Londra’da Arapça olarak yayımlanan Kudsü'l Arabi gazetesi dünkü
baÅŸyazısında Türkiye'nin Bahreyn'deki arabuluculuÄŸunu konu edindi.
Radikal gazetesi tarafından tercüme edilen makalede ÅŸunlara yer verildi;
"Bugünlerde dış politikaya, dinamizm ve aynı anda birçok yönde hareket
etme gücü damgasını vuruyor. Bu durum, Ankara’yı sahip olduÄŸu bölgesel
ve uluslararası ağırlık sebebiyle, doÄŸu ve batıdaki ülke liderlerinin
kıblesi haline getiriyor. Türkiye DışiÅŸleri Bakanı Ahmet DavutoÄŸlu
Bahreyn’e inerken, BaÅŸbakan Tayyip ErdoÄŸan da Åžam’a gitmeye
hazırlanıyordu. Bu arada Libya hükümetinin temsilcisi Abdulati El
Ubeydi, ülkesindeki mevcut krizden çıkmak ve Türk yönetiminin desteÄŸini
talep etmek için bazı önerilerle birlikte Ankara’ya geldi.
DavutoÄŸlu’nun Bahreyn ziyaretinin Körfez ülkeleriyle İran arasındaki
gerginliÄŸi bitirme amaçlı arabuluculuk çerçevesinde gerçekleÅŸtiÄŸini
biliyoruz. Gerginlik, iki ay önce patlak veren ve bazı Körfez
ülkelerinin rejimi desteklemek için güç göndermesinden sonra açığa çıkan
somut İran desteğinden beslenen ayaklanma sebebiyle tırmanmıştı. Fakat
bu ziyaretin ilgi göreceÄŸini tahmin ediyoruz. Özellikle de mevcut
Türkiye, Osmanlı İmparatorluÄŸu’nun mirasçısı olarak görülmüÅŸken…
Suudi desteÄŸi iÅŸleri bozdu
Maalesef bölgedeki mezhepçi kutuplaÅŸmayı somutlaÅŸtıran Bahreyn’deki
gerginlik, sadece Bahreyn’de deÄŸil, baÅŸta Suudi Arabistan olmak üzere
diÄŸer Körfez ülkelerinin çoÄŸundaki meÅŸru reform taleplerine de olumsuz
biçimde yansıdı. Körfez hükümetleri, tıpkı Suriye ve Libya rejimlerinin
bugünlerde elzem olan siyasi reformlardan kaçmak için yaptığı gibi,
bölge güvenliÄŸini ve istikrarını hedef alan dış komployu mazeret
gösteriyor.
Devrimlerle mücadelede baskı araçlarının kullanılması, havanın
yatışmasında belki baÅŸarılı olabilir, ancak bu, geçici bir yatışma
olacak ve uzun sürmeyecek. Zira köklü siyasi çözümlerin eÅŸlik etmediÄŸi
güvenlik önlemleri genelde ters sonuçlar verir. Silah gücüyle
uzaklaÅŸtırılmaları sonrası Manama’nın göbeÄŸindeki İnci Meydanı’nın
devrimcilerden boÅŸaltıldığı doÄŸru, fakat bu yangının küllerinin hâlâ
ortada olduÄŸu, her an tutuÅŸabileceÄŸi ve bu durumda tehlikesinin önceki
ayaklanmaların tehlikesinden daha büyük olacağı da doÄŸru.
Bahreyn hükümetinin Körfez ülkelerinden ve bilhassa Suudi komÅŸusundan
destek alması, halkın taleplerini ulusal bütünlüÄŸü yeniden güçlendirecek
biçimde yerine getirmeye çalışmak için, muhalefetle diyaloÄŸu durdurdu.
Bu tür güç almalar, sadece yönetimin kırılganlığını deÄŸil, dar
görüÅŸlülüÄŸünü ve Bahreyn halkının büyük kesimine düÅŸmanlığındaki
ısrarını da gösteriyor.
Türkiye’den istifade edin
DavutoÄŸlu’nun ziyaretinin Bahreyn krizinde arabuluculuk amaçlı olmasını
ve bununla birlikte Bahreyn ve İran’daki yönetimlerin Türkiye’den ve
sunacağı önerilerden istifade etmesini bekliyoruz. Zira ülkedeki durum
patlamak üzere ve bölgeyi yıkacak olan sahayı ardına kadar yabancı
müdahalelere açacak bölgesel savaÅŸa kadar götürebilir. Bu savaşın
sonucu, Arap petrolünün dış mandacılığın eline verilmesi ve hatta belki
de bütün Körfez bölgesinin Arap kimliÄŸini tehdit etmek olacaktır. "
149