İsrail, vatandaşlarını Irak’a gitmemeleri hususunda sert bir dille uyardı. Uzmanlar, Tel Aviv’den gelen bu uyarının Irak ile İsrail arasındaki eşsiz ve samimi ilişkiye işaret olduğu yorumları yaptı.
2011-04-08 10:26:00
İsrail Milli Güvenlik Kurulu yayınladığı bir bildiriyle, vatandaÅŸları
Irak’a gitmekten men etti. Bu kararın İsraillilerin Irak’ta kol
gezdiÄŸine iÅŸaret olduÄŸuna dikkat çeken uzmanlar, iki ülke arasındaki
iliÅŸkinin görünürde sadece ticaret ve pazarlama babından olduÄŸunu ancak
gerçekte çok daha öte; askeri ve güvenlik iliÅŸkilerini de kapsadığını
vurguladı. İsrail’in Irak’taki hareketliliÄŸinin baÅŸ sebebinin ise ilk
düÅŸman olarak görülen İran’a karşı bir hazırlık olarak deÄŸerlendirildi.
Tel Aviv’deki Milli Güvenlik Kurulu, İsraillileri Irak’a gidip orada
kalmamaları hususunda uyardı. Kurul gerekçe olarak Irak’a yolculuÄŸun
tehlike oluÅŸturuyor olmasını ve İsrail Ceza Kanunu’na ters düÅŸmesini
gösterdi. Analistler bu uyarının bir anlamda İsraillilerin BaÄŸdat’a ve
Kuzey Kürdistan’a girdiklerinin resmi itirafı anlamına geldiÄŸine iÅŸaret
etti.
Uyarıda İsrail’in vatandaÅŸlarının Irak’a yolculuk yapma olgusunun
geniÅŸlemesine büyük bir endiÅŸeyle baktığı açıklanarak bu yolculukların
sadece iş adamlarıyla sınırlı kalmadığı aynı zamanda Irak asıllı olup,
Irak’ta köklerini arayan bir grup Yahudi’ye kadar uzandığı ifade edildi.
Uyarı gayri resmi ilişkinin delili
Güvenlik Kurulunun sert bir dille kaleme alınan bildirisinde ÅŸöyle
dendi: ‘Irak’a yolculuk, bölgedeki tehdidin –İsrail’e göre- ÅŸiddetinin
giderek artması nedeniyle tehlike oluşturmaktadır. Bu devleti ziyaret
eden İsrailliler için endiÅŸe kaynağı birçok unsur bulunmaktadır.
Güvenlik Kurulu tarafından oluÅŸturulan ‘terörle mücadele ekibi’, yakın
tehlikeler nedeniyle Irak’a seferin yasaklandığını açıklayarak güvenlik
yetkililerinden kanunun mutlaka uygulanmasını, uymayanlara karşı da ser
önlemler alınmasını talep etti.
Gözlemciler ve analistlere göre bu uyarı, İsrail ile Irak hükümeti
arasındaki gayri resmi iliÅŸkinin gizli itirafıdır. Analistler iki ülke
arasındaki iliÅŸkinin sadece –İsrail’in nüfuzu, güvenlik ve askeri
çıkarları için bir kapı olarak gördüÄŸü- ticari alışveriÅŸle sınırlı
kalmadığına dikkat çekti.
İsrail üzerine araÅŸtırmacı Antoine Shalhat, bu uyarının aynı zamanda
İsraillilerin Irak’ın çeÅŸitli bölgelerinde hareket etmekte olduklarına
iÅŸaret ettiÄŸini belirtti. Ardından ÅŸöyle ekledi: ‘Bu hareketlilik
genellikle ticaret ve pazarlama kisvesi altında gerçekleÅŸiyor. Ancak
gerçek hedefi askeri ve güvenlik hizmetler sunmak ve bu alanlarda görev
yapmak.’
Görev tam gizlilik içinde sürdürülüyor
Shalhat sözlerini ÅŸöyle sürdürdü: ‘Bir grup gelip keÅŸfedene kadar
görevler ve hizmetler tam bir gizlilik içinde sürdürülür. Aynen 1979
senesinde İran devriminde olduÄŸu gibi. Zira o dönemde İsrail hükümetleri
ve ÅŸah rejimi arasında çok geniÅŸ kapsamlı ve gizli askeri-güvenlik
iÅŸbirliÄŸi olduÄŸu ortaya çıktı.’
İsrail’in Irak’taki güvenlik aktivitelerinin bölgedeki çatışma ekseni
ile; özellikle de İran ile baÄŸlantılı olduÄŸunu dile getiren araÅŸtırmacı:
‘Dikkat edersek İsrail, tüm cephelerde savaÅŸmak için odaklanılması
gereken ilk düÅŸmanın İran olduÄŸunu açıkça söylemektedir’ dedi.
Shalhat İran’a karşı bu bakışın ise öncelikle nükleer programından
ardından da Hamas Hareketi ile beraber direniÅŸ güçlerini
desteklemesinden kaynaklandığını ifade etti.
Öte yandan iktisat-politika uzmanı Mtans Shehadeh, bu uyarının, ekonomik
iliÅŸkilerin gizli itirafı ve İsraillilerin Irak’ın her bölgesine
özgürce girebildiklerinin göstergesi olduÄŸunu belirtti.
Shehadeh: ‘Bu uyarı, BaÄŸdat ile Tel Aviv arasındaki geniÅŸ çaplı
ekonomik ve ticari iliÅŸkinin varlığını doÄŸrulamaktadır. Zira İsrail’in
ikinci el arabaların Irak ve Ürdün’e satılması yönünde bir kararı da
bulunmaktadır. İsrail ihracat enstitüsü de Irak’a ihracatın arttığını
itiraf etmiÅŸtir. Tüm bunlar da iki ülke arasındaki iliÅŸkinin
benzersizliÄŸine ve samimiyetine iÅŸarettir.
143