Gazetemiz - Gazeteler - Gazete ManÅŸetleri -
Haber Arama
Kategor :
ABD psikolojik operasyonlara servet harcıyor
Amerika'nın psikolojik savaşı İslam Dünyası üzerine odaklanmış ve sadece Orta Doğu için 750 milyon dolarlık bir fon ayrılmış
2011-04-05 09:17:50

ABD'nin OrtadoÄŸu'da sadece psikolojik operasyonlar için yılda 750 milyon dolar harcadığı ortaya çıktı.

Fransız gazetesi Le Monde Diplomatique'in Türkçe yayınında, Irak operasyonundan örneklerle ABD'nin OrtadoÄŸu'da uyguladığı psikolojik operasyonlar ayrıntılarıyla yer aldı.

Belçika'nın Mons ÅŸehrinde bulunan Avrupa Müttefik Kuvvetler Karargahı'nın Operasyonlar Bölümü'nde PSİKOP BaÅŸkanı olarak görev alan Yarbay Steven Collins'in imzasıyla yayımlanan makalede, ABD'nin Irak'a ilk saldırısından önce 40 milyon adet el ilanının bile atıldığına dikkat çekildi. 

İşte Collins'in makalesi: 

Önümüzdeki dönemde analistlerin 20 Mart tarihindeki Irak rejimini devirme teÅŸebbüsünden, 15 Nisan'da Tikrit'in düÅŸüÅŸüne kadar olan kadar olan 27 günlük dönemin her boyutunu inceleyip çeÅŸitli dersler çıkaracaklarına hiç ÅŸüphe yoktur. NATO açısından önemli sonuçları olacağı için üzerinde durulması gereken konulardan biri, Koalisyon güçlerinin dış dünyanın, özellikle de Irak'a Özgürlük operasyonundan önce, operasyon sırasında ve operasyondan sonra Irak'ta bulunan yabancıların tutum ve düÅŸüncelerini etkilemek için kullandıkları yöntemlerdir. 

Hem Irak'a Özgürlük Operasyonu hem de NATO'nun Balkanlar'daki deneyimleri "Algı yönetimi"nin önemini açıkça ortaya koymuÅŸtur. Bu iki operasyon bir yandan bu yeteneÄŸi geliÅŸtirmenin, diÄŸer yandan da aynı yeteneÄŸin düÅŸman veya diÄŸer tek taraflı siyasi ve askeri güçler tarafından kullanılmasına karşı önlem almanın gerekli olduÄŸunu vurgulamıştır. NATO askeri yapısını yeniden organize edip alan dışı misyonları üstlenirken bu tür yeteneklerin İttifak operasyonları açısından önemi giderek artmaktadır. 

"Algı Yönetimi" yabancıların tutumlarını ve tarafsız düÅŸünme yeteneklerini etkilemek için giriÅŸilen her türlü eylemi kapsar ve Kamu Diplomasisi, Psikolojik Operasyonlar (PSYOPS/PSİKOP), Kamu Bilgilendirme, Aldatma, ve Gizli Eylem faaliyetlerinden oluÅŸur. Irak'a Özgürlük Operasyonunda bunlardan özellikle ikisi dikkat çekmiÅŸtir: Yürütülen politika, amaç ve eylemlerin içeriÄŸi ve haklılığı konusunda dış dünyayı ikna etmek için bilinçli olarak yürütülen çabalar (Kamu Diplomasisi) ve dış dünyayı etkilemek ve fikirlerini deÄŸiÅŸtirmek için yürütülen faaliyetler ve özellikle medyanın bu yönde kullanımı (Psikolojik Operasyonlar). 

11 Eylül 2002'deki terörist saldırılarından beri Amerika BirleÅŸik Devletleri kamu diplomasisi yeteneklerini canlandırmaya çalışmaktadır. Ancak Washington, 1990'larda politikalarını tüm dünyaya açıklamak ve uluslararası iyi niyet oluÅŸturma konularına SoÄŸuk SavaÅŸ sırasındaki kadar önem vermediÄŸi için, bu yeteneklerin gerilemesine göz yumulmuÅŸtu. Bugün Amerikan politikası ve savunma faaliyetleri konusunda olumlu bir izlenim yaratmak için tasarlanan çalışmaları Beyaz Saray'ın Global İletiÅŸim Dairesi yönlendirmektedir. 

İSLAM DÜNYASI ÜZERİNE ODAKLANMIÅž STRATEJİK ALGI YÖNETİMİ 

Ayrıca ABD Ulusal Güvenlik Konseyi Politika Grubu da Beyaz Saray, DışiÅŸleri Bakanlığı Kamu Diplomasisi Dairesi ve Pentagon tarafından geliÅŸtirilen politika ve mesajların koordinasyonunu yürütmektedir. Bu üç organ Amerika'nın 1980'lerden sonraki en iyi koordine edilmiÅŸ, en iyi kaynaklara sahip stratejik algı yönetimi yapısını ortaya çıkarmışlardır. Bu yapı İslam Dünyası üzerine odaklanmış ve sadece Orta DoÄŸu için 750 milyon dolarlık bir fon ayrılmıştır. 

Bu yoÄŸun çabalara raÄŸmen Irak'a Özgürlük operasyonundan önce Amerika'nın kamu diplomasisi faaliyetleri pek gözle görülür bir baÅŸarı elde edememiÅŸtir. ABD DışiÅŸleri Bakanı Colin Powell 5 Åžubat günü BM Güvenlik Konseyi'nde yaptığı ve tüm dünyada canlı olarak yayınlanan 78 dakikalık konuÅŸmasında Güvenlik Konseyi'nin önde gelen üyelerini (Fransa, Almanya ve Rusya) Irak'a karşı derhal askeri müdahalede bulunulmasının gerekli olduÄŸu konusunda ikna edememiÅŸtir. Hemen arkasından Fransa DışiÅŸleri Bakam Dominique de Villepin'in BM'de yaptığı konuÅŸma ise Powell'ın konuÅŸmasında deÄŸindiÄŸi noktalara ÅŸüphe düÅŸürmüÅŸ ve büyük tezahürat ve alkışlarla karşılanmıştır. 

Bu nedenle BirleÅŸik Krallık ve Amerika BirleÅŸik Devletleri geleneksel müttefikleri arasında destek bulamamışlar ve gereken desteÄŸin alınamayacağı açıkça ortaya çıktığı için de Irak'a askeri müdahale konusunda ikinci bir BM Güvenlik Konseyi Kararı için oylamaya gidilmemiÅŸtir. Amerika'nın kamu diplomasisi faaliyetleri İslam dünyasında bugüne kadar bir sonuç vermemiÅŸtir. Kısa sürede olumlu sonuçlar alınması imkansız olabilir, zira etkili bir kamu diplomasisi sürekli çaba ve uzun vadeli bakış akışı gerektirir. Arab American News'in yayıncısı Osama Sibliani'nin belirttiÄŸi gibi, "Amerika BirleÅŸik Devletleri halkla iliÅŸkiler görevini Hazreti Muhammed'e bile verse yakın gelecekte bir sonuç alınamaz." 

ABD Temsilciler Meclisi tarafından desteklenen Radio Sawa geleceÄŸe yönelik umut vaat eden bir araç olabilir. Söz konusu radyo istasyonu Arap dünyasından haberler, Arap ve Batı pop müziÄŸi yayınları ve araya serpiÅŸtirilmiÅŸ Amerikan görüÅŸ açısını yansıtan haberler sunmaktadır. 2002 yılında yayına baÅŸlamasından bir kaç ay sonra Radio Sawa'nın genç Araplar arasında en çok sevilen radyo istasyonu olduÄŸu ifade edilmiÅŸti. Irak'taki askeri operasyon sırasında Koalisyon güçleri dünyanın çatışma konusundaki fikirlerini çeÅŸitli yöntemlerle kendi taraflarına çekmeye çalıştılar. 

SADECE ORTADOĞU'DA 750 MİLYON DOLAR
Kullanılan yöntemler arasında konuÅŸlanacak birliklere muhabir "yerleÅŸtirmek" vardı. En baÅŸta çeliÅŸkili olarak görüldüyse de sonradan birliklere muhabir "yerleÅŸtirme" kararının çeÅŸitli nedenlerden dolayı çok parlak bir fikir olduÄŸu ortaya çıktı. Birliklere "yerleÅŸtirilmek" isteyen muhabirlerin önce kısa bir temel askeri eÄŸitimden geçmeleri ÅŸart koÅŸuldu. Bu eÄŸitim, muhabirlere sıradan bir askerin karşılaÅŸtığı sorunlar hakkında bir fıkir verdi. İkinci olarak "yerleÅŸtirilmiÅŸ" muhabirlerle içinde bulunduklan birlik arasında kaçınılmaz olarak bir baÄŸ yarattı. 

Ve üçüncü olarak da "yerleÅŸtirme" sayesinde hem muhabirlerin güvenliÄŸi garanti altına alınmış oldu, hem de ilk defa olarak savaÅŸ alanından tüm dünyaya canlı yayın yapıldı. Irak'a Özgürlük Operasyonu'nun deÄŸiÅŸken yapısından dolayı savaÅŸ alanında serbestçe gezmelerine izin verilmiÅŸ olsaydı birçok muhabir hayatını kaybedebilir veya esir düÅŸebilirdi. Dünya kamuoyunu etkileme çabalarını zorlaÅŸtıran faktörlerden biri bugün haber kaynaklarının çok fazla olmasıdır. Özellikle de uydudan yayın yapan televizyon haber merkezleri ve internet baÄŸlantıları nedeniyle düÅŸünce ve tutumları global ve hatta yerel boyutta dahi etkilemek zorlaÅŸmıştır. 

Haber kaynaklarının sayısındaki patlama izleyicinin haberleri kendi önyargılarını ve fikirlerini destekleyen kaynaklardan takip edebilmesini kolaylaÅŸtırmıştır. CNN yayınlarının kendi görüÅŸüne ters düÅŸtüÄŸüne inanan bir Arap izleyici uydudan yayın yapan Arap El Cezire haber kanalından dünya haberlerini kendi görüÅŸüyle daha tutarlı bir açıdan izleyebilir. Çatışma sırasında Irak Enformasyon Ajansı'nın El Cezire'nin gücünün farkına vanp bu kanalın yayınlarını Irak yanlısı olacak ÅŸekilde etkilemek için ajanlarını örgütün içine sızdırdığı söylenmektedir. Aynı ÅŸekilde Koalisyon güçleri de Irak televizyonu haber servisini ülke içindekinden ziyade Irak dışında yaptığı etkiler nedeniyle bombalayarak veya elektronik yöntemlerle engellemeye çalışmışlardır. 

Stratejik düzeyde kamu diplomasisinin sonuçları karışık olmuÅŸsa da, Irak'ta askeri operasyon ve taktik düzeyinde yürütülen Psikolojik Operasyonlar daha baÅŸarılı olmuÅŸtur. Radyo yayınları, el ilanları, karar mekanizmalarındaki ileri gelen ÅŸahıslar aleyhine yazılmış elektronik posta mesajları ve kara harekatı sırasında hoparlörlerle yayın gibi hedefe yönelik medya araçlarının kullanımının önemli etkileri olduÄŸu görülmektedir. 

20 Mart'taki ilk saldırıdan önce Irak'a havadan 40 milyon el ilanı atılmış, bir o kadar da kampanya sırasında dağıtılmıştır. Bu el ilanlarının bir kısmı koalisyon güçlerine karşı koyan her askeri oluÅŸumun ezileceÄŸi tehdidini savururken bazıları Irak halkını ve ordusunu Baas Partisi'nin emirlerini yerine getirmemeleri konusunda teÅŸvik etmiÅŸtir. Geriye bakıldığında bunların istenen amaca ulaÅŸamadığı görülüyor. 

Tüm Psikolojik Operasyon eylemlerinde olduÄŸu gibi burada da sorun savaÅŸ sırasında bir eylemin sebep-sonuç iliÅŸkisini belirlemenin zor olmasıdır. Irak silahlı kuvvetlerinin Koalisyon güçleri karşısında eriyip gitmelerinin nedeni bu Psikolojik Operasyonlar mı, Koalisyon güçlerinin bombardımanları mı, yoksa Irak ordusunun lojistik destek alamaması mıydı? Yoksa sebep bu üç faktörün hepsi miydi? Psikolojik Operasyonların Iraklılar'ın tutum ve düÅŸüncelerini Koalisyon tarafına çekmekte oynadığı rolün sayılarla ifadesi bu konuda belirlenmesi gereken önemli deÄŸiÅŸkenlerden biri. 

1991'deki Körfez Savaşı'nda teslim olan asker sayısı 70 bine ulaÅŸmıştı; ancak Koalisyon güçleri bu sayıya kesinlikle ulaÅŸamadılar. Um Kasr'ın ele geçirilmesi sırasında 250 Iraklı teslim olmuÅŸtu; bu sayı daha sonra pek artmadı. Çatışmanın ilk günlerinde Koalisyon güçlerinin askeri kampanyanın tamamı konusunda psikolojik bir yaklaşımı benimsedikleri gayet açıktır. Üstün askeri güç ve hassas güdümlü mühimmatın Iraklılar üzerinde ÅŸok etkisi yaratarak korku salacağı ve Irak rejiminin hemen çökeceÄŸi umut ediliyordu. "Åžok ve korku" etkisinin gerçekleÅŸmemesi, konvansiyonel Amerikan kuvvetlerini yaklaşımlarını deÄŸiÅŸtirerek tek bir vuruÅŸ yerine sürekli eylem ve baskıya dayanan bir yaklaşımı benimsemeye, Psikolojik Operasyon güçlerini de gönderdikleri mesajları ve iÅŸledikleri temaları yeniden gözden geçirmeye zorladı. El ilanları dağıtmanın yanı sıra Koalisyon güçlerinin ağırlıklı olarak kullandığı bir diÄŸer Psikolojik Operasyon aracı da radyo yayınları oldu. Koalisyon güçleri sabit verici istasyonlarının yanı sıra havadan EC-130E Commando Solo uçağından yayın yaptılar ve yayınlarında Radio Sawa'nınkine benzer bir format kullandılar: 

Haberler ve anonslar yoÄŸun popüler müzik programlarının arasında serpiÅŸtirildi. Tüm Irak'a yayın yapan bu radyo istasyonuna Enformasyon Radyosu (Information Radio) gibi hayal gücünden yoksun bir isim verilmiÅŸti. Kalabalık nüfuslu merkezlerin dışında yerel PSİKOP radyo istasyonları kuruldu. Bunlardan biri Basra ÅŸehri dışından yayın yapan BirleÅŸik Krallık'ın Radio Nahrain (İki Nehir) isimli FM radyo istasyonu idi. Koalisyon güçleri kendi vericilerini kurmanın yanı sıra Irak halkına radyo yoluyla ulaÅŸacak haberleri tekellerinde tutmak için de Irak radyo istasyonlannm yaymlarını elektronik yöntemlerle engellemeye çalıştılar. 

40 MİLYON EL İLANI DAĞITTI

Bu anlatılan PSİKOP taktikleri "Beyaz PSİKOP" olarak adlandırılan türden operasyon örnekleridir. Bu tür operasyonlarda faaliyetin sponsorluÄŸunu kimin yaptığı açıkça ve doÄŸru olarak belirtilir. Irak savaşı sırasında aynı zamanda "Siyah PSİKOP" yöntemi de kullanılmıştır. Bu yöntemde ise faaliyetlerin kaynağı konusunda bilinçli olarak yanlış bilgi verilir. Amerikan İstihbarat Ajansı CIA'nin Åžubat 2003 tarihinden itibaren "Siyah" PSİKOP'lar baÅŸlattığı söylenmektedir. Bu tür faaliyetlerin bir örneÄŸi Tikrit Radyosu idi. 

Tikrit Radyosu önce Tikrit bölgesindeki rejime baÄŸlı Iraklılar tarafından yönetildiÄŸini iddia ederek ve açıkça Saddam Hüseyin'i destekleyen yorumlarla inanılırlık kazanmaya çalıştı. Birkaç hafta sonra ise yayınların rengi deÄŸiÅŸti ve Saddam'ı eleÅŸtiren bir tavır takınıldı. "Siyah" PSİKOP'ların amacı hedeflenen dinleyici kitlesinin bunu fark etmemesi ve haberlerin gerçekten de açıklanan kaynaktan geldiÄŸine inanmasıdır. Tabii ki burada ÅŸöyle bir risk vardır: Bu aldatmaca fark edilirse "Beyaz" olsun, "Siyah" olsun tüm PSİKOP çalışmaları güvenilirliÄŸini kaybeder. Irak'a Özgürlük Operasyonundan önce koalisyon kuvvetleri tarafından kullanılan en yeni PSİKOP yollarından biri de cep telefonlarına gönderilen yazılı mesajlar ve Irak rejiminin karar mekanizması içindeki ÅŸahıslara gönderilen elektronik posta mesajları oldu.
 
2003 yılının başında Irak'ta sadece 30 internet kafe vardı; evden baÄŸlanma ücreti olan 25 Dolar ise sıradan Iraklılar'ın ödeyebileceÄŸi bir miktar deÄŸildi. Zaten Irak rejimi de ülkede internet eriÅŸiminin pek yaygınlaÅŸmasını istemiyordu. Bu nedenle sıradan Iraklılar'ın çoÄŸu hiçbir internet ulaşımına sahip deÄŸilken Baas Partisinin önde gelen kiÅŸileri bu imkana sahipti. Koalisyon güçleri interneti bu kiÅŸilere Saddam'ı desteklemeye devam etmelerinin gerek Irak için gerekse kendileri için ne gibi bir maliyeti olacağını anlatan mesajlar yollamakta kullandılar. 

Taktik PSİKOP unsurları da (kara ve deniz birliklerine baÄŸlı, hoparlörlü ve bir tercüman taşıyan araçlara sahip PSİKOP birlikleri) son derece faaldiler. GeçmiÅŸteki çatışmalarda olduÄŸu gibi, bu birlikler tek başına kalmış Irak unsurlarını teslim olmaya ikna ederek, Iraklı esirlerin kontrolüne yardımcı olarak ve hatta hoparlörlerden tank ve helikopter sesleri yayınlamak suretiyle Irak askeri unsurlarına karşı aldatma faaliyetleri yürüterek ne kadar deÄŸerli olduklarını kanıtladılar. Irak'a Özgürlük operasyonunun askeri planlamacılarının savaÅŸ sonrası PSİKOP yeteneÄŸini geliÅŸtirneyi önceden akıllarına getirmemiÅŸ olmaları ÅŸaşırtıcıdır. 

Bu eksiklikten dolayı ortaya çıkan enformasyon boÅŸluÄŸu özellikle Güney Irak'ta bulunan İran ajanları tarafından dolduruldu. ABD bu boÅŸluÄŸu doldurmak için bazı ÅŸirketlerle ne olursa olsun yayın yapmaları konusunda anlaÅŸtı. Ancak istemeden bazı komik durumlar ortaya çıktı. ÖrneÄŸin Amerikan medyasının dikkati Irak'tan baÅŸka tarafa çevrilince anlaÅŸmalı ÅŸirketlerin farkında olmadan verdiÄŸi önemsiz yerel Amerika haberleri Iraklılar'ı güldürdü. 

Her iki tarafın da Irak'ta gönülleri ve düÅŸünceleri fethetmek için yürüttükleri çabalar aralıksız olarak sürüyor ve daha yıllarca da sürecek. Aslında en sonunda Irak'taki çatışmanın bu kadar gayrete deÄŸip deÄŸmediÄŸini bir dereceye kadar bu mücadelenin sonucu belirleyecek. Buna raÄŸmen Koalisyon güçlerinin Irak'a Özgürlük operasyonu sırasında yürüttükleri algı yönetimi faaliyetlerinden bazı erken sonuçlar çıkarılabilir. NATO'nun bu sonuçları dikkatle incelemesi ve algı yönetimi ile ilgili çalışmalarının planlanması ve bu çalışmalara kaynak saÄŸlanması konusunda herhangi bir deÄŸiÅŸiklik yapıp yapmayacağını belirlemesi iyi olacaktır. DiÄŸer yandan ABD ve BirleÅŸik Krallık'ın da NATO'nun çatışma sonrası algı yönetimi faaliyetlerinden alacağı birçok ders vardır. Kamu Diplomasisi bir gecede sonuç vermez. 

Amerika'nın son iki yıldır yaptığı gibi bu iÅŸe büyük miktarlarda para ayrılsa ve çalışanlar konunun uzmanları olsalar bile, olumlu sonuçlar almak pek kolay olmaz. Ancak bu kamu diplomasisinin göz ardı edilmesini de gerektirmez. YerleÅŸmiÅŸ tutumların deÄŸiÅŸtirilmesi ancak çok uzun bir dönemde, ısrarla çalışarak mümkün olabilir. NATO ve üyelerinin PSİKOP'a verdikleri önem ve ayırdıklan kaynaklar arasında giderek büyüyen bir fark mevcuttur. ABD kendi PSİKOP yeteneÄŸini kuvvetlendirmek için büyük meblaÄŸlar harcamaktadır. Belçika, Çek Cumhuriyeti, Almanya, Polonya, İspanya ve BirleÅŸik Krallık da PSİKOP yeteneklerini güçlendirmektedirler. Bu arada NATO ülkeleri PSİKOP konusunda taahhütlerde bulunurken NATO karargahı ve NATO Stratejik Askeri Komutanlıkları kendi karargahlan içindeki PSİKOP yeteneklerini geliÅŸtirmek için pek bir ÅŸey yapmamışlardır. PSİKOP NATO'nun çok daha iyi yapabileceÄŸi ve de yapması gereken bir faaliyettir; ancak bu konuda NATO'nun bir taahhütte bulunması gerekir. 

UZUN BİR ÇALIÅžMA GEREKTİRİYOR

PSİKOP'un savaÅŸ sonrası dönemdeki önemi göz ardı edilmemelidir. Genellikle bu dönemde doldurulması gereken bir enformasyon boÅŸluÄŸu olduÄŸu için ve insanlar psikolojik güvence ve teselliye ihtiyaç duydukları için bu evrede PSİKOP çok iÅŸe yarayabilir. Bu konuda ABD ve BirleÅŸik Krallık'm NATO'dan öÄŸrenecekleri çok ÅŸey vardır. NATO'nun Bosna ve Hersek ile Koso-va'daki deneyimleri örgüte savaÅŸ sonrası PSİKOP konusunda uzmanlık saÄŸlamıştır. Aynca SFOR ye KFOR karargahlarında bulunan PSİKOP ÅŸubelerinde bu alanda beceri sahibi kiÅŸiler görev yapmaktadır; bu görevler çatışma sırasında yürütülen PSİKOP faaliyetlerinden farklıdır. BirleÅŸik Krallık ve ABD'nin NATO'nun Balkanlar'daki algı yönetimi deneyiminden yararlanmaları, bunları Irak'ta halen devam etmekte olan faaliyetlerine uygulamaları yararlı olacaktır. 

Irak'a Özgürlük Operasyonu sırasmda gerek askeri brifinglerde, gerekse basın tarafından PSİKOP teriminin çok sık kullanılması bu faaliyetleri yürütenleri bile ÅŸaşırttı. Yakın zamanlardaki askeri operasyonlarda ne ifade ettiÄŸi net olarak anlaşılamayan muallak terimler kullanarak kelimelerin anlamını bulandırmak ve "Psikolojik Operasyonlar" gibi terimlerden kaçınarak bunların yerine "Enformasyon Operasyonları" (INFO OPS) gibi, bazılarınca daha kabul edilebilir bulunan ifadeler kullanmak yönünde bir eÄŸilim ortaya çıktı. 

"INFO OPS" semantik açıdan kulaÄŸa PSİKOP kadar sert gelmeyen bir terim. Ancak son 5-6 yıldır giderek daha çok kullanılması ve terimin anlamı konusundaki farklı yorumlar, askeri planlamacıların bile akıllarını o derece karıştırmış durumda ki INFO OPS ve PSİKOP terimleri adeta eÅŸ anlamlı olarak algılanmaya baÅŸlamış durumda. Bu da rahatsızlık yaratacak bazı sonuçlar doÄŸurabilir. INFO OPS nitelik itibariyle belirsiz bir terim olduÄŸu için belirli bir tanıma sığdırılması zor olan bazı askeri iÅŸlevleri tanımlamak için kullanılır hale geldi. Ancak PSİKOP terimini INFO OPS kapsamına dahil etmek PSİKOP'un önemini azaltır. Bu da PSİKOP'çuların destekledikleri komutana doÄŸrudan ulaşımlarını engelleyerek etkilerini azaltabilir. 

Daha da önemlisi, artık basın ve halkın bu kelime oyununun farkına varmış olması. INFO OPS teriminin, politikacıların yerel halkın istemediÄŸi, zayıf politikaları desteklemesini saÄŸlamak için PSİKOP kullanmalanna imkan vermek için bilinçli olarak bu kadar sık kullanıldığı yönünde endiÅŸeler dile getirilmeye baÅŸladı. Bu askeri terminolojinin çok akıllıca bir kullanımı olabilir. 

Aslında PSİKOP ile global veya yerel kamuoyuna yönelik, olaylarla ilgili doÄŸru bilgi sunmayı amaçlayan kamu bilgilendirme faaliyetleri arasında bir baÄŸlantı yoktur. Irak'taki son olaylar gerektiÄŸi gibi muharebe bölgelerindeki halka yöneltildiÄŸi veya kriz yönetim operasyonlarından etkilenen ülkelerde yürütüldüÄŸü sürece halkın PSİKOP faaliyetlerinin bu isimle tanımlanmasına itiraz etmediÄŸini göstermiÅŸtir. INFO OPS gibi siyasi açıdan kabul gören terminolojinin kullanılması kulaÄŸa daha hoÅŸ gelebilir, ama bu gibi sulandırılmış terimler karışıklık ve yanlış anlama yaratmaktan baÅŸka hiçbir ÅŸey saÄŸlamaz. 

Yerel ve uluslararası izleyicilerin algılarını yönlendirmek konusunda NATO daha uzun bir süre teknik inceliklere ve yaratıcı yeteneklere sahip medya ile rekabet içinde olacağı alanlarda çalışacağı için, kamu diplomasisi ve PSİKOP'un önemi büyük ölçüde artmıştır. Bunların her ikisi de olaÄŸanüstü sonuçlar doÄŸurabilen, fakat maliyeti fazla olmayan yeteneklerdir. Irak'a Özgürlük operasyonundan alınan derslerin NATO'nun askeri örgütlenmesinde yaÅŸanan yeniden yapılanmaya uygulanması, NATO'nun algı yönetimi yeteneklerinin güçlendirilmesi ve aynı uygulamaların gelecekte düÅŸmanları tarafından İttifak'a karşı kullanılmasının önlenmesi açısından çok önemli bir fırsat sunmaktadır.

Kaynak: Haberturk

226
Yorum Ekleyiniz...
Adınız Soyadınız :
E-posta Adresiniz :
Başlık :
Yorum :
Güvenlik Kodu :

* Resimdeki kodu yazınız