|
|
İftiralarla dolu 'soykırım' programı
Amerikan CBS televizyonu, Kongre'de oylanacak soykırım tasarısı öncesi Ermeni iddialarına destek veren bir program yayınlandı. 2010-03-01 21:40:50
Amerikan televizyon kanalı CBS'teki "60 dakika" programında, Suriye'deki
Deyr Ezzur'da, 1915 yılı olaylarına iliÅŸkin "dünyadaki en büyük Ermeni
mezarlığı olduÄŸu ve burada halen kemikler çıktığı" ve "Yahudiler için
Auschwitz neyse, Deyr Ezzur'un da Ermeniler için aynı anlamı ifade
ettiÄŸi" öne sürüldü.
Programda, çoÄŸunluÄŸu kadın ve çocuklardan
oluÅŸan bazı Ermenilerin yüzlerce mil "ölüm yürüyüÅŸüne" zorlandığı ve
"toplama kampına" götürüldüÄŸü, "Osmanlı Türklerinin daha sonra Naziler
tarafından benimsenen model geliştirdiği" iddia edildi.
Gazeteci
Bob Simon tarafından sunulan program, Ermenilerin 1915 yılı olaylarına
iliÅŸkin iddialarını içeren tasarının Temsilciler Meclisi DışiÅŸleri
Komitesinde oylanmasına 3 gün kala yayımlandı.
Programın "Türkiye
ile Ermenistan'ın Tarihle İlgili Savaşı" başlıklı 12 dakikalık
bölümünün başında Simon, Birinci Dünya Savaşı sırasında 1 milyondan
fazla Hristiyan Ermeninin Osmanlı Türkiye'sinden toplu tehcir edildiÄŸini
ve ardından "katledildiğini" savundu.
Programda, tarihe dair bu
savaşın o zamandan beri sadece iki ulusu değil, Beyaz Saray ve Kongreyi
de meÅŸgul ettiÄŸini ifade eden Simon, "Ancak bizim hikayemiz çok sayıda
Ermeninin hayatının son bulduÄŸu, İstanbul'dan uzaktaki bir çölde
başlıyor" dedi.
-AUSCHWITZ İLE KARŞILAŞTIRILDI-
Bu
sözlerin ardından programda, Suriye topraklarındaki Deyr Ezzur'da, 1915
yılı olaylarına iliÅŸkin "dünyadaki en büyük Ermeni mezarlığı olduÄŸu
iddia edilen yerden halen kemiklerin çıktığına" dair görüntülere yer
verildi.
Programda, Simon'la birlikte dolaşan Amerikalı-Ermeni
yazar Peter Balakian'ın "Burada 450 bin kadar Ermeni öldü" sözlerine yer
verilerek, "Yahudiler için Auschwitz ne anlam ifade ediyorsa, Deyr
Ezzur'un da Ermeniler için aynı anlamı ifade ettiÄŸi" öne sürüldü.
Simon'ın
bir sorusu üzerine Balakian, "1915 baharından yaz sonuna kadar iyi
düzenlenmiÅŸ, hükümet planlı bir tutuklama ve tehcir projesinin
yürütüldüÄŸünü" iddia etti.
-"ÖLÜM YÜRÜYÜÅžÜ" VE "TOPLAMA KAMPI"
İDDİASI-
Simon ise tren gidiÅŸ-dönüÅŸ bileti almaya zorlanan
Ermenilerin hiçbir zaman geri dönmediÄŸini ve kendilerini tren yük
vagonlarında bulduklarını, çoÄŸunluÄŸu kadın ve çocuklardan oluÅŸan geri
kalan kısmın ise yüzlerce millik "ölüm yürüyüÅŸüne" zorlandığını ileri
sürdü.
Balakian, birçoÄŸunun "açlıktan, hastalıktan ya da zalimce
öldürmelerden kırıldığını, kurtulanların da kendilerini İstanbul'un
yüzlerce mil uzağındaki gözlerden uzak toplama kamplarında bulduÄŸunu"
iddia etti.
Programda Simon, dönemin Amerikan Büyükelçisi Henry
Morgenthau'nun Washington'a, "barışçıl Ermenilere yönelik tehcir ve
aşırılıklar artıyor ve tanıkların yürek parçalayıcı raporlarına göre bir
ırkın yok edilmesi kampanyası sürdürülüyor gibi görünüyor" yazılı mesaj
gönderdiÄŸini savundu.
-ÅžENSOY'UN CEVAPLARI-
Simon,
bugüne kadar Türklerin böyle bir kampanyanın olduÄŸunu ÅŸiddetle
reddettiÄŸini belirtirken, Türkiye'nin önceki Washington Büyükelçisi Nabi
Åžensoy ile yapılan röportaja yer verdi.
Röportajda, Simon,
"Suriye'deydik, kumu kazıdık ve kemikler çıktı, buna ne diyorsunuz"
sorusu üzerine Åžensoy, "Türkiye'de her yerde kemik bulabilirsiniz. Bu
topraklarda çok sayıda trajedi oldu" dedi.
Bu sırada büyükelçinin
sözünü kesen Simon'ın "Kusura bakmayın, ama bu kemikleri biz
Ermenilerin Auschwitz'e eÅŸdeÄŸer gördüÄŸü Deyr Ezzur denilen bir yerde
çıkardık" sözleri üzerine Åžensoy, "Bunun Auschwitz ile
karşılaÅŸtırılabileceÄŸini düÅŸünmüyorum. Bu sadece bir tehcir ve tehcir
sırasında olanlardı" diye konuştu.
Bunun üzerine Simon, yine
Åžensoy'un sözünü keserek, "Ancak bu tehcirler katliamlarla sonuçlandı,
öyle deÄŸil mi" deyince, Åžensoy, "Hayır, öyle olmadı" karşılığını verdi.
Simon'ın
"Ermenilere yönelik katliamlar, toplu imhalar, ölüm yürüyüÅŸleri olmadı
mı" diye sorması üzerine Åžensoy, "Ermenilerin ölüm yürüyüÅŸleri olmadı.
Tehcir vardı ve trajik olaylar oldu. Birçok kiÅŸi, Birinci Dünya
Savaşının mahrumiyet koÅŸullarında öldü" ifadesini kullandı.
Görüntülerde
bir mezardan çıkartılmış kemikler ile kadın ve çocuk cesetleri
gösterilirken Simon, "Ama 1915'te olanlar soykırım deÄŸil miydi? BM bunu,
ırksal, etnik ya da dini bir grubu yok etme niyeti olarak tanımlıyor"
yorumunda bulunurken, Åžensoy "En önemli ÅŸey niyet. Öldürme konusu baÅŸka
bir şey. Bu iki tarafta da oldu. Bunun soykırım olarak değerlendirip
deÄŸerlendirilmeyeceÄŸi baÅŸka bir konu. Bu hukuki bir terim ve kolayca
kullanılmamalı" dedi.
Simon'ın, "Türk hükümetinin bir niyeti
olmadığını söylüyorsunuz" demesine karşılık Åžensoy, "Ermeni nüfusunun
tümünü ya da bir kısmını yok etme niyeti yoktu" diye konuÅŸtu.
-"OSMANLI
TÜRKLERİ NAZİLERE MODEL GELİŞTİRDİ"-
Programda, "niyetli ve
itinayla icra edilen katliamlar" ifadesini kullanan Sarkin Sarkissian
adlı piskopos, Simon'a, içine bilinmeyen sayıda kadın ve çocukların
atıldığını iddia ettiÄŸi maÄŸaralardan birini gösterdi.
Simon,
Ermenilerin bunun ilkel bir gaz odası olduğuna inandığını ifade ederken,
Sarkissian, bunun maÄŸaranın aÄŸzında ateÅŸler yakılarak yapıldığını öne
sürdü.
Simon, soykırımlar üzerinde çalışan bilim adamlarına göre
"Osmanlı Türklerinin daha sonra Naziler tarafından da benimsenen bir
model geliÅŸtirdiÄŸini" iddia etti.
-DİNK "SOYKIRIMIN SON
KURBANI"-
"Soykırım kelimesinin kullanımı, Türk ulusuna bir
hakaret ve hapis cezası getirebilecek bir suç olarak görülüyor" diyen
Simon, gazeteci yazar Hrant Dink hakkında Türk ulusuna hakaretten üç kez
dava açıldığını ve aşırılık yanlılarından binlerce ölüm tehdidi
almasına rağmen yazmaya devam ettiğini savundu ve Dink'in, Ermenistan'da
"soykırımın son kurbanı ve ÅŸehit" olarak görüldüÄŸünü ifade etti.
İki
yıl önce Ermeni tasarısının Temsilciler Meclisi'nin önüne gelmesi
gündemdeyken Türkiye'nin, protesto amacıyla Büyükelçi Åžensoy'u geri
çağırdığını ve Bush yönetimi ile 8 eski dışiÅŸleri bakanının bu
tasarılara müdahale ettiÄŸini hatırlatan Simon, Åžensoy'a bu bakanların
neden Türkiye'nin arkasında toplandığını sordu.
Åžensoy, "Bence
bu, Türkiye'nin ABD için taşıdığı önemi gösteriyor. Aramızda uzun bir
listeden oluÅŸan olumlu gündemlerimiz var ve bu listedeki konular Ermeni
konusundan çok daha önemli" dedi.
Programda Simon, Türkiye'nin,
"nihayetinde bölgesinde bir süper güç, ABD ile Müslüman dünyası arasında
önemli bir aracı, NATO içinde ikinci büyük ordu olduÄŸunu, ABD'nin Irak
ve Afganistan'daki savaÅŸlar için Türkiye'deki hava üslerine güvendiÄŸini,
bu savaÅŸlara giden Amerikan malzemelerinin yüzde 70'inin Türkiye
üzerinden geçtiÄŸini ve Türkiye'nin petrol için önemli bir kanal
olduÄŸunu" söyledi.
"Muhtemelen bu nedenle, hiçbir Amerikan
başkanı soykırım kelimesini ağzına almadı" diyen Simon, Obama'nın da
seçim kampanyasında söz vermesine raÄŸmen, bu kelimeyi kullanmadığını
kaydetti.
Simon, Türkiye ile Ermenistan arasında diplomatik
iliÅŸkilerin kurulmasını amaçlayan protokollere, ABD'nin, "soykırımın
olup olmadığı üzerinde karar verecek ortak tarih komisyonunun kurulması"
şartıyla aracılık yaptığını savunarak, "kelimenin kullanımıyla ilgili
verilen savaşın sonuçlanmaktan uzak olduÄŸunu" söyledi.
Programın
internet sitesinde de birçok yorumlar yapıldığı görüldü. Simon'un daha
önce de Fener Rum PatriÄŸi Bartholomeos ile yaptığı program tartışma
yaratmıştı.
136 |