Gazetemiz - Gazeteler - Gazete ManÅŸetleri -
Haber Arama
Kategor :
Yemen direnişinin başındaki kadın yazdı...
Yemen'deki direnişin öncülüğünü yapanlardan biri Tevekkül Karaman. 'Demir Leydi' ve 'Sebe Melikesi' olarak adlandırılıyor. Yemen'deki gösterilerde onun resmi taşınıyor. İşte, Tevekkül'ün Yemen'deki olayları değerlendirdiği yazısı.
2011-04-09 15:16:51

Yemen devrimi, 14 Ocak’ta Tunus’ta Bin Ali’nin devrilmesinin hemen ardından baÅŸladı. Her zaman gösteri ayarlarken yaptığım gibi, Facebook’a bir mesaj gönderip 16 Ocak’ta insanları Tunus ayaklanmasını kutlamak için çağırdım.

Ertesi gün Sana’a Üniversitesi’nden bir grup öÄŸrenci, Tunus ElçiliÄŸi önünden nöbet tutma eylemine katılmamı istedi. Kalabalık ÅŸöyle bağırıyordu: “Kahramanlar! Åžer yöneticilerine karşı sizinle ön saflardayız”. Güvenlik güçlerin sert müdahalesine karşı, “EÄŸer bir gün insanlar yaÅŸamayı arzu ederse, kader onlara cevap verir” ve “Bu gece bitmeli” gibi Tunus’ta devrimcilerin sloganlarını kullanıyorduk.

Gösteri hayret vericiydi. Binlerce kiÅŸi katıldı ve Sana’a rejimin devrilmesi için ilk barışçıl gösterisine ÅŸahit oldu. “Sürülmeden gidin” diye bağırıyorduk.

O gece öÄŸrenci ve gençlik liderleri beni ziyaret etti. Yanlarında insan hakları eylemcileri Ahmet Saif HaÅŸit ve yazar Abülbari Tahir de vardı. Bu tarihi anın yanımızdan geçip gitmesine izin veremeyeceÄŸimizde mutabık kaldı ve biz de despotik rejime bir son verecek barışçıl bir gösteri baÅŸlatabilirdik. GeleceÄŸinden emin olduÄŸumuz baskıya raÄŸmen, geri dönüÅŸ olmadığına karar verdik. Hükümet bize karşı çeteler gönderse de, yürüyüÅŸler gün be gün büyüdü.

Protestolarla geçen bir haftanın ardından, gecenin bir yarısında güvenlik güçleri tarafından gözaltına alındım. Bu da Yemen devriminde bir kırılma anı oldu. Medya gözaltımı bildirdi ve ülkenin birçok bölgesinde öÄŸrencilerin, sosyal eylemcilerin ve siyasilerin düzenlediÄŸi ayaklanmalar çıktı. Hükümet üzerindeki baskı inanılmazdı. ZincirlendiÄŸim kadınlar hapishanesinde 36 saat geçirdikten sonra salıverildim.

Dışarı çıktıktan sonra da gösteri yapmayı sürdürdüm. Güneyden insanlara, kuzeyden Houthilere, aÅŸiretlere, sendikalara, sivil toplum örgütlerine ve orduya, barışçı öÄŸrenci devrimine katılmaları ve rejime son vermek için her yere davetler gönderildi. Onlara farklılıklarını görmezden gelmek için cesaret verdik ve Yemen’in Ali Abdullah Salih olmadan çok daha güzel bir yer olacağına ikna ettik. Yemen halkı Güney Yemen, terör sorunu ve Sa’ada’daki savaÅŸ gibi kendi sorunlarını çok daha iyi çözebilirdi. Hukukun üstün olduÄŸu sivil bir devlet kurabileceÄŸimize inanıyorduk. Bu devrimin ilk haftalarındaki mesajdı.

Ta’az, Aden ve el-Hadida gibi ülkenin çeÅŸitli yerlerinde, Kahire’nin Tahrir Meydanı’ndaki gibi nöbet çadırları kuruldu. Yüz binlerce insan bu “özgürlük ve deÄŸiÅŸim” meydanlarına aktı. Toplumun her kesiminden katılımlarla, devrim öÄŸrenci hareketini aÅŸtı. 

Peki, düÅŸmesi gereken rejim devrilince ne olacaktı? Ülkemizdeki deÄŸiÅŸimin ilk safhasındaydık ve devrimciler arasındaki hissiyat, birçok sorunların nedeni rejim gittiÄŸinde Yemen halkı kendi problemlerine çözüm bulabileceÄŸi yönündeydi. Yeni bir Yemen bizi bekliyordu, yepyeni bir gelecek vardı önümüzde. Gerçeklere gözümüz kör deÄŸildi fakat devrim ülke genelinde sosyal bir sükunet saÄŸlamıştı. İnsanlar farklılıklarını bir kenara koymuÅŸ asıl konuya odaklanmıştı. Ülkede 70 milyon silah olduÄŸu düÅŸünüldüÄŸünde kolay bir zafer olmayacaktı.

BeÅŸ yıl içerisinde ülkem 6 savaÅŸa ÅŸahit oldu fakat bugün halkın silahları sessiz. Barış içinde bir deÄŸiÅŸimi tercih ediyorlar. Yüzlerce gösterici rejim tarafından öldürülmesine raÄŸmen tek bir polis memuru ya da güvenlik ajanının kılına zarar gelmedi. En asi ve karışık eyalet Ma’rib dahi ilk barışçıl gösterisini yaÅŸadı.

Onlarca yıl birbirleriyle savaÅŸmış vahÅŸi aÅŸiretler “özgürlük meydanlarında” bir araya geldi, kan davaları unutuldu. Keskin niÅŸancılar İtibar Cuma’sında 50’den fazla göstericiyi öldürüp binden fazlasını yaraladığında suçluları yakalan gençlikti. Caddelere akan kan ve öfkeye raÄŸmen kimse yaralanmadı ve saldırıya uÄŸramadı. Bu devrimin barışçıl doÄŸasının göstergesiydi.

İlk kez güneydeki insanlar ayrılık için bağırmayı bırakıp ulusal bayrak ellerinde rejim deÄŸiÅŸikliÄŸi talep etti. Tarihi bir andı. Ülke, halk nöbetleri, yürüyüÅŸleri, sivil itaatsizlik ve sloganlarla rejimden kurtulmak için tek bir vücut haline gelmiÅŸti.

Devrimin hâlihazırda baÅŸarılı olduÄŸuna ve Salih’in rejimin çöktüÄŸüne inandık. 33 yıl kan ve rüÅŸvetle idare eden bir rejimdi. Gerekirse meydanlarda aylarca kalma azmimiz ve rejimin kurÅŸunlarını çıplak göÄŸüsleriyle karşılayan gençlerimizin metanetiyle rejimi dizleri üzerine çöktürdük. Siyasiler ve ordu mensuplarının bize katılmasıyla, baÅŸarımız daha da büyüyecek.

Ülkemizin tarihi deÄŸiÅŸimini geciktirmek için aşırılığa ve El-Kaide öcülerine izin veremezdik. Salih, koltuÄŸa tutunmak için bu tehdidi öne sürüyor, sanki terörizmi bertaraf edip ülkeye istikrar getirecek yegâne kiÅŸi kendisiymiÅŸ gibi.

Åžunu netleÅŸtirelim: Yemen devrimi ÅŸimdiden savaÅŸ ve çatışmayla boÄŸulan bir ülkeye istikrar getirdi. Dünya kamuoyundan Tunus ve Mısır’da olduÄŸu gibi bu barışçıl devrimi desteklemelerini istiyorum. BirleÅŸik Devletler ve Avrupa BirliÄŸi’nden Salih’e halkının isteÄŸine uyarak bırakmasını söylemesini istiyorum. Rejime verdikleri desteÄŸi bitirmelerini istiyorum. Barışçıl muhalefeti bastırmak için kullandıkları gözyaÅŸartıcı bombalar üzerinde “Made In America” yazısı var. Salih ailesinin ve avenesinin malvarlığını dondurmalarını ve halkına iade etmelerini istiyorum.

EÄŸer ABD ve Avrupa samimi olarak halkı destekliyorlarsa, barışçıl devrimimize ihanet etmemeliler. Bu Yemen halkının demokratik arzusunun ifadesidir.

* Tavakkol Karman, Yemen Barış Eylemcisi, Bu yazıyı Guardian gazetesine yazdı. "Demir Leydi" ve "Sebe Melikesi" adlarıyla anılıyor. Ailesinin Türk asıllı bir aile olduÄŸu belirtiliyor.

146
Yorum Ekleyiniz...
Adınız Soyadınız :
E-posta Adresiniz :
Başlık :
Yorum :
Güvenlik Kodu :

* Resimdeki kodu yazınız