|
|
Arap dünyasının çıkmazı
Libya'da savaş var. Suriye'de şiddet. Yemen'de karışıklıklar ve protestolar. Sudan'da kuzey ile güney arasında, Hartum ile Darfur arasında gerginlikler var. 2011-05-03 10:02:25
En kötüsü de halkın evlatlarının hepsinin kurbanı olduÄŸu iç savaÅŸ
dönemine girilmesi. Libya'da yaÅŸananlar belirli bir sonu olmayan iç
savaÅŸ dönemine girdi. Åžiddete baÅŸvurmanın sınırı yok. Yakın siyasi çözüm
ufku da söz konusu deÄŸil. Bu savaÅŸta 17 Åžubat'tan beri binlerce kiÅŸi öldü. Bingazi'de gösteriler,
değişim talebiyle başlamıştı. Değişim talebine Albay Kaddafi'nin
tankları ve uçakları karşılık verdi, karışıklıklarla ve sivil
protestolarla mücadelede bilinen baÅŸka klasik yöntemlere baÅŸvurulmadı.
Albay, sivil talepleri, sahip olduÄŸu bütün silahları kullandığı bir
savaÅŸa dönüÅŸtürmeye çalıştı. Bu durum, dünyayı, savunmasız sivilleri
korumak için müdahale etmek zorunda bıraktı. İnsanlar yardım istemeye
baÅŸladılar ve dünya da müdahale etti. Albay Kaddafi'nin ülkesinde iktidara ve yönetime en layık ismin kendisi
olduÄŸunu düÅŸünse dahi siyasi kavgayı halkına yönelik bir askerî kavgaya
dönüÅŸtürmesi ferasetten deÄŸildi. Üstelik halkçı talepler 'arzulanan deÄŸiÅŸim' mantığının gücüyle
Kaddafi'ye meydan okudu. Albay'ın istediği ve arzuladığı şekilde tek bir
şahsa kilitlenmedi. Yaşananlar Kaddafi'nin yanılgısı boyutunda oldu.
Kaddafi, Neron'un Roma'da yaptığı gibi yanılgılarını harekete geçirdi,
orduyu, tugayları ve güvenlik güçlerini siyasi mantıkla çözmesi gereken
bir savaÅŸa girdirdi. Özellikle de uzun süre kendisinin bir aydın,
filozof ve Afrika'nın hâkimi olduÄŸunu düÅŸünmüÅŸken. Kaddafi'nin ayrıca Irak'ta yaÅŸananları dikkate alması öngörülüyordu.
Åžöyle ki Irak eski devlet baÅŸkanı Saddam Hüseyin'in, kaybedeceÄŸini
önceden bildiÄŸi bir savaşı kazanması mümkün deÄŸildi. Saddam, inadında ve
iktidarda kalmakta ısrar etti. Böylelikle kendi vatanında aranan hale
geldi. Halkların içinden geldiÄŸine inanan liderlere yakışmayan bir durum
bu. Irak'ın bir partinin veya mezhebin malı olmaması gibi Libya da Albay'ın
sorgusuz sualsiz dilediÄŸini yaptığı mülkü deÄŸil. Halkı, kendisinden
deÄŸiÅŸim istedi. Çünkü Libya, siyasi donukluk, fikri ve sosyal felçlilik
derecesine vardı. Ortada deÄŸiÅŸim dışında baÅŸka bir seçenek yoktu.
DeÄŸiÅŸim de tek damla kan akıtmaksızın barışçıl ve sivil yöntemle
mümkündü. Fakat Kaddafi sorunu ÅŸiddetle, namluların ucuyla, tanklar,
uçaklar ve bombardıman yoluyla çözme mantığına taşıdı. Bu mantık,
Libya'yı cehenneme çevirdi. Libya'dan çıkan yeniden doÄŸmuÅŸ gibi oluyor,
girense kayboluyor adeta. Bu yüzden binlerce Libyalı trajediden,
felaketler, endiÅŸe ve gerginlikten kurtulma umuduyla ülkeden çıkmayı
tercih etti. SavaÅŸ, bütün ölçüleriyle bir trajedidir. Acıları yıkıcı ve sonuçları
üzüntü vericidir. Albay, bu savaşın kendi halkına ve evlatlarına ne
getirdiÄŸinin farkında. Maalesef önceki gece bir oÄŸlunu kaybetti Kaddafi.
Trablus yakınlarındaki askerî bir bölgeye yapılan füze saldırısında
oÄŸlunun öldüÄŸü haberleri geldi. Albay'ın oÄŸlunun durumu Libya halkının
bütün evlatları gibidir. SavaÅŸta ölüm, konumu veya sığınağı ne olursa
olsun hiç kimseyi dışarıda tutmuyor. SavaÅŸ, hiçbir mantığı olmaksızın
çokça çocuk, kadın, yaÅŸlı ve genç öldürdü. Çözüm Albay'ın elindeydi.
Herkes için kolay ve rahatlatıcı çözüm, Kaddafi'nin bırakması ve
ailesini alıp Libya'yı terk etmesiydi. Böylelikle Afrika'daki liderlerin
yaptığı gibi Libya'nın parlak geleceÄŸine kapıları açardı. Trajedi
doruÄŸa çıkmadan, Libya'nın birliÄŸini bozmadan ve halk dokusunu
parçalamadan önce Kaddafi gitmeli. BirleÅŸik Arap Emirlikleri gazetesi Ahbar El Arap, baÅŸyazı 2 Mayıs 2011 ZAMAN
182 |