÄŸrudan
etkilemektedir. Bu sebeple, özellikle ticaretimizde önemli artışların
görüldüÄŸü bu ülkelerin yaÅŸanan krizden bir an önce çıkmaları ve bu
ülkelerde refahın, istikrarın ve özgürlüklerin tesisi için gerekli tüm
desteÄŸin verilmesi son derece önemlidir.
Ayrıca, bu kapsamda,
Dış Ticaret MüsteÅŸarlığı tarafından teÅŸekkül ettirilen Mısır Kriz
masasının iÅŸletmelerimiz açısından son derece anlamlı ve yerinde bir
adım olduÄŸunu ve geliÅŸmelerin devamlı gözlenmesi gerektiÄŸini
düÅŸünmektedir.
4. MÜSİAD, 12 Eylül referandumun getirdiÄŸi
yeniliklerle yetinmeyerek, demokrasi kalitesini artıracak, hak ve
özgürlükler üzerindeki her türlü baskı ile bürokratik oligarÅŸinin
olumsuz etkilerini bertaraf edecek sivil, yeni bir Anayasa’nın hala
gerekli olduÄŸunu iÅŸaret etmektedir.
1980’lerden beri edinilen
tecrübeler, uygulanan ekonomik modelin yan etkileri ve tüm dünyada
küresel krizin beraberinde getirdiÄŸi zaruretler, Türkiye’nin bundan
sonraki yol haritasında önceliÄŸin topyekûn bir siyasi yapılanmadan,
Anayasal reformlardan ve ekonomide ise ikinci nesil reformlardan
geçtiÄŸini göstermektedir. Her ne kadar 12 Eylül 2010 tarihinde
halkoylamasında Anayasa değişikliği paketinin kabul edilmesiyle temel
hak ve hürriyetler baÄŸlamında önemli bir mesafe kat edilmiÅŸ olsa da,
mevcut Anayasa, iÅŸ dünyasının beklentilerini karşılama konusunda hala
yetersiz kalmaktadır. Bu baÄŸlamda toplumun enerjisini açığa çıkartacak,
tarihten beri gelen köklü ortak deÄŸerlerimize ters düÅŸmeyecek, evrensel
insan hak ve hürriyetlerini gözetecek, yeni sivil, çoÄŸulcu bir Anayasa
ihtiyacı ÅŸimdi daha fazla kendini göstermektedir.
5. MÜSİAD,
2010 yılını ekonomik anlamda özellikle geliÅŸmiÅŸ ülkelere nazaran
baÅŸarılı bir büyümeyle kapatan Türkiye’nin 2011’de de, ekonomik olarak
büyümeye devam edeceÄŸini düÅŸünmektedir.
Küresel krizden çıkış
yılı olarak görülen ve ülkelerin nasıl olacağını tam olarak tahmin
edemedikleri 2010 yılının sonuçlarını deÄŸerlendirirken, Türkiye’nin
oldukça baÅŸarılı bir performans sergilediÄŸi takdirle karşılanmıştır. Bu
toparlanma sürecinin sürdürülebilir olması için ülkede oluÅŸan güven ve
istikrarın mutlaka devam etmesi gerekmektedir.
Bunun yanı
sıra, AB ve ABD’de krizde bozulan ekonomik durumun nasıl düzeleceÄŸi
konusundaki belirsizlikler sürerken, ülkemizde 2009’dan 2010’a geçiÅŸte
olduÄŸu gibi hızlı bir büyüme yerine, daha mütevazi ve dengeli bir
büyüme beklenmektedir. Bunu saÄŸlayabilmek adına ne dış etkenlerin, ne
de içeride yapılacak genel seçimlerin istikrarı bozmasına müsaade
edilmelidir.
6. MÜSİAD, ekonomik, sosyal ve siyasal aktörleri,
özellikle 2011 genel seçimleri öncesinde istikrarı bozabilecek
kutuplaÅŸmalara deÄŸil, ülkemizin 2023 hedeflerine ulaÅŸmasında proje
üretmeye ve sorunların çözümüne yönelik birlik ve beraberliÄŸe
odaklanmaya davet etmektedir.
Genel seçim arenasına girdiÄŸimiz
bugünlerde, özellikle gündemi gereksiz yere iÅŸgal eden, ekonomide
belirsizliklerin oluÅŸmasına ve sisteme olan güvenin aşınmasına
sebebiyet veren, atanmış bürokratların ve kurulların sistem üzerindeki
tasallutun etkisinin azalması, toplumun tüm kesimlerinin yararına
olacaktır.
7. MÜSİAD, katma deÄŸeri yüksek, ileri teknoloji
üretimine geçilmesi yönünde azami gayret sarf edilmesi gerektiÄŸine
iÅŸaret etmektedir.
Ekonomik geliÅŸmenin uzun vadede
sürdürülebilir kılınması için açıklanan yeni stratejileri uygulamaya
baÅŸlamak gerekmektedir. Özellikle, emek yoÄŸun sektörlerde yaÅŸanan
rekabetçilik kaybı, düÅŸük maliyetli, düÅŸük katma deÄŸerli üretim
üzerinden rekabet edebilme modelinin sürdürülebilir olmadığı
bilinmektedir. Bu sebeple, yeni dönemde orta - yüksek teknolojilere
dayalı üretim teknolojilerinin ve özellikle bilgi teknolojileri,
nano-teknoloji, biyo-teknoloji, savunma sanayisi gibi geleceÄŸe matuf
sektörlerin ikame edilmesi 2023 hedeflerine ulaşılması hususunda
kaçınılmaz bir gereklilik olarak görülmektedir.
MÜSİAD,
kuruluÅŸundan bu yana geçen 21 yılda yaptığı gibi; ülkemizin yararına
olduÄŸunu düÅŸündüÄŸü her çabayı destekleyeceÄŸini açıkça beyan etmektedir.
Toplumumuzun, yüksek ahlak ve yüksek teknoloji anlayışı ile
geliÅŸeceÄŸine inanan derneÄŸimiz, tüm dünyanın kurtuluÅŸu olmayan
çözümlerin, gerçek anlamda çözüm olmadığını yürekten benimsemektedir.
176 |